Translate.vc / португальский → турецкий / Titã
Titã перевод на турецкий
242 параллельный перевод
Titã do futuro!
Geleceğin bir Titan'ı!
Há Mimas, Titã, Dione, Hyperion, claro.
Mimas, Titan, Dione var, ve tabiki Hyperion.
Há a Terra, como é claro, mas há possibilidades para Marte, Titã e talvez para Júpiter.
Tabii ki Dünya var,... ancak Mars, Titan ve belki Jüpiter için de ihtimaller var.
Huygens descobriu ainda Titã, a maior lua de Saturno. ( E do sistema solar )
Huygens Satürn'ün büyük uydusu Titan'ın da kaşifidir.
Longe dos anéis, banhada na sua luz vermelha, encontramos a imensa lua de Saturno coberta de nuvens, Titã.
Halkalardan uzakta, kızıl ışıklar içinde Saturn'dev bulut kaplı uydusu Titan'la karşılaşıyoruz.
Perto de uma falésia de gelo de Titã, através de uma rara brecha nas nuvens de moléculas orgânicas, pode ver-se desenhando-se graciosamente, o planeta anelar Saturno.
Titan buzullarının yakınında organik molekül bulutlarının içerisinde muhteşem halkalı gezegen Saturn'ü görebiliriz.
Eles olharão para trás, para o tempo em que Titã foi visto pela primeira vez pelas Voyagers, nas suas épicas viagens para lá dos planetas gigantes, para fora do sistema solar, para a grande escuridão entre as estrelas.
Titan'ın Voyager uzayaraçları tarafından ilk keşfedildikleri güne dönerek bu destansı yolculuk güneş sisteminin dışına yıldızlar arsındaki büyük karanlığa uzanıyor.
Ou considere-se Titã, a lua gigante de Saturno.
Titan'ı alın misal, Saturn'ün dev uydusu.
Tomamos o nitrogênio e o metano da sua atmosfera, irradiamo-lo no laboratório com eletróns, como os que chegam a Titã vindos do campo magnético de Saturno, e fizemos esta matéria, que combina quase perfeitamente com as propriedades observadas da neblina de Titã.
Atmosferinden nitrojen ve metan alarak Satürn'ün manyetik alanında oluşan Titan'dan alınmış elektronlarla karıştırarak Titan sisine çok benzeyen bir yapı elde edebiliriz.
Assim os constituintes da vida, estão chovendo dos céus de Titã como manah do céu.
Yani yaşamı başlatan yapılar Titan bulutlarından yağarak, mucize bir rol oynuyor.
Mal posso esperar até que a missão Cassini, envie uma sonda exploradora através da neblina orgânica de Titã, para a sua enigmática superfície.
Cassini görevinin Titan'ın organik bulutlarına inceleme araçları göndererek gizemli yüzeyini keşfetmesini bekleyemem.
Por 3 mil dólares, há alguém suficientemente homem para ficar no ringue... 3 minutos com este titã de testosterona?
3000 dolar için bu testosteron deviyle ringde üç dakika kalmayı deneyecek bir erkek yok mu?
Um titã contra um titã!
Titan Titana karşı!
Holly, os amigos dele eram todos franceses. Já estive em Titã, Já estive em Juno,
Elbette der.. onun tüm arkadaşları Fransızdı.
Na próxima semana, capitulo 35 do Homem da Máscara de Ferro... "A morte de um titã."
Gelecek hafta Manin'in demir maskesinin 35. bölümünden devam edeceğiz, "Titanın Ölümü."
Sou Hiperion, o Titã do sol, o senhor dos céus!
Ben Hyperion'um, Güneş Titan'ı, Göklerin Efendisi!
Aquele Titã, não estava muito contente com as tuas ordens...
Şu senin emirlerinden pek de hoşnut olmayan Titan var ya.
Atreves-te a desafiar Hiperion, o Titã do sol?
Hyperion'a karşı gelme cürretini gösteriyorsun demek, Güneş Titan'ına?
Ele era um Titã!
O sadece bir tane Titan'dı!
É a Chave do Titã. Apanha a bolsa.
O Titanlar'ın anahtarı.
A lenda diz que com o tesouro dos sumérios podes encontrar a Chave do Titã.
Efsaneye göre, Sümer hazinesi ile Titan anahtarını bulabilirsin.
E com a Chave do Titã podes encontrar a Ambrosía.
- Ve Titan anahtarı ile, Ambrosia'yı bulacaksın.
A Chave do Titã.
Titan'ın anahtarı.
Eu canto a Atlas, o grande Titã.
- Atlas'ı söylüyorum, en harika Titan'ı.
E quase me obrigaram a casar com o Morfeus. E fui praticamente esmagada por um titã.
Ve... neredeyse Morpheus'la evlenmeye zorlandım ve... neredeyse bir Titan tarafından eziliyordum.
Ainda bem que é você que nos levará a Titã.
Senin gibi birinin bizi Titan'a götürebileceği doğru.
Jerome Morrow, navegador de 1ª classe, vai embarcar numa viagem a Titã, a 14a.
Jerome Morrow, 1. Sınıf Kaptan, ayrılmaya hazır - - Titan'a bir yıllık bir misyona, Satürn'ün 14. ayı.
Como é Titã nesta altura do ano?
Titan yılın bu ayı nasıldır?
Como é Titã?
Titan nasıldır?
aceitai o filho primogénito do vosso imperador, cujas virtudes, espero, se reflectirão em Roma como os raios de Titã, na Terra.
Saturninus oldukça asil bir Lord. Titan'ın ışığını Roma'ya yansıtabilir.
Segundo a análise, o Titã do Fogo referido na inscrição ancestral, ê o lendário Pokêmon Moltres, que se crê ser originário da região das Ilhas Orange.
Bilgisayarın yaptığı tarihsel analizin sonuçlarına göre, Bu yazıtta varlığından söz edilen, Ateş Titanı efsanevi pokémon Molres'tir,
O Titã do Relâmpago ê o Pokêmon Zapdos e Articuno ê o Titã do Gelo.
Sözü edilenlerden Şimşek Titanı pokémon Zaptos, ve Buz Titanıda pokémonu Articuno'dur.
Penso nos astrónomos de outrora, como Christiaan HuYgens que descobriu Titã e os que vieram depois, que levaram toda a vida a espreitar por telescópios, a tentar espremer informação sobre o sistema solar, e sobre Titã em particular, e sinto imensa simpatia por eles.
Titan'ı keşfeden Christiaan Huygens gibi eski astronomlardan ondan sonra gelip, hayatlarını teleskoptan bakarak Güneş Sistemi, özellikle de Titan hakkında ufacık bir bilgi kırıntısı yakalamaya çalışarak harcayan astronomlara büyük bir sevgi besliyorum.
A composição da atmosfera de Titã, o facto de ser entre 90 % e 95 % azoto molecular, e o facto da atmosfera ser bastante densa, a pressão superficial comparável à da Terra - um pouco mais -
Titan'ın atmosferi % 90-95 oranında moleküler azottan oluşur. Atmosferi oldukça yoğundur. Yüzeydeki basınç Dünya'dakine yakındır.
A superfície de Titã ficou oculta das câmaras da voyager.
Titan'ın yüzeyi, Voyager'ın kameralarından saklanmıştı.
Dentro de poucos anos, quando chegarmos a Titã e quando chegarmos a Saturno, descobriremos muita coisa sobre o que faz este objecto denso.
Birkaç yıI içinde, Satürn'e ve Titan'a gittiğimiz zaman bu cismin iç yapısı hakkında pek çok şey öğrenebileceğiz.
Agora temos uma missão inteira dedicada ao estudo de Saturno, e Titã é o seu principal alvo.
Şu anda, Satürn'ü araştırmaya adanmış bir görevimiz var. Titan da bu görevin ana hedefi.
Cassini chegará a Titã em Novembro de 2004, largando uma sonda que viajará para a superfície oculta desta lua longínqua.
Cassini, Titan'a Kasım 2004'te varacak ve uzaktaki bu uydunun gizli kalmış yüzeyine yolculuk edecek olan bir sondayı bırakacak.
A superfície de Titã deverá ser de gelo, coberta de detritos vindos da atmosfera.
Titan'ın yüzeyi büyük ihtimalle buzla ve atmosferden yağan şeylerle kaplıdır.
Com poças de metano, nevoeiro oleoso, talvez mesmo chuva, Titã poderá assemelhar-se frigidamente à Terra.
Metan havuzlarıyla, yoğun sisiyle ve hatta belki de yağmurlarıyla Titan, Dünya'nın tuhaf bir benzeri olabilir.
Com o equipamento certo, pode-se caminhar na superfície de Titã, e ver o resultado de erosão eólica e de líquidos que fluem, e mares, ondas e ventos.
Teçhizatınız varsa Titan'ın yüzeyinde yürüyebilir, rüzgâr aşınmasının etkilerini sıvıları, denizlerin dalgalarını ve rüzgârları görebilirsiniz.
Titã fez regressar o espírito dos primeiros tempos da exploração planetária.
Titan, gezegen kaşiflerinin ilk günlerindeki coşkusunu geri getirdi.
O que sabemos de Titã hoje compara-se ao que sabíamos de Vénus nos anos 50 e 60.
Titan hakkında bildiklerimiz, 50'li, 60'lı yıllarda Venüs hakkında bildiklerimiz kadar.
Naqueles tempos, quando estudávamos Vénus, imaginávamos cenários terrestres, e suponho que estamos a fazer o mesmo com Titã.
O günlerde Venüs'ü incelerken Dünya'ya benzemesi üzerine kurulu olan senaryolar üzerinde duruyorduk. Galiba Titan için de aynısını yapıyoruz.
Pode ser que Titã seja completamente seca, como Vénus.
Böyle düşünmek bizi rahatlatıyor ama Titan, Venüs gibi kupkuru bir yer olabilir.
A missão Cassini-HuYgens deixou a Terra em Outubro de 1997, numa viagem de sete anos para Saturno e sua lua Titã.
Cassini / Huygens görevi, Ekim 1997'de, Jüpiter ve uydusu Titan'a 7 yıllık bir yolculuk için Dünya'dan ayrıldı.
Em Paris, Athena Coustenis e Chris McKaY estudam algumas das últimas imagens de telescópio de Titã.
Paris'te Athena Coustenis ve Chris McKay, Titan'ın teleskoplarla elde edilen son görüntülerini inceliyorlar.
E sabemos que há uma química orgânica rica na atmosfera de Titã, e essa química orgânica pode ser a semente para a vida.
Titan'ın atmosferindeki sislerin içinde organik kimyasal tepkimeler gerçekleşiyor. Bu organik kimya hayatın tohumlarını atabilir.
Se a vida da Terra não migrar para Titã, Titã poderá gerar vida, quando o sol aquecer o bastante para cozinhar a empada.
Dünya'daki hayat Titan'a göç etmese bile, Güneş'in sıcaklığı turtayı pişirecek kadar arttığında Titan'a has bir yaşam başlayabilir.
Titã está totalmente coberta por uma camada de nuvens espessa, e não se consegue ver a superfície.
Titan'ın tamamı kalın bir bulut tabakasının altındadır. Yüzeyini görmenize izin vermez.
Era a lua Titã.
Bu, Titan uydusuydu.