Consultant перевод на английский
1,464 параллельный перевод
Son olarak, yarından başlamak üzere doktorlar, hemşire ve sekreterlerden konsültan çağırmasını isteyemeyecek.
Starting tomorrow, docs will not be permitted to ask a nurse or a clerk to call a consultant.
O da ne demekse?
- An energy consultant.
Bir internet gazliyoneri için çalışıyormuşsun, itaatsizlik nedeniyle kovulmuşsun, bir çeşit 51. Bölge ( * * ) çılgını için danışmanlık yapıyormuşsun, sen seç.
Working in-house for an internet gazillionaire, fired for insubordination, consultant for some sort of area 51 freakazoids?
Ben onlardan danışman ücreti alıyordum bir yıldan uzun süredir.
I've been taking a consultant fee From them for over a year.
Bir yılı aşkın bir süredir onlardan danışmanlık ücreti alıyorum.
I've been taking a consultant fee from them For over a year.
Tamam. Lokasyon danışmanına ne dersin?
Okay, how about location consultant?
Cinayet masasına danışmanlık yapıyor.
He works with the Homicide Squad down there as a consultant.
Önümüzdeki hafta, pazartesinden itibaren her sivil suç mahalli danışmanları zorunlu kondisyon testinden geçmek zorundalar.
Effective a week from Monday. Any civilian crime scene field consultant must pass a mandatory fitness test.
O zamandan beri özel danışman olarak tam 99 adet hayranlık uyandıran dava çözmüş birisi.
Since then, as a private consultant, he has solved an astonishing 99 cases.
Babası Rockland Universitesinden emekli olmadan önce Dünya Bankasında danışmandı.
Her father was a consultant for the world bank before he retired to teach at rockland U.
Danışmayı aradığımda beni Chandra Paturi adlı birine yönlendirdiler.
I called the consultant they'd sent over a man called Chandra Paturi.
Allison benimle araştırmacı, jüri danışmanı ve yasal danışman olarak çalıştı.
Allison worked for me as an investigator, as a jury consultant and as a paralegal.
Bir danışman olarak, ajan değil.
As a consultant, not an agent.
Bir uzman doktor onun 47 yaşında birinin kalbine sahip olmadığını meslek hayatı boyunca Falk'unki kadar iyi durumda olan bir kalple karşılaşmadığını yazmış. Nasıl kalp krizi geçirmiş olabileceğini anlamadığını yazmış.
A consultant said he hasn't seen a 47-year-old heart in as good a shape as Falk's in his whole career.
Uzman bir doktorun kocanızın kalbiyle ilgili raporunu okudum.
I read the consultant's report on your husband's heart.
33. katta çalışıyorsun. Stratejik yönetim danışmanısın.
you're a strategic management consultant.
Ann Steele, profesyonel danışman.
"Ann Steele, Consultant".
- Kartvizitinde danışman olduğu yazılı. Tanıdıklarına bakılırsa bu çok geniş kapsamlı bir unvan.
Her business card said she was a consultant.
Ücretli danışmanlık için.
Paid consultant to the People's Republic of.
O zaman bir danışman olun.
As a consultant then.
İç İşleri Bakanlığı Sivil Danışmanı.
Civilian consultant to the Department of Homeland Security.
Kız kardeşi, Rebecka, Stockholm'de bilgisayar uzmanı. Ve papaz evinin bitişiğinde yaşayan ailesi Sten ve Elsa.
His sister, Rebecka, a computer consultant in Stockholm, and theirparents, Sten and Elsa, who live at the vicarage next door.
Düğüne dört gün kala, vejeteryan alışveriş merkezi'ndeki vitamin danışmanı kızla nasıl kaçar? !
Four days to go and he just runs off with the vitamin consultant from Whole Foods?
Bay Jane, danışman.
- Mr. Jane is a consultant. - Mm.
- Danışman.
- He's a consultant.
Danışman, demek? Nesin sen?
Consultant, huh?
O ajan değil.
He's not an agent. He's a consultant.
Danışman.
Consultant.
Bir FBI danışmanı sınıflandırılmış ve muhtemelen tehlikeli bilgileri yetkisi olmayan yabancı bir gruba yolluyor.
An FBI consultant sends classified and potentially dangerous information to an unauthorized foreign group.
Sanat danışmanının ince bir zevki var.
Your art consultant has exquisite taste.
Bu hafta sonu ne yapıyorsun? Danışmanım beni bahçe partisine çağırdı.
What are you doing this weekend because my consultant has invited me to a party in his garden.
İşe bir pazarlama danışmanı almaya ne dersin?
What do you think about hiring a marketing consultant?
Sağlık Hizmetleri Politikası Danışmanı.
Consultant for my health-care policy.
İki tane danışman mühendis alıyorlar ve beni istiyorlar.
They're taking on two consultant engineers and they want me to be one of them.
Eğer biri bana koca, çirkin amele deseydi sinirden küplere binerdim ki bu, bilgisayar uzmanı olduğumdan değil.
Well, if someone called me a big, ugly builder I'd be furious, and not just because I'm actually an IT consultant.
John Hopkins Bloomsborg Merkezi Başkanı ve salgın projesi ile laboratuarı yaratıcısı ve sorumlusu. Laboratuar nerede peki?
I'm Dr. Jeremy Stone, head of the Bloomsburg facility at Johns Hopkins and the chief consultant for, and... designer of, the Wildfire lab and project.
Ama sonra kutsal ılığı gördüm ve şimdi bioterörizm üzerine ABD şirketleri adına çalışıyorum.
But then I saw the light of Jesus, and now I serve as a consultant on bioterrorism for a wide range of U.S. corporations.
Bir müfettişten daha çok bir danışmanım.
Not so much an inspector, more of a... consultant.
Danışman mı?
Consultant?
İnsanlık konusunda danışman diyebilirsiniz.
Consultant in humanity, Isuppose you could say.
Bir zamanlar hesap temsilcisiydim ama bir danışman müşterileri yönetmemiz gerektiğini söyledi hizmet vermemeliymişiz.
I used to be called an account service representative, but a consultant told us we needed to manage our clients and not service them.
Bir güvenlik danışmanı gerek, bir avukat.
I'm gonna need a security consultant, a lawyer.
Uluslararası Danışmanlık seni çok mu sıkıyor?
The Consultant's office the International it is beginning aburrirte?
Ben Helen Bath, ve psişik danışman konuğumuz Ray Kemeny ile telefon bekliyoruz.
I'm Helen Bath and we're taking calls with psychic consultant Ray Kemeny.
Sadece danışmansın.
You're a consultant only.
Ve bu kişi hakkında bir ayrıntı daha ; kendisi, Başkan Richard Nixon'ın Yeniden Seçilim Kampanyası'nın danışmanlarından biri.
And guess what else he is. A consultant of President Richard Nixon's re-election campaign committee.
Mali müşavirlikteki başarımdan etkilenmiş.
They're ίmpressed by how well l've been doing as a consultant.
Sen yatakta kal ve kıymetli enerjini koru.
Energy-Consultant :
Peki Grozny'de ki bomba?
- Says the energy consultant.
Ne tür bir danışmanlık hizmeti verdiği hakkında bir bilginiz var mı?
A pretty generic title considering the company she kept. Any idea what type of consultant she was?
Alt katlarda çalışıyordu.
He was a consultant on a project here.