Crude перевод на английский
910 параллельный перевод
Son derece acemice tekniklere başvurmak zorunda kalıyorduk. Mesela tarağın çıktığı yerde, kıçtaki ana palamarda otururduk ve derin okyanus tabanından gelen hareketleri hissederdik.
And we had to resort to very crude techniques, such as where the dredge was out, we would sit on the main warp on the afterdeck, feeling the nubbles coming up from the deep ocean floor.
Oh, kabalaşma.
Oh, don't be crude.
İkiniz de çok kabasınız!
You're both so crude!
Ham kauçuk.
Crude rubber.
Belki biz de önerimizde biraz kaba davrandık.
Perhaps we've been somewhat crude in our suggestion.
İkimiz de ilkel ve uygunsuz şekilde davranalım.
Let's be crude and objectionable, both of us.
Ne kaba insanlar!
What crude people!
Everytown'da o ham petrolü uçaklara uygun hale getirebilecek tek kişi Harding'dir.
If anybody in Everytown can adapt to that crude oil for our aeroplanes, it's Harding.
Ama yeraltı içki sektöründe, ham içkiler gözükmeye başlıyor.
But in the undercover liquor industry, crude stills make their appearance.
Oldukça terbiyesiz bir davranış kabul ediyorum... ama sonuçta bir davranış.
Rather a crude custom, I agree... but a custom.
- Acemice, soğukkanlı bir yalan ki bu yalan işlediğin suçu örtbas etmek içindi.
- That crude, cold-blooded lie... that was gonna cover up the crime that you committed.
Kaba davranma.
Don't be crude.
Kabasın.
You're crude.
Ham petrol.
Crude oil.
Geminiz tam yüklüydü — 2,000 ton ham petrol, 5,000 ton benzin.
You were carrying a full cargo — 2,000 tons of crude oil, 5,000 tons of gasoline.
Bu oldukça kaba bir kelime.
Now, come, that's rather a crude word.
Ne büyük kabalık.
How crude.
Evet, çok büyük kabalık.
Yes, very crude.
Bu ham pitch-blende.
Here is crude pitch blende.
İlk adım ham haldeki maden cevherini lav gibi kaynayana dek bir tankta kaynatmaktı.
The first step was to melt the crude ore on a large oblong tank till it was boiling like lava.
Bu cinayeti balta ile işlemesinin kabalığından dolayı olduğunu düşünmüşler.
In certain circles, it was considered crude of him to accomplish this end with an axe.
Basit bir hile Yargıç Brisson ancak felçli olmadığınız, rol yaptığınız yönündeki şüphelerimi doğruladı.
A crude device Judge Brisson but it's confirmed my suspicions that you're not the cripple you pretend to be.
Bu yerli sigaradan başka birşey sunamadığım için üzgünüm..
I'm sorry I can't offer anything better than these crude native cigarettes.
- Bu çok ilkel. - O kadar da ilkel değil.
Well, it's pretty crude.
Umarım mütevazı çabalarımı takdir edersiniz.
I hope you will admire my crude efforts.
Ya kabayken nasıl davranır bu?
How does he act when he's being crude?
- Amma olmamış adamsın.
- You're quite crude.
- Sen kabasın, Earl.
- You're crude, Earl.
Kaba ama yeterli.
Crude but adequate.
- Çok kabasın
- You're so crude.
Dünya Savaşında, ilk defa, uluslar... başka uluslarla savaşmak için birleştiler ve gelişmemiş silahlar kullandılar.
In WWI, for the first time ever, nations combined to fight nations, using the crude weapons of the day.
Çok çabuk sonuca varıyorsunuz, iyiyle kötüyü ayırt edemiyorsunuz.
- Yes. You're too easily swayed by sentiment, individual good deeds over bad, the crude extremes.
Biraz acemice olduğunu kabul ediyorum.
I'll admit that was a little crude.
Lütfen kılıcımı tekrar parlatır mısınız?
will you kindly repoIish my crude soul?
Esas olarak ham güç gerektiriyor.
Well, fundamentally, it's a question of crude power.
Kaba ve küstah ve hırçın olduğunu biliyorum.
Oh, I know he's crude and quarrelsome and excitable.
- Ne diye böyle yavanlaşıyorsun?
- Why are you being so crude?
- Yavanlaşmak mı?
- Crude?
Ne kadarda kabasın.
How crude you are. No.
Kabataslak ama, bir düşmanı yok etmesi için büyü ile çağrılmış olan bir ateş iblisine ait bu eski gravür ve ortaçağ çizimlerinin kopyalarına oldukça benziyor.
It's crude, but remarkably similar to these copies... of old woodcuts and medieval drawings... of a fire demon invoked by witchcraft to destroy an enemy.
Tabii ki bunlar başlangıç.
Of course this is only a crude beginning.
Buraya geliyorlar çünkü güleceğini, komik olduğunu düşüneceğini biliyorlar. Ne kadar kaba saba olsan da!
They come here'cause they know you're gonna laugh, you're gonna think it's funny... no matter how crude and how vulgar!
Bu sana da biraz kabaca gelmiyor mu?
Doesn't this strike you as just a little crude?
Çok basit yaşarlar yalan nedir bilmezler.
They are so crude they don't know how to lie.
Kaba, adi bir artistsin ve kelimelerin bir tuvalete layık.
You're a crude, vulgar show-off, and your vocabulary belongs in an outhouse.
Kaba.
Crude.
Bu kadar kaba söyleme ama.
Only don't say it as crude as that.
Hiçbir kimsenin, Jean-Marc Clément için kaba biri dediğini duymadım.
I never heard anybody call Jean-Marc Clément crude.
Kabalaşma Angela.
Don't be crude, Angela.
Bahse girerim ilkel mitleri uygulamaya çalışacaktır.
A night shirt in crude lin. I bet it's scratching.
Ben Lufton'u dize getiremedim.
Not so crude.