Английские фразы | Русские фразы | Турецкие фразы
Translate.vc / турецкий → испанский / [ S ] / Serendipity

Serendipity перевод на испанский

37 параллельный перевод
SES SINAVI SERENDIPITY TİYATROSUNDA PETER BRILL TARAFINDAN YENİ BİR MÜZİKAL İÇİN AÇIK SEÇMELER.
AUDICIONES TEATRO SERENDI PITY Nuevo musical de Peter Brill CONCERTAR CITA
- Serendipity'nin faturasını bile ödemedim!
- Probablemente no fuera culpa suya.
- Serendipity.
- Serendipity.
Bethany, Serendipity teknik olarak bir melek değildir.
Bethany, Serendipity aquí no es técnicamente un ángel.
Bana kararı hiç sorgulamadığını söyleme, Serendipity.
No me digas que nunca cuestionaste el juicio, Serendipity.
Doğum gününde bir şeyler yaparız diye düşünmüştüm.
Podemos ir a Serendipity por tu cumpleaños.
Serendipity.
"Serendipity".
Hajira, harika bir şans olarak tesadüfen onu çağırdı.
Los Hajira lo llamaron Serendipity un descubrimiento accidental de algo maravilloso.
Harika bir şey olmadığını biliyorum ama beni gaza getirecek başka bir şey bulamadım. Aman Tanrım. Serendipity oldu.
Pero, si lo hiciera, tendría que darse la situación adecuada.
Buraya'Talih'diyeceğim.
La llamaré Serendipity.
İşte biz buna şey deriz... * serendipity.
Es lo que se llama "Serendipia"
"Serendipity." * beklenmedik şeyleri tesadüfen bulma yeteneği
"Serendipia"
Çocuklarla birlikte babalarının bizi terkedişinin... yıldönümünü kutlamak için Serendipity'e gideceğiz.
Escucha. Iré con los chicos a Serendipity... a celebrar el aniversario del día que su padre nos dejó.
- Serendipity Melinda ha - Teşekkürler
- "Serendipity", el nombre es Melinda.
Sonra da Serendipity 3'ten donmuş sıcak çikolata sipariş edildi.
Después, Serendipity 3 nos trajo helado de chocolate.
Saat altıya kadar matematik klübü toplantısı var. Ben de Owen'ı doğum gününe özel "genç kız rüyası" yemeğe "Tesadüfler Tatlıcısı" na götürecektim.
Sólo tengo matemáticas hasta las 6 : 00 y luego quería llevar a Owen a Serendipity por su cumpleaños.
Taksiyle dönerken bile o aşkın gelmesini bekledikleri yıllardan sonraki tanışmalarını anlatıp durdu. Ne kadar şey olduğunu...
Aún en el viaje de regreso, decía lo increíble que era haberse encontrado en Serendipity luego de tantos años.
Tesadüf üstüne tesadüf falan...
Coincidencia en Serendipity.
Daha çok dolaplar üstüne tesadüfler.
Más bien escapatoria en Serendipity.
Plaza müşteri oğlunu Serendipity'ye sıcak çikolata sundeasına...
Un cliente en el Plaza quiere llevar a su hijo a Serendipity para...
Ne dersin buradan çıkıp Serendipity'ye gidelim mi?
¿ Qué dices si nos vamos de aquí? ¿ Vamos a Serendipity?
Sonrasında da deliler gibi yemek yedik.
Y luego nos dimos un atracón en Serendipity.
Gray Ghost, Serendipity,
Gray Ghost, Serendipity...
Ya da Serendipity.
o serendipity
Sıradan ama havalı olan bir şey mesela tesadüfen dondurmacıya rastlamak gibi.
Algo informal pero divertido, como ir a tomar un helado a Serendipity.
Dondurma yemek istiyordum ama arkadaşlarım çok şapşalca olacağını söylediler.
Quería ir a tomar un helado en serendipity, pero mis amigos me dijeron que sería demasiado tonto.
Serendipity'e gidip amcanın hostes kız arkadaşı Eledy'le sıcak çikolata içmek istemediğim için de kusura bakma.
Y lo siento si no quiero beber chocolate caliente congelado con la novia de tu tío, una azafata llamada Eledy.
Bundan sonra Serendipity'e doğru ineriz kendimize birer dondurma alırız ve konuşuruz biraz...
Mira, después de esto, ¿ por qué no hacer... Sólo tendremos que ir al centro a Serendipity de y tendremos helados de helados, y vamos a clase de sólo... Hablaremos...
Rastlantı'nın japonca sembolü?
¿ El símbolo japonés de la casualidad serendipity?
"Rastlantı". Carrie'nin yeni dövmesi bindikleri teknenin ismiyle aynı. Carrie'nin en iyi arkadaşının boğulduğu gece.
"Serendipity", el nuevo tatuaje de Carrie era el nombre del bote en el que estaban cuando se ahogó la mejor amiga de Carrie.
O tekneden biri Carrie'yi öldürdü.
Alguien en el Serendipity mató a Carrie.
Şunlar gibi bir şey değil yani : tomurcuklanmak, yerleşmek velvele ya da serendiplik.
No como "proliferar", "ensconce" "kerfuffle" o "Serendipity".
Belki Serendipity'de bir buzlu sıcak çikolata?
- ¿ Un chocolate en Serendipity?
Tesadüf mü?
¿ Serendipity?
Tesadüf de mi var?
¿ Tenemos Serendipity?
- Bizi Serendipity'ye davet ettiler.
- Ellas nos invitaron a Serendipity.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]