Catch of the day Çeviri Türkçe
105 parallel translation
- Catch of the day?
Ne alırdınız?
Our first catch of the day.
– Güzel. Av başlıyor.
- Is that the catch of the day?
- Günün avı bu mu?
Then he proceeds to scarf up their whole catch of the day.
Arkasından adamların tüm gün tuttuğu balıkları silip süpürdü.
- Catch of the day.
- Günün balığı.
I WROTE IT UNDER THE "CATCH OF THE DAY".
Sanırım günün yemeğinin altındadır.
Catch of the day.
Günü kurtar.
It was the catch of the day.
Günün tutuşuydu.
Now, look, Jim, if that's the best you can do for a lifetime friend someone who never told the police what your catch of the day really is then you can take my insurance and stuff it.
Bak Jim, kadim bir dosta ancak bu kadarını yapabiliyorsan o dost ki senin günlük avının nereden geldiğini polise bir gün olsun söylememiş, o zaman benim sigortamı al ve ne halin varsa gör derim.
So, Catch of the Day is married, is he?
Sarah, bay "Günü yakala" evli demek, öyle mi?
Thar she blows. The catch of the day.
orada esiyor / günün avı
You're truly the catch of the day.
Sen, gerçekten kısa günün kârısın.
I mean, I'm hardly the catch of the day...
Demek istediğim, ben güç bela günü günü yakalıyorum.
Catch of the day. [Chuckles]
Günün avi.
Three pork combos, extra bacon on the side, two chili cheese samplers, a basket of liver and onion rings, a catch of the day, and a steak cut in the shape of a trout.
3 pork combo, ekstra pastırmalı bir taraftan 2 tadımlık acılı peynirli bir paket ciğer ve soğan ve günün siparişi alabalık şeklinde kesilmiş bir pirzola.
I'm the catch of the day.
Günün avı benim.
Get a look at the catch of the day.
Hoşça vakit geçirin Bugünün avına bakın.
He posts the photos in the bait shop under "Catch of the Day." - Oh, look who decided to join us.
Çekilen resimleri "Günün Avı" diye dükkâna asıyorlar.
WHAT'S THE CATCH OF THE DAY?
Günün sürprizi nedir?
First catch of the day.
Günün ilk suçüstü yakalananı.
You know, when this small town becomes the biggest lake this side of the Mississippi, your mother will be the catch of the day!
bu küçük kasaba... Misisipi yakasının en büyük gölü olduğunda annen günün karı olacak.
My, aren't you the catch of the day.
- Vay, işte bu günün karı oldu.
Miss Catch of the Day.
Günün Bayanı.
Roping two pigs together isn't a talent fit for winning Miss Catch of the Day.
İki domuzu birbirine bağlamak Günün Bayanı yarışmasını kazanmak için yeterli bir yetenek değil.
Ropingtwo pigs together isn't a talent fit forwinning Miss Catch of the Day!
İki domuzu birbirine bağlamak Günün Bayanı'nı kazanmak için yeterli bir yetenek değil!
Sallyanne said that my first duty as Catch of the Day winner... is to preserve the best interests of the town.
Sallyanne bana Günün Ödülü yarışmasındaki ilk görevimin kasabanın iyi niyetini düşünmem gerektiğini söyledi.
I brought you me finest catch of the day.
Günümün en iyi avını sana getirdim.
- Yeah, you ordered the Catch of the Day.
- Evet, Günün Parçasını sipariş ettin.
As promised, you and I will be dining on fresh catch of the day.
Söz verdiğim gibi, bu akşam yemekte günün avını yiyor olacağız.
You want some brownies, kahuna, catch of the day?
'Brownies'ister misin? Kahuna ya da günün malından alır mısın?
The catch of the day is this pale green shit from up in mendocino.
Günün malı, Mendocino'dan mat yeşil bir şey.
This is what I call the catch of the day.
Değil mi? Ben buna günün avı diyorum!
It's the time of day I work on my muscle tone, as well as catch up on the news of the day.
Ne? Kamyon mu? Evet, bütün gün.
They'd catch up to us by the end of the day.
Gün batmadan bizi yakalarlar.
Some are just passing the time of day. Some are so beautiful from the back... that I hesitate to catch up so asnot to be disappointed.
Bazıları arkadan o kadar güzeldir ki hayal kırıklığına uğramayayım diye onlara yetişmeye çekinirim.
Those boys at I.B.M. Ordered a stack of those Catch-of-the-Day boxes.
IBM'deki çocuklar baya çok sayıda Günün Mönüsü siparişi verdiler..
We get $ 400 a day. I'll pay you $ 3,000 if you catch the son-of-a-bitch.
Eğer o o... çocuğunu bulursanız 3000 dolar öderim.
Scully's Catch-of-the-Day!
Scully'nin günün avı!
- Cinco Scully's Catch-of-the-Day.
- Cinco Scully'nin günün avı.
He'd toss nuts in the air and catch them in his mouth, breaking his tooth so we had to spend the last day of our vacation... looking for a dentist to do an emergency crown.
Havaya fındık atıp ağzıyla yakalamaya çalışırken dişini kırdı böylece tatilimizin son gününü acil bir dolgu yapması için dişçi arayarak harcadık.
But let me catch one of you stepping out of line again and you'll curse your mothers for bringing your butts into the light of day.
Ama bir daha çizgiyi aştığınızı görürsem öyle şeyler yaparım ki sizi dünyaya getirdiği için annelerinize lanet edersiniz.
So now, by homing in on the signals... they've mapped the boundaries of each pack territory... boundaries that are rigorously marked and defended... and on a good day they may catch a glimpse of the wolves themselves.
Böylece şimdi sinyalleri takip ederek her bir sürünün bölge sınırlarını belirleyebiliyorlar. Bu sınırlar itina ile işaretlenip savunulur. Ve güzel bir günde kurtların kendisiyle bile karşılaşabilirler.
Do you think anyone will catch on to the fact that the entire Dogbert Day holiday is designed for the sole purpose of being annoying?
Sence herhangi birisi birgün Dogbert Günü olayının özünün can sıkıcı olmak olduğunu keşfeder mi?
Just imagine the birds of Rasa catch of 65 tons of fish each day one sardine at a time
Rasa adasındaki kuşların her gün 65 ton balık yakaladığını hayal edin Bir seferde bir sardalya.
You ain't exactly the catch of the day. Oh...
Sen de pek taze bir av sayılmazsın.
And there's still that same excitement when you paddle out'cause every wave you catch is gonna be different, and you might be in the spot for the best wave of the day whether you're really smart or not.
Aynı heyecan sürekli vardır çünkü üzerine çıktığınız her dalgada değişik bir şeyler olacaktır ve günün en iyi dalgasını siz yakalamış olup bütün gözler sizin üzerinizde olabilir çok akıllı olup olmamanız bunu değiştirmez.
The next day the Dalai Lama is off on his travels again and the crowds are out to catch a glimpse of him.
Sonraki gün, Dalai Lama başka bir yolculuğa çıkıyor ve dışarıda bekleyen kalabalıkta, onu bir anlığına da görmeyi bekliyor.
We must use the rest of the day to catch up.
Günün geri kalanında kotaya ulaşmalıyız.
We catch them on tape, they hang themselves end of the day, you can play ignorant.
Deli misin? Kasede çekeriz, kendilerini asarlar. Sen bilmezden gelirsin.
This time of day, you'd catch her at the backroom of Sally's Massage Parlor. - Forty-seventh and Tenth.
Günün bu saatinde onu büyük ihtimalle, Sally'nin Masaj Salonu'nun arka odalarında bulursunuz.
Until one day, it's grown so confident that it flaps its red wings and flies straight upwards into the sky and those lucky enough to catch it in flight think they have caught a glimpse of a firebird.
Ta ki, kendine güveninin artıp... kırmızı kanatlarını çırparak doğru gökyüzüne uçtuğu güne kadar. Onu uçarken görebilen şanslı insanlar... al tangara gördüklerini sanırlar.
the day 56
the day before 49
the day before yesterday 39
the day after tomorrow 108
the day after 57
the day she died 19
the day after that 18
catch 385
catcher 26
catch me if you can 46
the day before 49
the day before yesterday 39
the day after tomorrow 108
the day after 57
the day she died 19
the day after that 18
catch 385
catcher 26
catch me if you can 46
catchy 51
catch up 88
catcher in the rye 27
catch and release 16
catch your breath 35
catch me 65
catch her 49
catch you later 192
catch me up 20
catching up 25
catch up 88
catcher in the rye 27
catch and release 16
catch your breath 35
catch me 65
catch her 49
catch you later 192
catch me up 20
catching up 25