English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ C ] / Come on out of there

Come on out of there Çeviri Türkçe

309 parallel translation
Come on out of there.
Çıkın oradan.
Come on out of there.
Çıkın dışarı.
All right. Come on out of there! All of you!
Pekâlâ, hepiniz dışarı çıkın!
Tell the rest of them fellows to quit shooting and come on out of there.
Kalan adamlarınıza ateşi kesip dışarı çıkmalarını söyle!
Come on out of there.
Hemen dışarıya çık.
COME ON OUT OF THERE.
Çıkın oradan!
Ross, come on out of there or I'll blast that lock off the door.
Ross, çık oradan yoksa kilidi kıracağım.
Ross, come on out of there!
Ross, çık oradan!
Come on out of there, wise guy. Come on out!
Çık hadi oradan bilmiş herif.
Come on out of there!
Haydi gelin.
Come on out of there, Grogan, damn you!
Çık dışarı Grogan, orada olduğunu biliyorum!
- You guys, come on out of there!
- Buraya gelin hemen!
Come on out of there.
Çık oradan.
Barrel and Eddie, come on out of there.
Barrel ve Eddie, hemen çıkın.
Hey, Bubber, come on out of there.
Hey, Bubber, çik oradan.
Come on out of there.
Ona dikkat et. Oradan çık.
- Come on out of there!
- Hadi çık oradan!
Come on out of there, Komelkova!
Çık haydi oradan, Komelkova!
Come on out of there.
Artık çık dışarı.
Come on out of there.
- Çıkın oradan bakalım.
Come on out of there!
Çıkın oradan!
Come on, knock out of there, big boy.
Haydi, oradan, koca herif.
Come on up out of there.
Gel buraya.
- Come on! Take him out of there!
- Onu oradan çıkarın!
Come on down out of there, kid, before you get hurt.
Oradan düşmeden aşağı in evlat.
Come on, gel up out of there and go to work!
Ayağa kalk da işe koyul!
You! Come on, get out of there!
Sen, çık oradan hadi!
Come on! Get out of there!
Çekilin ordan!
Come on, out of there!
çık oradan!
Oh, come on, honey, let's cut out of here while there's still time.
Hadi ama tatlim. Hâlâ vakit varken tüyelim.
- Come on, get her out of there.
- Uzaklaştır onu.
Son, why don't you come on down out of there now and have your breakfast?
Oğlum, neden aşağı inip bizimle birlikte kahvaltı etmiyorsun?
Come on, get it out of the store, there.
Haydi, dükkanı boşaltın.
Get out of there! Come on!
defol şurdan.Hadi.
Come on Blanche, get out of there!
Hadi Blanche, çık şuradan dışarı!
Come on up out of there.
Haydi çık oradan.
Come on, come on, out of there!
Çık oradan.
Come on, Pancho, get up out of there!
Hadi Panço, kalk ayağa!
Hey, come on, get it out of there!
Hey, haydi onu oradan kaldırın!
All right, come on, get that thing out of there.
Tamam, Hadi, o şeyi buradan çıkart.
There was nothing I could do when he went on one of his cocaine binges, except hope and pray that some interesting case would come along to snap him out of it.
Kokain alemine daldığında, bir dava çıkar da kendine gelir diye umut ve dua etmekten başka yapabileceğim hiçbir şey yoktu.
Come on, out of there.
Haydi oğlum çık oradan.
Come on, out of there.
- Tamam haydi, kıpırda!
Come on up. Hurry out of there.
Haydi, çabuk çık oradan.
Come on, get him out of there.
Haydi, çıkartın onu oradan.
Come on, get it out of there, Bennett.
Hadi sen de çık, Bennett.
Come on, get out of there.
Pekala. Haydi, buradan gidelim.
Come on, Doodle, get out of there.
- Haydi, Doodle! Çık oradan!
Come on down out of there. Or I'll blow out his head off
Çık ortaya... yoksa kafasını uçururum.
Come on, get out of there!
Haydi, çık oradan!
Come on, get out of there.
Haydi, çık oradan!

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]