English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ F ] / Failing that

Failing that Çeviri Türkçe

318 parallel translation
And failing that, you don't mind settling for their money, do you?
Bunu başaramazsan da paralarını ödersin değil mi?
Failing that, I can always return to my family.
Başaramazsam, her zaman için ailemin yanına dönebilirim.
Failing that, if I were to be... arrested, then anyone capable of tracking me down would have considerable technology of their own. Therefore...
Aksi taktirde, tutuklandığımda beni takip edip bulabilecek kişilerin dikkate değer teknolojileri olacaktı.
Failing that, we were to kill you.
Başarılı olamazsak seni öldürecektik.
Failing that... an amusing man.
Eğer erkekse, eğlenceli olmalı.
They are attempting to clear, but failing that, plan landing on 2-2.
Temizlemeye başladılar ama başaramazlarsa 2-2'ye iniş yapın.
Where I could either find A means of adapting my present pump Or, failing that, of purchasing a replacement.
Mevcut pompamı ayarlatabileceğim yoksa yenisini alabileceğim bir yer?
But, failing that, the King Emperor George V.
Eğer o olmazsa, Kral V. George.
Because, failing that, I have responsibilities of my own... and they have to be met, even if that means a fight.
Çünkü bunda başarısız olunursa, benim de kendime ait sorumluluklarım var ve bunların karşılanması gerek. Bu bir savaş demek olsa bile!
Failing that, I have retained the services of a qualified professional.
Eğer satmazsa işi bir profesyonele havale edeceğim.
Failing that... I have retained the services of a qualified professional.
Eğer satmazsa işi bir profesyonele havale edeceğim.
Failing that?
- Göndermezsem?
There are tricks to it, things you should have learned a long time ago... such as, if you leave milk out, it can go sour. Put it in the refrigerator, or, failing that, a cool, wet sack. And put your garbage in a garbage can, people.
Bazı hileleri vardır, mesela sütü dışarıda bırakırsanız, ekşir, buzdolabına koymalısınız, ya da soğuk tutabilecek bir termosa ve çöpünüzü çöp tenekesine atmalısınız bunları daha önceden bilmeniz gerekirdi.
Failing that, I'm to consider anyone who tries to stop me an enemy.
Engelleyecek herkesi düşman olarak kabul ederim.
Failing that, you will initiate a tactical withdrawal.
Aksi taktirde geri çekilmelisiniz.
If we choose the side that Arang chooses, I have a thought that we will have a smaller chance of failing.
Leydi Arang'ın seçtiği tarafı seçersek başarısız olma şansımız oldukça düşük olur.
"I warn you that failing reply, I shall take legal action."
"Cevap vermemeniz üzerine, yasal işlemleri başlatacağımı belirtirim."
That seems to be a family failing, sir.
Bu ailenize özgü bir kusur olsa gerek bayım.
I'm afraid that he is sick and his business is failing.
Maalesef hasta ve işi kötüye gidiyor.
When I'm so old that my failing eyesight needs assistance I'll be happy to turn over my desk to the first replacement.
Gözlerime yardımcıya ihticaç duyacak kadar yaşlandığımda, masamı sıradaki ilk kişiye mutlulukla devrederim.
I suppose it is a failing of mine that I've never been interested in war, in politics, in the loss or gain of territory, in all those terribly serious matters for which men ought to be ready to die.
Ben... Sanırım bu benim eksikliğim ki ben hiçbir zaman savaşla, politikayla ilgilenmedim toprak kaybetmeyi veya kazanmayı ölüme hazırlıklı olması gerekenlerin şu çok ciddi meselelerine de ilgi duymadım.
I believe that vashtar's sight is failing, sire.
Vashtar'ın gözlerinin iyi görmemeye başladığını düşünüyorum efendimiz.
We should've known that liquor was your failing.
İçkiye dayanıksız olduğunu keşke bilseydik..
People of Algeria, colonial powers, failing to block UN debate on the Algerian question, will attempt to demonstrate that the FLN represents only a minority.
Cezayir halkı! BM'nin cezayir sorununu tartışmaya açmasına engel olamayan sömürgeciler FLN'in sadece bir azınlığı temsil ettiğini ispatlamya çalışacaklar.
I'm aware that he's valuable, but I couldn't risk the project failing.
Değerli biri olduğunun farkındayım, ama projeyi riske edemezdim.
I always thought that was a human failing, Mr. Spock.
Her zaman bunun insani bir zaaf olduğunu düşünürüm. Doğru.
It's my father's failing health that's upsetting her.
Onu asıl üzen babamın kötüye giden sağlık durumu.
"Make sure that your endurance carries you all the way without failing so that you may be perfect and complete, lacking nothing."
"Direncinizin sizi yol boyunca düşmeden taşıyacağından ve böylece eksiksiz bir şekilde mükemmel ve tam olacağınızdan emin olun."
Aren't there a lot of marks that are just about failing?
Disiplinsiz bir ayaktakımı olduğumuzu mu ima ediyorsun? !
Is that a failing in humans?
Bu insanlar için bir kusur mu?
Now you're getting a hint of the hopelessness and shame that makes those failing students throw up their hands at the thought of facing a world for which you have not prepared them.
Şimdi, bu başarısız çocukların sizin kendilerini hazırlayamadığınız bu dünyayla yüzleştiklerinde ellerini kaldırarak yaşadıkları umutsuzluk ve utanç duyguları hakkında bir ipucuna sahip olmuş oluyorsunuz.
Failing to perceive a substantial and unjustified risk that might cause Suzanne Morton's death- - criminally negligent homicide.
Algılama başarısızlığı Önemli ve haksız risk Suzanne Morton'un ölümüne neden olabilir
And if what we are counts for nothing anymore then that's their failing, not ours.
Bildiklerimizin artık bir değeri yoksa, bu bizim değil onların başarısızlığıdır.
That Walker Colt blew up in his hand, a failing common to that model.
Walter Kolt'u elinde patladı ; o modelde sık görülen bir kusurdur.
I would not do you, nor our hosts, the disservice of failing to ensure that priorities are observed.
Benim, senin, hatta ev sahiplerimizin, önceliklerini sağlamadaki eksiklikler gözlemlenecek.
That is a failing indeed, but I cannot laugh at it.
Bu gerçek bir kusur. Ancak gülebileceğim bir kusur değil.
That I would never again have a failing business venture. And two :
Birincisi, bir daha asla başarısız bir iş girişiminde bulunmamak.
That's why his heart is failing.
Kalbi bu yüzden durdu.
That is a human failing.
Delirmek, insanlara özgüdür.
- Bart, if you have a failing it's that you're always demanding perfection.
- Bart eğer başarısızsan bu senin her zaman mükemmeliyetçi oluşundan.
I'll write a poem about your friends failing - and read it to you aloud on a sunny picnic. - That sounds wonderful.
Arkadaşlarınızın başarısız olmalarıyla ilgili bir şiiri, güzel bir piknikte sesli bir şekilde okuyacağım.
If my old eyes aren't failing me, I'd say you're the fellow who caused all that commotion today.
İhtiyar gözlerim beni yanıltmıyorsa bugün tüm o curcunaya yol açan gençsin.
That has been their failing from the beginning.
Başından beri bu yüzden başarısız olmalarının sebebi bu.
Failing was one of a series of professional disappointments... that drove me into the private sector.
Elbette bunu yapamamış olmam beni özel dedektiflik alanına iten bir dizi hayal kırıklığından biri olarak kaldı.
Why, when this school is about to win its first state championship in 15 years..... would you slap a member of that team with a failing mark that would force his removal?
Sebebi, Bu okul 15 yıl sonra ilk eyalet şampiyonluğumuzu kazanmak üzereyken,..... takımın en önemli oyuncularından birine, kaydının silinmesine sebep olacak zayıf notlar vermen!
I don't know if I'd count that as a failing.
Bence bu kusur sayılmaz. Bence öyle.
I thought ofhis helpless weight in my arms as I lifted him... - that frail, failing body... and the voice, the spirit inside... at its ruthless mercy.
Çürüyüp giden, çaresiz vücudunu hissediyor içindeki güçlü sesi duyabiliyordum. Karşı konulmaz merhametini...
Even though I am not that old, my knees are failing me.
O kadar yaşlanmasam da, artık bacaklarım beni yarı yolda bırakıyorlar.
- That's a failing.
Başarısız oldunuz. Hayır.
No, no, no. I'm not failing to cooperate. It's just that...
İşbirliğine yanaşmıyor değilim.
Well then I guess my recommendation would be that you get a failing grade on the work at question and a three-hour detention.
O zaman tavsiyem bu sınavdan sana kırık not verilmesi ve üç saat ceza almandır.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]