English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ G ] / Goodbyes

Goodbyes Çeviri Türkçe

516 parallel translation
Say your goodbyes.
Birbirinize veda edin.
Goodbyes are sort of silly, aren't they?
Vedalaşmalar biraz saçma, değil mi?
- We must go now. Say your goodbyes.
- Artık gitmeliyiz, veda edin.
I hate goodbyes.
Vedalardan nefret ederim.
Hellos, goodbyes, look-me-ups...
Selâmlar, güle güle'ler, ara beniler...
We have said many goodbyes to each other, huh?
Birbirimize pek çok kez Allahaısmarladık dedik, değil mi?
Please, I hate goodbyes.
Lütfen, vedadan nefret ederim.
My father isn't good at goodbyes.
Babamın vedalarla pek arası iyi değildir.
But that included the introductions and the goodbyes.
Ama buna tanışma ve hoşçakal zamanı da dahil.
Goodbyes have been said, and maybe...
Vedalar edildi. Belki...
There are gonna be no goodbyes.
Hiç bir veda olmayacak.
No long goodbyes.
Uzun vedalaşmalar yok.
If I were not a bride there would be no goodbyes to be said.
Gelin olmasaydım vedaya gerek olmazdı.
"If I were not a bride there would be no goodbyes to be said."
"Gelin olmasaydım vedaya gerek kalmazdı."
Wouldn't it be wonderful if there were no more goodbyes?
Artık birbirimize veda etmesek güzel olmaz mı?
I JUST CAN'T STAND THESE LONG GOODBYES.
Uzun vedalaşmalara dayanamıyorum.
Now we've cuddled nice and said all our goodbyes, but I'll say it again. We'd be fools not to face it.
Şimdi kucaklaşalım ve bir an önce vedalaşalım,... tekrarlıyorum, bunun aksi davranmak bencillik olur.
- I hate goodbyes on the jetty.
- Mendirekte vedayı sevmiyorum.
"I can't stand goodbyes, so I'm having Saidi drive me into town."
"Vedaları hiç sevmem, bu yüzden Saidi'yle şehre gidiyorum."
Goodbyes are very tiresome, and should never, never be prolonged.
Vedalar yorucu olur, asla uzun tutulmamalıdırlar.
♪ We said our goodbyes, on the night before
We said our goodbyes, on the night before
Summer was going by, to the rhythm of our goodbyes and the renewal of our ties.
Yaz geçip gidiyordu vedalarımızın ritmine ve beraberliğimizin uzamasına.
Goodbyes after an ocean voyage are always so sad.
Okyanus yolculuğu sonrası vedalar her zaman üzücüdür.
"Corporal, hurry the goodbyes up, will you?"
"Onbaşı, vedalaşmaları kısa kestirirsin değil mi?"
A lot of goodbyes from somebody who's going to be home for supper.
Aksama gelecekler, bu neyin vedasi?
Hellos and goodbyes are the only kisses I get.
Merhabalar ve hoşça kallar aldığım tek öpücüklerdir.
- Do not worry, Dad! - Goodbyes!
Bizi merak etme baba!
Say your goodbyes, boys.
Vedalaşın millet.
- That we make our apologies, say our goodbyes... and get off this ship as quick as we can.
- İzin isteyip, vedalaşıp... ve en hızlı bir şekilde bu gemiden çıkmalıyız.
All right, I'll just have the girls say their goodbyes, okay?
Tamam, ben kızları çağırayım babalarına güle güle desinler, tamam mı?
Say your goodbyes.
Güle güle deyin
There are no goodbyes for us, Charlie.
Bizim için veda yok, Charlie.
I think maybe a short prayer and a couple of warm goodbyes would be nice.
Sanırım kısa bir dua ve bir kaç sıcak elveda hoş olabilir.
And I hate goodbyes.
Ayrıca veda etmekten nefret ederim.
I don't really like goodbyes.
Vedalardan cidden hoşlanmam.
We'd miss goodbyes.
Selamlaşmayı unutabilirdik.
This is not one of the world's great goodbyes here.
Diane, bu veda hiç de hatırlanacak bir veda gibi olmadı.
I don't like goodbyes.
Elvedaları sevmem.
There's no goodbyes on the road.
Yolda veda edilmez.
Ain't no goodbyes on the road.
Yolda veda edilmez.
No goodbyes, Father Curren.
Veda etmeyin Papaz Curren.
I detest long goodbyes.
Uzun elvedalardan nefret ederim.
No goodbyes.
Elveda yok.
Beverly, please, no public goodbyes.
Beverly lütfen. Orada vedalaşmayalım.
Reining all our last goodbyes?
Son vedalarımıza başlayalım mı?
I don't like goodbyes.
Vedaları sevmem.
Say your final goodbyes to your daddy and let's be on our way.
Babana elveda de ve yolumuza gidelim.
Yeah, well, I gotta split, cos goodbyes make me crazy.
Evet, artık kaçmalıyım çünkü vedalar beni çıldırtır.
We should say our goodbyes here.
Burada vedalaşalım.
When I came home from the late shift, she left a note on the kitchen table, no explanations, no goodbyes.
Gece vardiyasından döndüğümde mutfağa bıraktığı notu gördüm,... ne bir açıklama, ne de bir veda var.
We seem to say a lot of goodbyes.
- Ne çok hoşça kal diyoruz.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]