English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ G ] / Grotesque

Grotesque Çeviri Türkçe

416 parallel translation
And so, because of the grotesque situation this new kind of army grows and grows always gaining new recruits who care nothing about tomorrow just so long as money is easy today.
Ve böylece, bu gülünç durum yüzünden bu yeni ordu büyüdükçe büyüdü bugün para kazandıkça yarını umursamayan yeni elemanlar alarak.
I feel like Pâris without the apple. It's grotesque.
Kendimi mitolojideki elması alınmış Paris gibi hissediyorum.
No, of course, that would be... grotesque.
Evet tabii, bu çok anlamsız olur.
The clever ones are detestable, and the others are grotesque.
Akıllıları iğrenç, geri kalanlarıysa acayip tipler.
Even... grotesque.
Gülünç olsa bile mi?
How could he every be grotesque, ever to me?
Hiçbir şey onu gülünç yapamaz nazarımda.
It's grotesque
Bu garip bir düğün olacak!
At their age? The idea is grotesque and irreligious.
Bu düşünce iğrenç ve dine aykırı.
Until you are brought face to face with the grotesque, stunted thing you really are.
Ancak eninde sonunda, gerçek halin, bir şekilde suratına çarpılıyor ve üzülüyorsun.
I find you slightly grotesque.
Sizi oldukça itici buluyorum.
Every year whole forests are cut down... to supply the paper for these grotesque daubs.
Her yıl bu iğrenç resimlerde kullanılacak kağıtlar için yüz binlerce orman kesiliyor.
Don't call me by these names. It's grotesque.
Benden böyle bahsetme.
I hate to tell you something else, because it's almost too grotesque... almost unforgivable in your eyes, I imagine.
Çünkü bu gerçekten kötü bir şey. Senin için neredeyse affedilmez bir şey.
- A grotesque thought.
- Ne komik bir düşünce.
To get this grotesque diary account on top of it all.
Bu grotesk günlüğü her şeyin üstünde görmek için.
If... if i sit out there in the darkness, then the whole world is dark, and i'm more a part of it like that, not just... one grotesque, ugly woman with a bandage on her face
Karanlığın içinde oturacak olursam, tüm dünya karanlık oluyor. Onun daha çok parçası oluyorum. Yüzü bandajlı, tuhaf ve çirkin bir kadın oluyorum.
You're grotesque
Komik olacak kadar garipsin.
- You are grotesque.
- Korkunçsun.
And you stayed with him. Helping him in his grotesque work that he claims is for science.
Sen de yanında kaldın bilim adı altında sürdürdüğü saçmalıklara yardım ettin.
As his condition got worse, the sick man's demands grew more relentless and grotesque.
Sağlığı kötüleştikçe, istekleri de o denli acımasızlaşmaya ve acayipleşmeye başlamıştı.
I never became nasty, rather affectionate. ... Even grotesque.
Ben kötü biri değilim, ona daha fazla sevgi verdim..
I find that grotesque.
Bence bu çok saçma.
Carrying on with your plot now is grotesque and stupid.
Kötü niyetli planlarınızı sürdürmeniz anlamsız ve aptalca.
- Yeah, grotesque.
- Evet, grotesk
That grotesque object so prominent on the horizon is the Eiffel Tower.
Ufuktaki o gudubet yapı da Eiffel Kulesi.
At midnight, when the cheque was presented, I planned to sign it, add a lavish if purely imaginary tip, and then, as the fireworks were exploding in the black velvet sky, to hurl myself from the top of this grotesque edifice.
Geceyarısı hesabı imzalayacak, cömert ama hayali bir bahşiş ekleyecek ve karanlık gökte havai fişekler yükselirken kendimi bu yapının tepesinden boşluğa bırakacaktım.
It is therefore grotesque to suggest that Leamas is a plant.
Bu nedenle Leamas'ın köstebek olduğunu ileri sürmek oldukça tuhaf kaçacaktır.
- You're a grotesque!
Şekilsizin tekisin.
The tyranny of these irresponsible adventurers brought death to our nation... with a grotesque festivity.
Bu sorumsuz maceraperestlerin zulmü nedeniyle vatanımız çok acılar çekti.
You're being grotesque.
Saçmalıyorsun.
Oh, he was grotesque in all ways.
Her bakımdan bir ucubeydi.
Isn't that why deep-sea fish are so grotesque?
Bu yüzden değil mi zaten açık deniz balıklarının gülünçlüğü?
And you, Smernov, with an armoury concealed in your grotesque boots.
Ve siz, Smernov, kaba çiz-çizmelerinizde gizlenmiş cep-cephaneliğinizle.
You are a wretched, grotesque, ridiculous, insignificant little monster.
Sen sefil, kaba, gülünç, değersiz küçük bir canavarsın.
Grotesque.
Grotesk bir şeyin.
- That is a Grand Grotesque.
- Bu Grand Grotesque.
You can't think Richard's going to wait for your grotesque to grow.
Senin o acayip oğlunun büyümesini mi bekleyecek Richard sence?
It's grotesque, a woman your age throwing yourself at a kid.
Çok gülünç. Senin yaşında bir kadın bir çocuğun kollarında.
He created a grotesque Augusto dressed up in red.
Kırmızı kostümlü, acaip bir Augusto yarattı.
At first sight... our position, in this trial, may appear ridiculous, grotesque.
İlk bakışta bu duruşmadaki konumumuz gülünç ve garip görünebilir.
Self-interest. The fear of physical pain drove him to that grotesque act of self-abasement.
Kişisel çıkarları fiziksel acının korkusu onu bu grotesk kendini rezil etme tavrına itti.
You don't find anything a little grotesque about all this?
Bütün bu olanları bir parça tuhaf bulmuyor musun?
It's all coincidental, but I wouldn't call it grotesque.
Buna tuhaf diye yaklaşmak bence hiç doğru değil.
You were all there... and didn't know how to get out of that grotesque masquerade.
Bu tuhaf maskeli baloyu ve tüm bu olanları o planlamış.
It's grotesque. ( Dog whines )
Seni ona takdim etmek için sabırsızlanıyorum.
You're grotesque and disgusting!
Sen çok garip ve tiksindiricisin!
- You're being utterly grotesque!
- Çok çirkinleşiyorsun!
My trial was so grotesque, my hours of interrogation so terrible that I was numb.
Duruşmam o kadar garipti ki saatler süren sorgulama o kadar korkunçtu ki kaskatı kesildim.
It's grotesque and I know it.
Gülünç kaçtı ve bunun farkındayım.
Crude, yes, primitive, yes, perhaps even grotesque, yet something inexplicable tells me that this might be our man.
Yabani, evet ; ilkel, evet. Hatta acayip içimden bir ses, bunun, adamımız olduğunu söylüyor!
My implication in this grotesque affair is completely false.
Bu acayip işe bulaştırılmam tamamen yanlış.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]