English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ G ] / Guac

Guac Çeviri Türkçe

62 parallel translation
Lots of tacos! Big. honking. greasy ones with extra cheese and guac.
Kocaman, yağlı ve ekstra peynirli hem de.
You haven't lived until you've tasted El Todd's guac.
El Todd'un yaşantısından tadana kadar yaşamış sayılmazsınız
No guac in mine.
Benimkinde meze olmasın.
This is the way we stir the guac... Stir the guac...
İşte biz sosu böyle karıştırırız, böyle karıştırırız...
Stir the guac...
Böyle karıştırırız...
Maybe the Macho Nacho burrito wrap with extra guac.
Ekstra otla sarılmış "Macho Nacho" dürümü alabilirim mesela.
Is that you and Jimmy Cooper? Holy guac.
Buradaki sen ve Jimmy Cooper mı?
Some Cokes, guac.
Birkaç kola, meze.
This is some kick-ass guac you whipped up, man.
Bu hazırladığın guacamole mükemmel, dostum.
I need to put together the chips and guac and Creamsicles I bought.
Aldığım cipsleri sosu ve kremayı hazırlıyorum.
I'll have the chimichangas with extra guac on the side and I'll pay extra.
Ben yanında baharatlı avokado ile çimiçanga alacağım ve gerekirse fazla öderim.
We stole all the guac from the kitchen.
Mutfaktakileri çaldık.
Salsa but no guac?
Salsa var ama guacamole yok mu?
In the last hour somebody went over to our house, Borrowed our baby then brought her out for chips and guac?
Geçen bir saat içinde birinin kalkıp evimize gittiğini ve bebeğimizi alıp atıştırmaya getirdiğini mi?
Vegetarian burrito, extra guac.
Vejetaryen börek, ekstra guac.
( gasps ) guac!
Oh! Guac!
You know how cool people always refer to guacamole as "guac"?
Havalı kişiler guacamole'a nasıl guac der biliyor musunuz?
I'm gonna steal my hottie and grab some guac.
Yakışıklımı kaçırıp guac yemeye gideceğim.
Guac.
Guac.
Hey, little dude, we ran out of guac, so do us a solid- - run to the store and pick some up.
Hey, küçük birader, çerezimiz bitti, bize bir kıyak yapsana. Bir koşu marketten alıp gel.
Now run to the store and get some guac.
Marketten bir koşu çerez alıp gel hadi.
Man cannot live by chips and guac alone.
Yerliler huzursuzlaşıyor.
For instance, Craig's crazy guac tacs, which go great with cervezas.
Örneğin ; Craig'in çılgın guac tacoları, cervezayla da çok iyi giderler.
He also does the guac tacs.
Kendisi aynı zamanda guac tacoları da yapıyor.
He could just look at the video while he's making his crazy guac tacs.
Bu sayede guac tacoları hazırlarken bir yandan da kameraları kontrol edebiliyor.
I mean, is there a bowl of my homemade, killer guac in front of you?
Ya da sana ölümcül güzellikteki ev yapımı avokado sosumdan bir kase mi verdim ki? - O cidden işe yarıyor mu?
Want some more guac, baby?
Biraz daha meze ister misin bebeğim?
I'm just chilling with the guac, from my chip hat.
Cipsten yapılmış şapkamla guacamole keyfi yapıyorum.
You know, what I could go for is some guac.
- Biraz guacamole için neler vermezdim.
This heat just makes, makes me want guac.
Sıcaklar yüzünden canım guacamole çekti.
How many of them will call you out if you say "Guac" Instead of "Guacamole"?
Kaç tanesi "Guacamole" yerine "Guac" dediğinde seni arayacak?
I hired Nick'cause he could make guac. Very important, you know.
- Nick'i işe aldım çünkü çok iyi Guak ( meksika mezesi ) yapıyordu, bu önemli, bilirsiniz.
We don't need the guac!
Avokado sosu almayalım.
Spinach, guac, pecans.
Ispanak, avokado, ceviz.
Two shrimp tacos with extra guac for the boss.
İki tane karidesli tako. Patron için fazladan soslu.
Santa Fe Supremo from Antonio's, your favorite, double guac.
Antonio'nun yerinden Santa Fe supremo. En sevdiğinden.
- Yes. - Guac-a-murder.
- Cinayet sosu.
I don't miss tacos, chips and guac.
Dürümleri, cipsleri, püreleri özlemedim.
He always gives me extra guac.
Bana her zaman ekstradan yeşillik verir de.
Fresh guac. It's on the house.
Fresh guac. şirketten
How come you always give me free guac?
Neden bana her zaman bedava guac veriyorsun?
Unless we're talking cheese and guac, which is like a whole other set of equations.
Tabii içinde peynir ve guakamole olursa yeni bir denklem ortaya çıkıyor.
I'd dip my chip in that man guac, if you know what I mean.
Cipsimi bu adamın sosuna bandırırdım ben. Tabii ne dediğimi anladıysan...
- He loves guac.
- Avokado sosu çok sever.
I said the same thing about your crappy Super Bowl Franken-guac.
Ben de aynı şeyi senin o berbat frankeşguak'ın için söylemiştim.
The guacamole's heavy.
TRESSA : Bu meksika yemekleri gerçekten ağır. "The guac".
Grab some guac, have a taste, and place your votes.
Biraz Guacamole alın, tadın ve oy verin.
Right in my guac and balls.
Tamda toplarıma denk geldi.
And a double order of guac and chips, por favor.
İki porsiyon da guacomolo sos ve cips litfen.
Guac is starting to turn.
Avokado bozulmaya başlamış.
Did you not get enough guac?
Sana yeterince meze getirmediler mi?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]