He had a heart attack Çeviri Türkçe
369 parallel translation
He had a heart attack.
Kalp krizi geçirmişti.
Has he had a heart attack?
Kalp krizi mi geçirdi?
He had a heart attack six weeks ago.
6 hafta önce kalp krizi geçirdi.
He had a heart attack in the Emergency Room.
Acil Servis'te kalp krizi geçirmiş.
He had a heart attack in the Emergency Room?
Acil Servis'te kalp krizi mi geçirmiş?
He had a heart attack last year.
Geçen yıl kalp krizi geçirmişti.
- He had a heart attack.
- Kalp krizi geçirdi.
He had a heart attack and sank.
Kalp krizi geçirip ölmüştü.
- Maybe he had a heart attack. - Holy shit! If you want the homecoming parade in my town... you have to pay.
Benim kasabamda geçit töreni yapmak istiyorsan... bedelini ödemelisin.
He had a heart attack last week.
Geçen hafta kalp krizi geçirdi.
Levi Eshkol, he had a heart attack and is dead.
Levi Eşkol, kalp krizi geçirip ölmüş.
He had a heart attack. Old fart.
Kalp krizi geçirmiş Yaşlı moruk
- He had a heart attack.
Kalp krizi geçirmiş.
- He had a heart attack?
- Kalp krizi mi geçirmiş?
Maybe he had a heart attack.
Belki de kalp krizi geçirmiştir.
- He had a heart attack, but he's OK.
- Kalp krizi geçirmiş ama iyi.
Well, I don't... they said he had a heart attack.
- Yo. Şey, bilmiyorum... Kalp krizi geçridiğini söyledi.
He had a heart attack about a year ago.
Bir yıI kadar önce, kalp krizi geçirdi
So he had a heart attack!
Bu yüzden kalp krizi geçirdi.
He had a heart attack.
- Ne oldu?
- Looks as if he had a heart attack.
- Görünen o ki kalp krizi geçirdi.
Why do I think he had a heart attack at 40?
Neden 40 yaşında kalp krizi geçirdiğini mi düşünüyorum?
Artie got so upset he had a heart attack... and dropped dead right in front of his wife.
Artie öyle üzüldü ki kalp krizi geçirdi... ve karısının önünde ölüverdi.
He had a heart attack in his ice cream truck.
Dondurma aracının içinde kalp krizi geçirmiş.
He had a heart attack.
Kalp krizi geçirmiş.
Six months ago, he had a heart attack.
Altı ay önce bir kalp krizi geçirmiş.
He collapsed? - He had a heart attack.
- Kalp krizi geçirdi.
He must have had a heart attack, or perhaps the fumes.
Kalp krizi geçirmiş olacak ya da çıkan dumandan etkilendi.
Maybe he had a sudden heart attack.
Belki ani bir kalp krizi geçirdi.
I surmised, correctly, as it proved that Lord Henry's doctor would assume that he had succumbed to a surfeit of port and would politely ascribe death to a heart attack.
Daha sonra doğrulanacağı gibi... Lord Henry'nin doktorunun, durumu aşırı şarap tüketimine bağlayacağını ve kibarca'kalp krizi sonucu ölüm'olarak ifade edeceğini öngörmüştüm.
You know, Dr. Mack prescribed alcohol for Jonathan after he had his heart attack.
Bilirsin, Dr. Mack Jonathan'a kalp krizi geçirdikten sonra alkol reçetesi yazdı.
Oh, Harry. Well, he had a case of indigestion and it brought about a heart attack.
Şey, hazımsızlığı vardı ve bu kalp krizine yol açtı.
He might even have had a heart attack and at his age it could be fatal.
Kalp krizi geçirmiş olabilir ki, onun yaşında öldürücü olabilir.
- He's had a very severe heart attack.
- Kalp atışları çok şiddetli.
Fine, I'll be right over My father's had a heart attack He's in the hospital now I've got to rush there
peki hemen geliyorum babam kalp krizi geçirdi şimdi hastanede acilen gitmeliyim
He may have had a heart attack.
Kalp krizi geçirmiş olabilir.
He's had a heart attack.
Kalp krizi geçiriyor.
You have got a lot of nerve telling a man who has had a heart attack that he was lucky to have stpped working.
Kalp krizi geçirmiş bir adama, işi bıraktığı için şanslı olduğunu söylemek, cesaret ister. O, yaşadığı için şanslı.
And they told his family he'd had a heart attack
Ve ailesine de kalp krizi geçirdiğini söylemişler.
When Deet's found it missing, maybe he freaked, had a heart attack.
Belki cesedi göremediğinde, çıldırmış ve, kalp krizi geçirmiştir.
He had a mild heart attack and he's under observation.
Önemsiz bir kalp krizi geçirmiş. Şu anda gözetim altında.
- Jesus, Karchy, he's had a heart attack.
- Tanrım, Karchy. O kalp krizi geçirdi.
And when you couldn't induce a heart attack... before he had surgery to repair it... you bailed out.
Kalp krizine sebep olamadığınızı görünce de... ameliyat olup tedavi olmadan önce... onu terk ettiniz.
I know exactly what it is. One night... first time for about ten years... he had it away with his wife, and it gave him a heart attack.
Ben biliyorum. 10 yıIdan sonra bir gece ilk defa karısıyla birlikte oldu ve kalp krizi geçirdi.
He had a small heart attack.
Küçük bir kalp krizi geçirdi.
- He's had a heart attack!
Ama ben bunun rengini daha çok sevdim.
So, he could have gone out to the post, just hopped the fence dug into the dirt on the rifle range and had a heart attack.
Yani üsse doğru kaçmış, çitin üzerinden atlamış... ordu arazisinde bir çukur kazmış... ve kalp krizi geçirmiş olabilir.
- He's had a heart attack before?
- Daha önce kalp krizi geçirdi mi?
– He's had a heart attack!
- Kalp krizi geçirmiş! - Olamaz!
He was playing tennis and had a heart attack.
Tenis oynarken kalp krizi geçirdi.
So ends my account of the case that I have named... The Case of the Man Who Got So Stressed-Out Over His Lost Keys That He Eventually Had a Heart Attack And It Turned Out They Were in the Sofa All Along. " "...
Böylece bu vakadaki görevim de sona erdi.