English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ L ] / Loin

Loin Çeviri Türkçe

104 parallel translation
We'll have a bowl of hot punch and a cut from the loin of that young porker.
Bir kase o kokteylden ve bir dilim de şu taze domuzun filetosundan alacağız.
Miss Loin is free.
Şu anda Bayan Loin serbest.
What's with the red loin cloth?
Bu kırmızı peştamal de nedir?
Where does my groin end and my loin begin.
Kasığım nerede bitiyor, şeyim nerede başlıyor?
Prices of the most exquisite selection of meat would increase the most, such as ham, smoked ham, loin, sausage, pork loin, shortage of which with the recent prices is the biggest.
En büyük zam, pahalı olan et ürünlerine gelecektir. Jambon, jambon füme, fileto sosis, sucuk, domuz fileto kıtlığı nedeniyle en büyük zam bu ürünlere gelecektir.
Pork loin - 100 zloties.
Domuz fileto : 100 zloti.
Partially boneless pork loin 136 zloties
Kemiksiz domuz fileto : 136 zloti.
- Yak loin.
- Yak loin.
Loin, still kicking.
Az pişmiş fileto.
- You decide to loin us, eh?
- Bize katılmaya mı karar verdin?
And I'll have the pork loin now.
Domuz filetosunu da şimdi alayım.
prime loin chop.
en iyisinden pirzola.
Please, loin us for dinner.
Lütfen akşam yemeğinde bize katılın.
His testicles are too large for his loin cloth.
Onun testisleri giydiklerinden bile taşıyor.
But I mean, the point is life's not all lamb loin chops, is it?
Ama demek istediğim şu ki hayat o kadar da kolay bir lokma değil?
If you do anything to upset that... I will remove your reason for wearing a loin cloth.
Bunu engelleyecek birşey yaparsan... seni pişman ederim.
Rissoles, bratwurst, spaghetti, fish fillet, pork loin...
Balık köftesi, domuz sucuğu, spagetti, balık fileto, domuz fileto...
Sir Loin!
Sir Loin!
Bon. Let me give you an important piece of advice... About buying a good loin, or about buying anything, for that matter.
Size güzel bir fileto hatta herhangi bir malzemeyi alma konusunda biraz tavsiyede bulunmama izin verin.
- The loin is fresher.
- Fileto daha iyi olur.
The wine... Some beef loin...
Şarap... sığır fileto..
Oh, by the way, Will, guess what Mrs. Bobbi Adler, the loin of my fruits, suggested to me this afternoon?
Bu arada bil bakalım nimetlerimin velisi Bayan Bobbi Adler bu öğlen bana ne önerdi?
Um, "Stop calling me the loin of your fruits"?
- Nimetlerinin velisi dememeni mi?
Give me a break. I see they've omitted the pork loin with lime Jell-0.
Domuz kızartmasının da iyi olduğunu uydum.
We got all fresh cuts today, top-loin porterhouse, T-bone, blade, ball-tip, tri-tip, chuck.
Bugün her şey taze. Biftek, bonfile, T-bone kontrfile, but her şeyimiz var.
I'll have grilled lobster tails as a starter. Then for the main course, roasted loin of beef.
Başlangıç olarak kızarmış ıstakoz... ana yemek olarak kızarmış sığır filetosu istiyorum.
Loin or shank. The liver!
Fileto mu, incik mi.
Grab a loin, Lizzie!
Tut, Lizzie.
If it's a loin-cloth vacation, I'll just take three thongs.
Bu peştemal tatiliyse, sadece üç tanga alacağım.
Tell him he feeds his pigs Persimmon Phil tonight, - or I serve them raw loin of Oriental.
Bu akşam domuzlarına Persimmon Phil'i yem etmezse... onlara Çinlinin taşaklarını çiğ çiğ yediririm.
No, I could not expose you to such a loin.
Hayır, seni öyle bir filetoya maruz bırakamam.
So you had a burning loin.
- Ne? Yani fileto yandı.
- I did not foresee your burning loin.
- Yanmış filetoyu inceden göremedim.
I heard "loin," but I didn't think you meant dinner.
Fileto lafını duydum ama akşam yemeği olduğunu bilmiyordum.
- Loin chops!
Pirzola Pirzola!
The woman is put in a cotton... loin cloth... and then... the men stand forward.
Kadın pamuk bir bel giysisine... sokuluyor, ve... ardından adamlar... ileri çıkıyor.
Her captors... splay the woman's legs out... tie her to the cross... ripping away the loin cloth... they leer crudely at her.
Onu esir alanlar... kadının bacaklarını açıyor... onu haça bağlıyor... pamuk giysiyi yırtarak... ona kaba, şehvetli bakışlar atıyorlar.
Loin cloth...
Bel giysisi...
Then of whose loin is he?
Peki o zaman, o kimin veledi?
This is my new terrine of veal loin and scrod... with the Henry Sauce, of course. Here, now.
Bu benim dana fileto ve morina balıklı yeni güvecim elbette içinde Henry sosuyla birlikte, İşte, buyurun.
Kim, look, Mike is a dominant male and he's the stepfather so any kid he didn't sire is a threat to his loin fruit.
Kim. Bak. Mike baskın erkek ve üvey baba.
I'm the dominant male here and Shannon is challenging you for my loin fruit.
Ben baskın erkeğim. Shannon benimle çiftleşmek için senin yerini tehdit ediyor.
apparently, there is still a veal loin yet to be unveiled.
Görünüyor ki hala dana filetosu bitmemiş.
i'm having that loin of veal.
Şu sığır filetosundan alacağım.
What happened to my stuffed pork loin?
Domuz filetoma ne oldu?
... loin-fruit that she is, straggled out of bed to grace me with her presence?
- Çok erken. Rahim meyvesi olarak yataktan kopup gelip beni varlığıyla şereflendirecek miydi?
- Shut up, loin-fruit.
Kes sesini rahim meyvesi.
At the luncheon, an herb-encrusted pork loin made quite an impression. I was told later that it was ms. Connor's creation.
Yemekte çok etkileyici bir bitkilerle tatlandırılmış domuz fletosu vardı sonradan bunu Bayan Connor'un yaptığı söylendi.
And then I'd take my big hunting knife, and I'd cut this loin. Right out of the side.
Sonra büyük av bıçağımı çıkarıp, hemen yan tarafından büyük bir parça keserim.
- Uh-huh? - I've got good loin.
- Benden harika fleto çıkar.
Loin.
Yürü.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]