Partner track Çeviri Türkçe
41 parallel translation
Steven's a good man. He's on partner track at Dewey.
Dewey'de ortak adayı ve bir Black.
I'm tempted, but I need assurances about the partner track.
Aklıma yatıyor ama ortakların teyidine ihtiyacım var.
She's a third-year associate on a partner track and she's treating us like peers. That's all you're seeing.
Ortak olma yolunda ilerleyen üçüncü yılında bir avukat olduğu halde bize akranları gibi davranıyor.
Partner track.
Ortak çekişmesi.
I want you to get serious about the partner track.
Senden ortaklık işini ciddi anlamda düşünmeni istiyorum.
Senior partner track one minute, serving drinks at the track the next.
Kıdemli ortak olma yolunda ilerlerken bir de bakmışsın içki servis ediyorum.
I hate discussing this, but I thought being on the partner track...
Bunu konuşmaktan hiç hoşlanmıyorum ama ortaklık kulvarında olunca...
What we're trying to say, Julia, is you were on a partner track.
Söylemeye çalıştığımız Julia, ortaklık adaylarından biriydin.
This is a good way to stay on the equity partner track, Cary.
Eş ortak yolunda kalmanın iyi bir yolu, Cary.
So he's not on the partner track?
Ortaklık yolunda değil mi?
Harvard Law Review, partner track.
Harvard Law Review'ın ortaklarındandı.
Partner track?
Yolu açık mı?
And, to be clear, I'm talking partner track.
Bir de açık olmak gerekirse, yolun sonu ortaklığa çıkıyor.
We'd like to move you to a bigger office and put you on the partner track.
Daha büyük bir ofise taşınmayı planlıyoruz ve seni de ortaklığa almayı istiyoruz.
I have to go to a sale, track down a silent partner, a collector of Chinese antiques.
Bir açık artırmaya katılacağım, pasif ortağı bulmam gerekiyor Çin antikası koleksiyoncusuymuş.
You should have been that tough with his partner. We'll track him down...
Arkadaşıyla beraberken daha güçlü olmalı.
I know I was on track to make partner, and I no longer am,
Üzgünüm. Her neyse.Bir zamanlar ortak olacaklar listesindeydim ama artık değilim. Her neyse.Bir zamanlar ortak olacaklar listesindeydim ama artık değilim.
I'm trying to track down your old partner ramon prado.
Eski ortağınız Ramon Prado'yu bulmaya çalışıyorum.
Your brother is on the fast track to make partner.
Kardeşin, bir ortaklığın ilk basamağında.
Yes. Big raise, company car, and you'II be on the fast track to partner. What do you say?
Maaş artacak, şirket araban olacak ve şirket ortağı olmaya bir adım daha yaklaşacaksın.
I would hire the best private investigator money can buy. I'd have him track down my partner, and when I found him...
Paranın alabileceği en iyi özel dedektifi kiralayıp ortağımı takip ettirirdim onu bulduğumda da- -
If it's an old swinging partner, he'd be easy to track down.
Eski bir partnerse bulması kolay olur.
Well, she was a cop- - someone's got to know her- - we'll track down her partner.
- Önceden o da polismiş. Onu tanıyan birileri vardır elbet. Eski ortağını falan bulsak?
It was mostly your old partner who managed to track you down.
Seni bulmamızı eski ortağın sağladı.
Partner in crime, on and off the track.
- Suç ortağım. Pist içinde ve dışında.
Well, the last time we talked, you were on track to be partner.
En son konuştuğumuzda ortak olma yolundaydın.
This is probably going to sound very shallow, but there's a cocktail party at my office this weekend, and since I'm on the fast track to make partner, I'd rather not show up with Hipster Jesus.
Bu mesele kulağa oldukça basit gelecek ama bu hafta sonu ofiste kokteyl partisi var ve ortak bulma konusunda bu derece başarılıyken hippi İsa ile orada görünmek istemiyorum.
If you stick that landing... Fast track to partner.
İşi kabul edersen çabuk yükselirsin.
Yeah, I'm on a pretty fast track to partner at Galweather.
Evet, Galweather'da da çabuk yükseliyorum zaten.
She is on the fast track to partner.
Ortak olma yolunda hızla ilerliyor.
And in that time, had you been advised that you were on a track to make partner?
Aynı sürelerde, ortak yapılmanız konusunda işlemler devam ediyor muydu?
It appears your partner only joined NCIS to track down those she believes are responsible for his death.
Görünüşe göre ortağın, babasının ölümünden sorumlu olanları bulmak için NCIS'e katılmış.
It appears your partner only joined NCIS to track down those she believes responsible for his death.
Ortağın NCIS'e, babasının ölümünden sorumlu olanları bulmak için katılmış.
On the fast track to partner who starts fuckin'her boss, just in case...
Her ihtimale karşı kim sikik patronuyla partner olmak ister,
- He was on track for partner.
- Ortak olma yolundaydı.
- They've got a partner-track position.
Ortalık pozisyonları da boştaymış.
Partner track?
Ortaklık derken?
I threw away a seven-figure, partner-track job for some ridiculous notion that I was meant to serve truth, justice, and all that Superman crap.
Yedi haneli maaşı ve kariyer yapma olanağı sunan işi doğruluğa ve adalete hizmet etmek gibi saçma düşünce ve Süperman saçmalığıyla bir kenara attım.
As you know, I'm on track to be a senior partner here.
Bildiğin gibi, burada kıdemli ortak olma fırsatını kovalıyorum.
I'll get my partner to track down the Johns'property.
Ortağımın Johns'un mülkünü bulmasını sağlayacağım.
Soon as Reade gets in, bring him up to speed, partner up and try to track it down.
Reade gelir gelmez bilgilendir ve beraber ipucunu aramaya çıkın.
track 143
tracking 34
tracks 40
tracker 17
tracked 25
track it 27
track mind 21
track him down 18
partner 1354
partners 202
tracking 34
tracks 40
tracker 17
tracked 25
track it 27
track mind 21
track him down 18
partner 1354
partners 202