English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ S ] / Second lieutenant

Second lieutenant Çeviri Türkçe

222 parallel translation
Second Lieutenant!
Teğmen?
By order of the Secretary, Philip Sheridan... ... Second Lieutenant and Adjutant. "
Sekreterin emri ile, Philip Sheridan İkinci Teğmen ve Emir Subayı. "
Second lieutenant, reporting for duty.
Teğmen. Göreve atandım.
The Michigan Brigade is led by the most irresponsible rattle-brained second lieutenant in the Army.
Michigan Tugayının başında ordudaki en sorumsuz ve beyinsiz üsteğmen var.
The order in question, being erroneous, is hereby revoked and as of today, revert to second lieutenant.
Yanlış olan emir hükümsüz kılınmış ve rütbeniz üsteğmene indirilmiştir.
Look, bub, every second lieutenant is entitled to three resignations during his first tour of duty.
İlk iş gününde her subay üç kere istifa etmeyi düşünür.
Everybody on the post knew it, above the rank of second lieutenant.
Kaledeki herkes biliyordu, ikinci teğmenin şansı yüksekti.
You'll make a silly-looking second lieutenant.
Asteğmen olarak komik görüneceksin.
You're out from under those second lieutenant bars.
Asteğmen olmaktan kurtuldun. Orada öyle durma.
Charged with homicide of second lieutenant, no witness, no conviction.
Asteğmen cinayetiyle suçlanma, tanık yok, mahkumiyet yok.
Simple soldier, one arm broken fighting beside General Kleber, Second Lieutenant in Lodi, Legion of Honor in Austerlitz, one of the three survivors of the Eylau cemetery.
General Kleber'in yanında savaşırken kolu kırılan rütbesiz er Lodi'de Asteğmen Austerlitz'de Şeref Madalyası Eylau mezarlığından kurtulan üç kişiden biri... 12.yarasını aldığı Friedland'da Yüzbaşı Waterloo'da Albay.
Oh, that's all right. I was a second lieutenant with your old wing in London.
Londra filonuzda asteğmendim.
Didn't your husband strike a young second lieutenant at this party?
O partide kocanız genç bir asteğmene yumruk atmadı mı?
- Who are you? - Second lieutenant Loquenzi, seventh regiment.
- Asteğmen Loquenzi, 7. alay.
Second lieutenant.
2. teğmen oldun.
Meat-headed second lieutenant.
Dangalak 2. teğmen.
- I was second lieutenant in Como.
- Como'da yardımcı teğmendim.
I still wore my second lieutenant's uniform and I roamed the countryside in the rain.
Yine de teğmen üniformamı giymiş,... yağmur altında, kırsalda dolaşmaktaydım.
The second lieutenant's ordered to bring him here.
Asteğmen buraya getirmemi söyledi.
Second Lieutenant Avellini.
As-teğmen Avellini.
- I'm second Lieutenant Belenky.
- Benim, ikinci Teğmen Belenky.
The others two were Canadian, second lieutenant.
Diğer ikisi Kanadalı iki deniz teğmeniydi.
The Second Lieutenant said that we can't win the war fighting warriors like them.
Teğmen önceden uyarmıştı ;... Böyle savaşçılara karşı... savaşı kazanamayız!
Second Lieutenant morel.
- Asteğmen Morel.
Second Lieutenant morel.
Asteğmen Morel.
I don't know why it is an old man like that, and a five-star general to boot, has to run around dressed up like a 19-year-old second lieutenant.
Böylesine yaşlı ve beş yıldızlı bir adamın neden 19 yaşında bir teğmen gibi giyinip etrafta dolaştığını anlamıyorum.
Second lieutenant?
İkinci teğmen mi?
I got a purple heart from a goddamn second lieutenant...
Bir madalyam var. Onu lanet olası bir teğmenden aldım.
I got this second lieutenant, this... Fucking camp lejeune whiz kid.
Bana ikinci teğmen olarak, Şampiyonlar Ligi'nin altın çocuğu düştü.
promoted to second lieutenant.
ikinci teğmen.
And to assist me in this, I'm replacing Mr Fryer with Mr Christian who will now act as executive second in command with the rank of Acting Second Lieutenant.
Ve bunu gerçekleştirmemde yardım etmesi için, Bay Fryer'ın yerine Bay Christian'ı... kumandada ikinci yetkili kişi olmak üzere yer değiştiriyorum... İkinci Kaptan olmak üzere.
He's a second lieutenant in the Aeronautica Militare.
Hava kuvvetlerinde bir teğmen.
I don't know why anybody wants to be a second lieutenant.
Anlayamıyorum. Kimse ikinci teğmen olmak istemez.
- Second Lieutenant Britten Davis.
- Ben Teğmen Britton Davis.
Second Lieutenant Britten Davis, Sixth Cavalry.
Teğmen Britton Davis, Altıncı Süvari Birliğinden.
Second lieutenant.
- İkinci teğmen.
- Second floor, Lieutenant.
- İkin kat ön cephe komiserim.
- Second Lieutenant Cook, in charge of files.
- Dosya sorumlusu, Asteğmen Cook.
Lieutenant, take the second squad.
Teğmen, ikinci mangayı al.
From pharmacist's mate second class C.E " "Doc" " Jones to Lieutenant Anderson. Sir...
" 2inci sınıf, CE'Doktor'Jones'tan Teğmen Anderson'a, efendim.
" Second in command will be First Lieutenant Winters,
İkinci komutan Üsteğmen Winters olacak...
His second-in-command, Lieutenant Wise.
Bu ikinci komutanı, Teğmen Wise.
Hey, Lieutenant, another second is all...
Hey, Komiser, bir saniye daha, her...
As a matter of fact, Lieutenant... it was the second line, 6902.
Sizin için yapabileceğim bir şey var mı? Bir kaç dakikanızı istiyorum, mümkünse.
Our investigation so far has disclosed the men in second company who took part in action declared unanimously the action was led by Lieutenant Meyer
Şu ana kadarki soruşturmamızda şu sonuca ulaşılmıştır : İkinci bölükte çarpışmaya katılan askerlerin tümü taarruzun Teğmen Meyer tarafından yönetildiğini konusunda hemfikirdirler.
The movie with the duel, the guy's best friend went with him as his lieutenant, his second?
Filmdeki düelloda adamın en yakın dostu yardımcısı oluyordu ya?
Lieutenant, just listen to me for a second!
Teğmen, bir saniye beni dinleyin lütfen!
Yes, Lieutenant. Lower left, second-to-last molar.
Sol alt, sondan ikinci azı dişi.
Lieutenant, one second.
Teğmenim, bir saniye.
Corporal, were you present at a meeting that Lieutenant Kendrick held... on the afternoon of September 6 with the members of the Second Platoon?
Onbaşı, Teğmen Kendrick'in 6 Eylül öğleden sonra İkinci Müfreze üyeleriyle yaptığı toplantıda bulunuyor muydun?
If she succeeds in seducing the Lieutenant instead of being rejected a second time...
Eğer ikinci seferde reddedilmek yerine Teğmen'i baştan çıkarabilirse...

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]