Slalom Çeviri Türkçe
59 parallel translation
In the slalom, it was the Austrians and the French who shone.
Slalom yarışında parlayan Fransızlar ve Avusturyalılar var.
Here we see a descent in two minutes and five seconds putting him in front of the Austrian.
Burada Avusturyalının önünde iki dakika beş saniye içersinde yapılan aşağı slalom'u görüyoruz.
The Swiss, who did so well in the first heat wins the slalom in two minutes and four seconds.
İlk etapta pek iyi işler çıkaramayan İsviçreliler iki dakika dört saniyelik derece ile slalom'u kazanıyor.
The Citroën taxi makes an elegant slalom.
Citroën taksi zarif bir slalom yapıyor.
- I'm doing this slalom over the canyon.
- Kanyonda slalom yapmakla meşgulüm.
Slalom, downhill and freestyle.
Slalom, iniş ve serbest stil.
The first event will be the slalom.
İlk etap slalom olacak.
Day two is underway here on the south course for the second round of slalom qualifying.
Yarışın ikinci günü slalom elemesinin ikinci raundu için güney pistinde devam ediyor.
The top ten qualifying skiers will compete in the slalom, giant slalom, freestyle and the downhill.
İlk on sıradaki kayakçı slalom büyük slalom, serbest stil ve iniş kayağında yarışacak.
Maybe they even took the liberty to hire an alcoholic skipper, who likes to drink martinis and fuckin play slalom with the icebergs.
Hatta belki sarhoş bir kaptanla bile anlaşabilirler. Martini içip buzdağları arasında slalom yapmayı seven biri.
If, despite what you have seen, you still wish to follow the Kingdom ´ s slalom course, spend more time with our little flock, and listen yet again to this gentleman ´ s flippant remarks, for Satan ´ s sake be prepared to take the Good with the Evil.
Gördüklerinize rağmen hala Kingdom'ın slalomunu izlemeye ve yorumlarımı dinlemeye devam etmek istiyorsanız Şeytan aşkına kötülüğe iyilikle karşı koymaya hazır olun.
In Colorado the beautiful people showed their stuff this week at the Annual Celebrity Slalom for Bosnia.
Colorado'nun güzel insanları, bu hafta Bosna için yıllık ünlüler slalomunda yeteneklerini gösterdiler. *
- Slalom.
- Slalom.
- Slalom?
- Slalom mu?
Slalom! Slalom, baby!
Slalom, bebek!
That's not funny. With in-house experts to teach the craft of street slaloming.
- Ayrıca uzmanlarımız sokakta slalom yapmayı öğretecek.
Slalom!
Slalom!
Y... you know the men's slalom's on.
Bak, erkekler kayak yarışını izliyorum.
Now the awards for the men's slalom.
Şimdi de erkekler slalom ödülleri.
Got caught in a civil war, spent a night in a bombed-out airport, with rebels fighting and shooting in a barroom brawl, and was finally rescued by drunk Russian pilots, slaloming around crater holes in the runway
Bir sivil savaşa tanık olmuş, meyhane münakaşasında isyancıların silahlı kavgası arasında bombalanan hava alanında bir gece geçirmiş. Sonunda kaçış esnasında krater ağızlarında slalom yapan sarhoş Rus pilotlar tarafından kurtarılmış.
AII Jason wanted to do was slalom.
Jason'ın tek yapmak istediği slalomdu.
That's it, slalom...
İşte bu, slalom yap.
I couldn't slalom.
Slalom yapamıyorum.
I slalom between the obstacles and accelerate to cross the line ahead of the competition.
Engellerin arasından geçip yarış çizgisini birinci sırada geçmek için gaza basıyorum.
Well, ass, it was giant slalom... And I only took bronze.
Büyük slalom dalındaydı ve bronz almıştım, göt herif.
There's a Giant Slalom you can try.
Büyük Slalom var, deneyebilirsin.
Where's it marked as a Slalom?
Slalom olduğu nerede yazıyor?
G.S., Giant Slalom.
B.S. Büyük Slalom.
How much of the Giant Slalom is left?
Büyük Slalom'dan ne kadar kaldı?
♪ it's the... ♪ thrill of the fight. Now, Ali, you're gonna slalom through the cones.
Ali, konilerin arasında zikzak çizerek ilerleyeceksin.
So you're riding shotgun with your drunk friend, who's speeding and weaving through traffic, and you don't wear your seat belt?
Yani sarhoş arkadaşın trafikte hız ve slalom yapıyorken kemer takmayarak hayatınla oynar mısın?
Our challenge was to do a slalom circuit in the parking lot, a 360-degree turn around a flag, and then race back to the finish line.
Yarışmamız... bir bayrak etrafında 360 derecelik dönüşle... park alanında bir slalom yapmak... ve sonra finiş çizgisine kadar yarışmaktı.
As we slalomed through the containers,
Konteynırlarla slalom yaparken...
The fact is if you stay away from aggressive lane change or slalom courses in this machine, I think you're all right.
Aslında bu araçta ani şerit değiştirmelerden veya zikzak hareketlerinden kaçınırsanız bence bir şey olmaz.
Hiccup and Snotlout will get on their dragons, loop around our flagship anchored off the coast, slalom through the sea stack maze, then head back here.
Hiccup ve Snotlout ejderhalarına binip kıyıda demirli olan sancak gemisinin etrafında döndükten sonra deniz yığını labirentinden geçip, buraya geri dönecekler.
They ski slalom in Hole of Jackson.
Jackson Deliği'nde kayak yaptılar.
The kid was slaloming hills with a buddy.
Arkadaşıyla tepelerde slalom yapıyormuş.
To see if our vehicles could hit 150 without rolling, we'd run a slalom course designed to test how controllable the cars were if something went wrong, and to magnify any flaws our cars might have, our regular tires had been replaced with doughnuts.
Araçlarımızın devrilmeden 240 km'ye... ulaşıp ulaşmadığını görmek için... arabalarımızın ne kadar kontrollü olduklarını anlamak amacıyla... slalom pistinde yarışacaktık. Birşeyler ters giderse, arabalarımızın başına gelecek hataları büyütmek için... normal lastiklerimizin yerine dolgu lastikler takılmıştı.
We had to complete a slalom course while being distracted.
Dikkatimiz dağılırken, bir slalom etabını tamamlayacaktık.
The skiers slalom.
Kayakçılar gibi slalom yapmalıyım.
Slalom. Slalom.
Slalom.
I'd have to slalom around 5 flags before crossing the finish line, while Benji could take any route he wanted over the jumps at the terrain park.
Finiş çizgisini geçmeden önce 5 bayrakta slalom yapmak zorundaydım. Benji ise parktaki tümseklerden istediği yolu izleyebilecekti.
It was a 500-yard-long slalom with 6-feet berms on either side.
İki yanında 1,8 metre banketli 500 metrelik slalom pistiydi burası.
I have to drive this slalom course, spin around, and come back after I open this box.
Kutuyu açtıktan sonra bu slalom pistinde sürüp etrafında dolanıp geri gelmek zorundayım.
"To see which of your cars " can best survive without these comforts, " you will now lose your power steering
Hanginizin arabasının bu özellikler olmadan en iyi şekilde hayatta kalacağını görmek için hidrolik direksiyonu söküp bir slalom etabında yarışacaksınız.
I figured we'd make a little bit of a slalom.
- Ufak bir slalom yapalım.
You got something to slalom around?
Slalom için bir şeyler var mı?
Look at this slalom.
Şu slaloma bakın.
Or you will destroy slalom slopes mine?
Yoksa ne olur? Hokus pokus yapıp kayak yamaçlarıma yağmur mu yağdırırsın?
I'm very good on slalom, will you remember, hmm?
Slalom yapıyorum.
- Slaloming around pop bottles right down the middle of the street.
Sokağın ortasında şişelerin üzerinde slalom yapıyorlar.