Translate.vc / İspanyolca → Türkçe / Stinky
Stinky Çeviri Türkçe
115 parallel translation
"Suyo, Stinky Moore". ¿ No es maravilloso?
"Saygılarımla, Pis Moore." Müthiş, değil mi?
- ¡ Stinky! - Hola gordo, ¿ cómo estás?
Stinky.
Holmes, éste es Stinky.
Holmes, bu Stinky.
¿ Y el té de Stinky?
Nereye gidiyorsunuz?
- Lo siento.
- Stinky henüz çayını içmemişti.
- Estoy de acuerdo con Stinky.
Belki. Ben yaşlı Stinky'ye katılıyorum.
Sólo espero que su amigo Stinky... tenga más cuidado en el futuro, por si acaso.
Sadece umuyorum ki, dostun Stinky her olasılığa karşı gelecekte daha ihtiyatlı olsun.
- A mí me llaman Stinky.
- Teşekkürler. Bana da Stinky derler.
Pobre Stinky. Es culpa mía.
Zavallı Stinky.
Probablemente había algo escondido en la caja de Stinky. Posiblemente joyas robadas.
Yaşlı Stinky'nin kutusunda bir şeyler saklanmış olmalı.
- Hola, elegantón.
- Stinky.
¡ "Apestosina"!
Stinky Lemsky!
Apestosina, ella es Janey. Janey, ella es Apestosina.
Stinky Lemsky, bu Janey.
ME FUI A HAYSVILLE A COLGAR AL RATA LOMAX
STINKY LOMAX'İN İDAMI İÇİN HAYSVILLE'DE
Perteneció a un famoso gangster. Stinky, o algo parecido.
Ünlü bir gangstere aitti, Stinky diye biri.
Por favor denle una cálida bienvenida a Samantha Estanco.
Şimdi lütfen büyük bir ilkokul merhabası diyelim Samantha Stinky`e.
Todos estamos afectados por la muerte prematura de Apestoso y Arrugado pero la vida continúa.
Bayan Krabappel, Stinky ve Wrinkles`in zamansız ölümü hepimizi derinden sarstı ama hayat devam ediyor.
Oye, Stinky Walmac ha abierto otra vez el Johnson Inn.
Hey, Stinky Womack, The Johnson lnn'i yeniden açtı.
Disculpa, Stinky.
Özür dilerim Stinky.
Debería poner "Stinky's". Un cartel grande.
Stinky'nin maskotu bu olmalı.
He telefoneado a la prima de Stinky, a la preciosa Andera.
Bu sabah Stinky'nin güzel kuzeni Andera'ya telefon açtım.
Sean buenos. Stinky, no abras la puerta a nadie.
Stinky, Kapıyı kimseye açma.
Hankey está en el mall ¿ Puede alguien llevarnos? - Tío Stinky, ¿ Puedes llevarnos?
Alışveriş merkezinde Bay Hankey var, biri bizi oraya götürebilir mi?
Tío Stinky, mis estúpidos amigos quieren ver a Mr.
Stinky Amca, aptal arkadaşlarım Bay Hankey'i görmek istiyor.
Bien, Oloroso Pete, ya es hora de que aprendas lo que significa "recreo".
Pekâlâ, Stinky Pete, oyun oynamanın nasıl bir şey olduğunu öğrenmenin vakti geldi.
No te hagas muy amigo de Stinky.
Stinky'le çok fazla yaklaşma
- Hola, Stinky. - ¿ Cómo andas, Gary?
Hey, Stinky Oh, Selam, Gary, nasıl gidiyor?
Desi y Stinky trabajan en compresión.
Dessy ve Stinky sıkıştırma üzerinde çalışıyorlar
Stinky, cerebro de Turd, pónganse contra la pared del estómago.
Bakalım karın duvarını aşabilecek miyiz?
"A mi amado hijo, Stinky, te dejo la casa en Nebraska,... cuídala como lo hicimos tu padre y yo."
Sevgili oğlum Stinky : Nebraska'daki evi sana bırakıyorum Tıpkı baban ve ben gibi ona iyi bak.
¿ Stinky?
Stinky.
Stinky. Pensé que tendría que hacer sus cosas.
İşini görmesi gerektiğini düşündüm.
Yo estaba más entusiasmado con el nombre Apestoso.
Ben gençken "Stinky" ismine çok düşkündüm.
Eso fue cuando dije Apestoso, ¿ no es así?
Ben tam "Stinky" derken değil mi?
Tu sonreíste cuando yo dije Apestoso.
Stinky dediğimde güldünüz.
Buenos días Apestoso.
Günaydın, Stinky.
Es un día encantador, Apestoso.
Ne hoş bir gün, değil mi, Stinky?
¿ Quién es Apestoso?
Stinky kim?
Llamaste a algún tipo Apestoso.
Adı Stinky olan birine sesleniyordun.
Apestosas sin par
Stinky all the way
A Sr. Stinky no.
- Bay Kokulu olmaz. - Brett!
- Stinky, qué divertido.
Stinky?
- Mi reputación, Stinky
Benim itibarım, Stinky.
¡ Hola, Stinky!
Selam Stinky!
Cuidado con lo de Stinky, tío.
Artı k bana Stinky demezsen iyi olur.
Me gusta "Stinky's".
Bu hoşuma gitti.
- Este el tío Stinky...
Bu Stinky Amca. — Sizi burada görmek güzel.
- Realmente eres Oloroso Pete.
- Sen aslında Stinky Pete'sin, değil mi?
- ¡ Stinky!
Stinky!
¡ Stinky!
Stinky!
Con Stinky.
- Stinky'den.