Translate.vc / İspanyolca → Türkçe / Tano
Tano Çeviri Türkçe
261 parallel translation
Tano desplumador de pollos, si regresas...
Tavuk işine devam et sen, tabi buradan sağ dönersen.
- ¿ Me estás jodiendo? Su esposo, el maldito Sr. vergón... es dueño de un maldito restaurante tano, ¿ está bien?
Kocası bay koca penisin lokantası var değil mi?
¡ Condenado holgazan tano!
Siktiğimiğin lavuğu.
Digo que un tano ni siquiera es una espinilla en el culo de un negro.
Bir italyan benim kıçımdaki sivilceyi bile öpemez diyorum.
Tu sabes que eres un tano cabron loco, ¿ verdad?
Çılgın bir orospu çocuğu olduğunu biliyorsun di mi?
Y a ese tano Perillo, le clavare una cuchilla en el culo.
Ve şu Guinea Perillo. O bütün malı kıçına soktu.
� Qu � te trae al s � tano?
Seni bodruma indiren nedir?
- Estar � n enterrados en el s � tano.
- Bodrumda olmalı.
Al irlandés y al tano mugriento.
Bir kızılı ve bir İtalyan'ı.
El Asesor, ese gordo, también aplastemos a Tano, míralo.
Koca göbekli Meclis Üyesini! Hayır, hadi Tano'yu ezelim, bir baksana!
¿ Peppino, quieres pisar a Tano?
Tano'yu ezmek mi istiyorsun?
¿ No quieres acaso al tío Tano?
Yoksa onu sevmiyor musun artık?
¿ No es verdad Tano?
Öyle değil mi, Tano?
Se creen los "padres-eternos" de Cinisi después nominan a Tano "Batidor" y todos corren junto a él.
Kendini kral zannediyorsun ama Battagghi idareyi ele alınca hepiniz altınıza sıçmaya başlıyorsunuz.
" Don Tano, ¿ a cuánto está la carne hoy?
" Don Tano'yu kutlarım. Bugün etin fiyatı nedir?
¿ Eh? - ¡ El tío Tano!
- Sakin ol, hadi gidelim.
- Sshh, habla despacio.
- Tano! - Bağırma.
"Saludemos al tío Tano." "Es mi obsequio, Peppino." "Es mi obsequio, Peppino." "Es mi obsequio, Giovanni."
"Hadi, Tano'yu selamlayalım!" "Seni görmek güzel, Peppino, ve seni de, Giovanni."
Este es don Saro, sobrino de un otro "más importante" ¡ que se llama Tano!
Bu, Don Saro, çok ama çok önemli bir adamın kuzeni, yani Tano'nun!
Tano... "Tano Sentado" ¡ excelentísimo gobernador de la colonia de Cinisi!
Oturan Tano, Cinisi sömürgesinin mükemmel Vali'si!
- Tano te quiere invitar con un café.
- Tano seninle bir kahve içmek istiyor. - Nerede?
"Tano Sentado", el gran capo de "Mafiópolis".
Mafya Şehri'nin Büyük Şefi, Oturan Tano!
- Amigos que vienen de América para traer "muchos dólares" a don Tano.
Amerika'dan gelerek, Don Tano'ya "tomarla dolar" getiren bir grup dost!
- Seis millones - ¡ Todo para don Tano!
Altı milyar! - Altı milyar! 6 milyonun hepsi Tano'nun cebinde, çünkü Cinisi'nin Kralı o!
Porque en Cinisi no se mueve una sola hoja, si don Tano no quiere. Palabra de "Tano Sentado" ¡ el gran capo de "Mafiópolis"!
Mafya Şehri'nin Büyük Şefi, Oturan Tano'nun katkılarıyla!
Rece don Tano.
Devam et, dua et, Don Tano.
Don Tano es un hombre de fe.
Don Oturan Tano'nun inancı büyüktür.
Le perdonamos a él y a todo el pueblo "Mafiópolis". Don Tano, ¡ te perdonamos!
Onu ve Mafya Şehri'nin sakinlerini affediyoruz, Don Tano, seni affediyoruz!
Tengo algo para Tano, te lo había dicho.
! Tano'ya bir şey almıştım.
Tú, cuando vuelvas al pueblo vas donde Tano le llevas este regalo y le dices "Esto te lo manda el primo Anthony de América" Él lo entenderá.
Cinisi'ye döndüğünde, bu hediyeyi verip, şöyle söyleyebilir misin : "Bu Amerika'daki kuzenim Anthony'den." O anlar.
Además, Luigi, con Tano se puede hablar.
Ayrıca, şunu da unutma, Tano aklıselim bir insandır.
Estoy contento que hayas vuelto.
- İyi ki döndün. - Nasılsın, Tano?
Sí, lo sé. A Tano, le agradecen, le quieren todos...
Evet, biliyorum, Tanrı'ya şükür, Tano'yu herkes seviyor.
¡ Tano el vaquero con una corbata!
Bir kravat! Reis Tano kravat takacak!
- ¡ Tano es un mafioso!
- Tano mafyadır!
He pensado, ¿ por qué Tano no puede honrar a su amigo Impastato?
"Tano neden dostu Impastato'yu onurlandıramıyor?"
Y sobre todo, he pensado : ¿ Por qué no me quieren? ...... ¿ en el funeral de mi amigo Luigi Impastato?
Ama her şeyden önce, dostu Impastato'nun cenazesine Tano'nun katılmasını neden istemediklerini anlamaya çalıştım.
"Tano Sentado, cara pálida..."
" Soluk benizli Oturan Tano ;
Tano Sentado, cara pálida, experto en cartuchos y tráfico de heroína.
"Soluk benizli Oturan Tano ; silah ve eroin kaçakçılığı uzmanı."
Entonces toda la droga que pasa por Punta Raisi ¿ la trafica Tano?
Şunu çok merak ediyorum : Punta Raisi'den geçen tüm uyuşturucuyu gümrükten Tano mu sokuyor?
Y todas las refinerías escondidas en los campos ¿ pertenecen a Tano?
Punta Raisi kırsalındaki tüm gizli imalathaneler Tano'ya mı ait?
No taño.
Şimdiden çanımı çalamam.
Se ha convertido en un "tano".
Fakat bak ne hale geldi.
TáNo podr + ía creerlo!
Hayal bile edemezsiniz.
TáNo quiero respirar!
İstemiyorum!
TáNo!
Hayır!
TáNo es un extra + - o!
O yabancı değil!
TáNo! Evidentemente debemos permanecer juntos, sino no funciona.
Birbirimizden ayrılmamalıyız, yoksa işe yaramaz.
- TáNo va m + ás!
- Bahisler kapandı!
TáNo es mejor!
Daha iyi değil!
TáNo + él!
O olmaz!