English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İspanyolca → Türkçe / Zant

Zant Çeviri Türkçe

54 parallel translation
Asesinaron a Van Zann hace cuatro días. Lo mató Martin Whistler.
Van Zant dört gün önce Martin Whistler tarafından öldürüldü.
Estaba con Van Zann cuando sucedió.
Öldüğünde Van Zant'ın yanındaydım.
Van Zann, Ash y yo teníamos antepasados en la ciudad.
Van Zant'ın, Ash'ın ve benim bütün atalarım zamanında o şehirdeydiler.
Roger Van Zant.
Roger Van Zant.
Hice el trato. Llama a Van Zant, recoge el dinero.
Van Zant'i ara, parayı al.
Recibimos el dinero de Van Zant y luego le doy un depósito a Kelso para lo del banco.
Bugün Van Zant'ten parayı alacağız. Sonra ben Kelso'ya şu banka işi için avans vereceğim.
Con Roger Van Zant.
Roger Van Zant, lütfen.
Habla Roger Van Zant.
Ben Van Zant.
¿ Y Van Zant?
Ya Van Zant'e ne olacak?
Con la poli siguiéndonos, ¿ quieres jugar a la guerra con él?
Polisler peşimizdeyken Van Zant'le savaş oyunu mu oynayacaksın?
Yo tengo más motivación para matar a Van Zant que tú.
Senin kadar ben de Van Zant'i haklamak istiyorum.
Van Zant.
Van Zant.
¿ Van Zant?
Van Zant mi?
Vive en Hillside Terrace, Encino.
Van Zant, Encino "da Hillside Terrace" da yaşıyor.
Ahora mismo hay patrullas en casa de Van Zant porque hace unas horas lo mataron.
Şu sırada ekipler Van Zant'in evinde... çünkü adam bu akşam öldürülmüş.
VERN VAN ZANT VIOLACION - ASESINATO
Vern Van Zant, 1982 yılında mahkum edildi
¡ Nunca ha sido vencido, representando a la prisión de Lodi, la gran esperanza blanca, Vern Van Zant!
Tecavüz, adam kaçırma, cinayet "SS Low Riders" çete üyesi Şu ana kadar hiç kaybetmeden sekiz maç kazandı. Beyazların ümidi
¡ Vern Van Zant ha caído!
Düştü! Vern Van Zant düştü!
Vern Van Zant dice que se hizo los nuevos tatuajes para la ocasión.
Vern Van Zant sırf bu maç için dövme yaptırdığını söylüyor.
Le hablo de Abraham Lincoln y de Ronnie Van Zant... porque en mi casa los dos son igualmente importantes.
Ona Abraham Lincoln ve Ronnie Van Zant'ı öğretiyorum... çünkü benim evimde ikisi de aynı derecede önemli.
El cantante parece un Ronnie Van Zant joven.
Vay canına, o şarkıcı genç Ronnie Van Zant'e benziyor.
Cuando estuvo en prisión, presentó una demanda alegando que financió... el inicio de "Saturday Night Tonight" y que Sid nunca le pagó su parte.
Van Zant hapisteyken "Saturday Night Tonight" ın pilot bölümüne para yatırdığı ve Sid'in onu saf dışı bırakıp bütün kârı aldığı iddiasıyla ona dava açmış.
Sí, pero la demanda no prosperó, Sid se hizo rico y Van Zant siguió en prisión.
Evet ama Sid zenginleşip Van Zant de hapiste çürüdükçe dava zaman aşımına uğramış.
Quizás se refería a Van Zant cuando habló con su esposa.
Belki de karısının söylediği, Sid'in peşindeki adam Van Zant'tir.
Si Van Zant creía que Sid le debía dinero, pudo venir a cobrarle.
Van Zant, Sid'in programdan kazandığı paraların üzerine yatmaya çalıştığını öğrendiyse belki de tahsilat için ona gitmiştir.
Y cuando Sid se negó, Van Zant optó por vengarse.
Sid de vermek istemediyse Van Zant bunun yerine intikam almayı seçmiş olabilir.
- ¿ Dónde está Van Zant?
- Van Zant şu an nerede?
Oigan, envié su foto a los de seguridad de S.N.T. por si alguien lo vio anoche.
"S.N.T." nin güvenliğine dün gece gören var mı diye Van Zant'in resmini göndermiştim.
Nadie lo vio, pero hace 30 minutos entró en el edificio... con un pase que le dio alguien del programa.
Kimse görmemiş. Ama 30 dakika önce Van Zant programdan birinin ona çıkardığı bir giriş kartıyla binaya giriş yapmış.
- ¿ Kurt Van Zant?
Kurt Van Zant mi?
Chad, dime quién le dio un pase a Kurt Van Zant.
Chad, Kurt Van Zant adına giriş kartını kim çıkarmış öğren.
- ¡ Métalo, Van Zant, ahora!
- Onu içeri çek Van Zant.
Y Van Zant quería su parte, pero muerto Sid, fue tras la suya. Me negué.
Van Zant payını istedi ama Sid öldü, onun da tek seçeneği senin peşine düşmekti.
Mucho tiempo para guardar rencor, Sr. Van Zant.
Bu kin tutmak için çok uzun bir süre Bay Van Zant.
Creo que dice la verdad.
Güvenlik kameraları Van Zant'in 12 : 30 ila 3 : 30 arasında arabasının içinde Sid'in evinin önünde beklediğini gösteriyor. Bence doğruyu söylüyor.
- Está del otro lado de la ciudad. - Sí, Van Zant no pudo hacerlo.
- Stüdyo, şehrin diğer tarafında kalıyor.
¿ Había una mochila en el basurero que registraste?
- Evet, Van Zant yapmış olamaz. Peki araştırdığınız çöpün içinden spor bir çanta çıkmadı mı?
¿ Qué dijo Van Zant? Dijo que venía en camino.
- Van Zant ne dedi?
¿ Entonces me estás diciendo que el hombre que tiene a tu hermano es Luca Van Zant?
Kardeşini kaçıran adamın Luca Van Zant olduğunu mu söylüyorsun?
Hablamos con Van Zant.
- Van Zant ile konuşacağız.
Sr. Van Zant, yo no tomé su dinero.
Bay Van Zant, paranızı ben almadım.
Fui yo, Vega. Robé el dinero de Luca Van Zant.
Luca Van Zant'ın parasını ben çaldım Vega.
Mira, aún después de que Van Zant supiera que su dinero no estaba, podía haber buscado a Nellas por meses.
Van Zant parasının gitmiş olduğunu öğrendiği zaman aylarca Nellas'ı bulmaya çalışacaktı.
No es acerca del dinero de Van Zant. Es acerca de su reputación.
Van Zant için bu bir para meselesi değil, şan meselesi.
Asociado conocido de Van Zant.
Van Zant'ın iş ortağı.
Haces lo que debes hacer. Iré a ver a Van Zant.
Yapman gerekeni yap, ben Van Zant'ı görmeye gideceğim.
Quiero la verdad. ¿ Lo ordenó Van Zant?
Gerçeği istiyorum, emri Van Zant mı verdi?
Mire, la razón por la que no le devolveré el dinero, Sr. Van Zant, es porque no era suyo para empezar.
Şimdi sana paranı neden geri vermeyeceğimi anladın mı Bay Van Zant?
Sigue golpeando.
Bu sol direkler Van Zant'ı bayağı uğraştıracağa benziyor.
Este hombre aún no ha tocado a Monroe.
Henüz Vant Zant ona dokunamadı.
Kurt Van Zant.
- Evet, son 4 rakamını bu da sistemde bu jipin bu adam tarafından kiralandığını gösteriyor Kurt Van Zant.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]