Translate.vc / Fransızca → Türkçe / Baltar
Baltar Çeviri Türkçe
335 parallel translation
Ce sera un plaisir, Baltar.
Benim için zevk olacak Baltar.
Pardonnez-moi, Baltar, mais ne faut-il pas d'abord conquérir les humains avant de célébrer la victoire?
Afedersin Baltar, ama insanları yenmek için formaliteleri bitirmemiz gerekmiyor mu..
Au milieu des troupes jusqu'à l'astrobase de Baltar.
Birliklerinin arasından direk Baltar'ın üs gemisine doğru.
Et quand Baltar verra que vous êtes après lui, il rappellera ses troupes de Gamoray.
Baltar peşinde olduğunuzu fark ettiğinde Gamoray'deki saldırı birliklerini geri çağıracak.
L'idée était de divertir Baltar, pas de l'attaquer la tête la première!
Baltar'ın birliklerinin dikkatini dağıtacağınızı sanıyordum direk saldıracağınızı değil.
On évacuera Bojay dès qu'on aura échappé à Baltar.
Baltar'ın timini geçer geçmez Bojay diğer filoya gönderilecek.
Il faut partir si on veut intercepter les vaisseaux de Baltar.
Baltar'ın gemilerinin yolunu keseceksek hareket etmeliyiz.
Par ordre de Baltar sous l'autorité du Leader Impérial, désengagez-vous tout de suite et rendez-vous sur Gamoray pour sauver le Leader Impérial
Büyük Lider'in, Komutan Baltar aracılığıyla verdiği emire göre Büyük Liderimizi kurtarmak için savaşı bırakıp Gamoray'e gidin.
Merci pour votre offre, Starbuck, mais je crois que les chasseurs de Baltar sont de retour.
Teklifin için minnettarım Starbuck ama yanılmıyorsam, Baltar'ın savaşçıları geri dönüş yolundadır.
On a rendez-vous avec un certain Baltar.
Baltar adlı adamla randevumuz var.
Celle de Baltar.
Bu Baltar'ın gemisi olmalı.
Il craint peut-être que ses nouvelles ne soient pas satisfaisantes.
Belki de raporunun tatmin edici olmayacağını hissediyordur Baltar.
Puis-je vous dire que c'est un honneur de servir l'illustre Baltar?
Size hizmet etmenin bir şeref olduğunu söylemeliyim şöhretli Baltar.
Puisque j'aurais failli envers le plus grand leader du millénium, vous, Baltar.
Milenyumumuzun büyük lideri siz Baltar'ı başarısızlığa uğratmış olacağım.
Baltar, mon ami... cette conférence d'armistice n'aurait pas été possible... sans votre travail inlassable.
Baltar, dostum bu ateşkes konferansı senin yorgunluk bilmeyen çalışmaların olmasaydı mümkün olmazdı.
Mais ils l'ont fait... par l'intermédiaire de Baltar.
Ama ettiler... Baltar.
Vous avez tout à fait raison, Baltar.
Tamamen haklısın, Baltar.
Le Comte Baltar a-t-il suggéré que nous restions sans défenses?
Efendim, Baltar güçlerimizin burada tamamen savunmasız bir şekilde oturduğunu ileri sürdü mü?
Baltar.
Baltar.
Alors allez me chercher Baltar.
Öyleyse git ve Baltar'ı ara.
Bienvenue, Baltar. Les nouvelles sont graves.
Hoşgeldin, Baltar.
Merci de ton aide, Baltar.
Sana yardımın için teşekkür ederiz, Baltar.
On ne sert personne, Baltar.
Hepiniz baş savcımızı tanıyorsunuz, Sire Solon.
Baltar, nomades et l'Alliance.
Anlatacağım. Nasıl olsa öğreneceksiniz, ben bilgisayarda yokum.
- Baltar et les nomades sont avec eux. - Sans Tigh, ils seraient déjà ici. - Où est le colonel Tigh?
Etrafımda ölenleri izleyerek ona doğru koştum ama gittikçe daha çok korkmaya başladım.
Baltar, baissez vos armes et rendez-vous.
Üzgünüm, sadece çocuklar ve bakıcıları.
J'ai désactivé ces Cylons quand on a capturé Baltar.
Ortega'yı sizin öldürdüğünüzü sanmıyorum.
J'apprécie ce que vous faites, mais il faut les réactiver et les renvoyer à Baltar avant qu'il ne tue les otages.
Ortega'yı Starbuck'ın öldürdüğünü biliyoruz. Onu kaçarken gördüm. Bunu bütün ifadelerinde söyledin.
Baltar ne relâchera jamais les otages.
Bakın, sizi suçladığım için özür dilemek istiyorum.
L'équipe d'attaque est prête à attaquer la baie de trois côtés.
Eski komutanı Baltar. Galactica'ya indiğimizde hapishane mavnasına gidip onu getireceğim.
Quelles sont nos chances d'y arriver avant que Baltar n'intervienne?
Yani Rising Star'a dönmekte serbest miyiz? Evet.
- Les charges sont en place.
Ben Baltar'ı alana kadar bekleyecek. Onu da öldürmeye çalışacak.
Il ne prendra pas le risque de détruire les otages.
Söylesene Apollo, bu mekikte tek başına Karibdis ve Baltar'la nasıl başa çıkacaksın?
Il doit se douter que vous ne les laisserez pas partir.
Ben yapmayacağım. Baltar benden yana olacak.
Baltar, le scanner.
İtirazınız yoksa avukat ben olacağım.
Baltar pourrait vous prendre à bord au dernier micron.
Önünüzde trafik var.
- Décollez!
- Komutan Baltar.
Le pilote et l'expert en électronique de Baltar.
- Baltar'ın pilotu ve elektronik uzmanı.
Par son commandeur, Baltar.
Eski komutanı Baltar.
Tu es fou. Il attendra que je sois avec Baltar.
Ben Baltar'ı alana kadar bekleyecek.
Comment vas-tu résister à Karibdis et à Baltar seul à bord de la navette?
Söyle bana Apollo, Karibdis ve Baltar'ı bu mekiğ yalnız nasıl alacaksın?
Non, Baltar sera de mon côté.
Ben yapmayacağım. Baltar benim yanımda olacak.
Mettez le pilote automatique, Baltar.
Otomatik pilota çevir Baltar.
C'est Baltar qu'il faut remercier.
Bana değil, Baltar'a teşekkür et.
Douze sectons se sont écoulés depuis la reddition de Baltar et notre rencontre avec cette race évoluée et mystérieuse qui nous a donné des coordonnées qui nous guideront vers la Terre.
Baltar teslim olalı 12 hafta oldu ve karşılaştığımız ileri ırkın, bize koordinatları veren esrarengiz insanları muhtemelen bize Dünya'ya doğru rehberlik edecekler.
Bonne idée, au cas où ce serait un des trucs de Baltar.
İyi fikir. Baltar'ın küçük numaralarından biri olabilir.
A vos ordres.
Emredersiniz Baltar.
Je viens de recevoir un communiqué direct de Baltar.
Baltar'dan direk bir bildiri aldım.
Envoyez l'Escadron Bleu pour escorter Baltar à bord.
Mavi Filo Baltar'ın gelişine eşlik etmek için kalksın.
Baltar.
Herkes Starbuck ve Ortega arasında ne olduğunu gördü ve Starbuck buradan koşarken görülmüş.
Tant qu'il ne les aura pas, Baltar n'ira pas sur son vaisseau.
Mahkeme görevlisi olarak.