Translate.vc / Fransızca → Türkçe / Braddock
Braddock Çeviri Türkçe
437 parallel translation
Je travaille comme vendeuse et j'écris un roman.
Braddock'ta 6. katta oyuncak satıyorum ve bir roman üzerinde çalışıyorum. Neredeyse bitti.
Ils ont dû toucher Braddock.
Braddock'u vurmuş olmalılar.
Sauf Braddock.
Braddock hariç.
Il était dans l'avion de Braddock.
Braddock'ın uçağındaydı.
J'ai vu un Braddock une fois, son prénom c'était Eric.
Braddock, bir zamanlar ilk adı Eric olan bir Braddock tanırdım.
Pas Braddock, Craddock.
Aslına bakılırsa, Braddock da değildi zaten. Adı Craddock'du.
Et voici Benjamin... Braddock!
Evet, alkışlar Benjamin Braddock için!
- Benjamin Braddock.
- Benjamin Braddock, ama...
Benjamin Braddock.
- Benjamin Braddock.
Il était temps!
Eee Braddock, artık bu buluşmanın zamanı gelmiş de geçiyordu.
Voici Benjamin Braddock.
Benjamin Braddock. Carl Smith.
- Plus de ça ici.
- Anlaşıldı mı Braddock?
Le sergent va t'escorter jusqu'à la réserve.
Çavuş Braddock rezervasyona kadar sana eşlik edecek.
Les frères Braddock.
Braddock Kardeşler.
Son premier maître, Braddock, sera posté à côté d'un autre baril, là.
1'nci subayı Braddock da şurada, bir diğer varilin başında olacak.
Chaque étape réussie sera réalisée à son tour par Braddock.
Her bir başarılı adım Braddock'a iletilecek ve Braddock da aynısını yapacak.
- Braddock prendra la relève.
- Braddock operasyona devam edecek.
T'ai-je déjà dit que tu étais un homme bon, Charlie Braddock?
Sana iyi bir insan olduğunu hiç söylemiş miydim Charlie Braddock?
Le Père Corelli a officié 42... Non, 43 ans à Braddock.
Peder Corelli ayrılmadan 42, yok 43 yıl önce Braddock'taydı.
C'est pourquoi je dis la messe en latin.
Bu yüzden Braddock'ta Latince konuşuyorum ; sanırım insanlar...
Tex Braddock va vers l'aire de stationnement du circuit d'Atlanta. Le camion est démoli, mais il s'en éloigne. Braddock va bien.
Kamyon mahvoldu, ama onun durumu iyi.
Colonel Cochrane, voici le capitaine Braddock de la division Astro -
Albay, bu Astro Bölümü'nden Yüzbaşı Braddock.
Capitaine Braddock, je vous tiens pour responsable de sa conduite -
Bu adamın davranışlarından seni sorumlu tutuyorum.
Je n'ai pas â encaisser ces conneries de votre part, Braddock.
Bu saçmalığa tahammülüm kalmadı.
Le capitaine Braddock veut vous voir immédiatement.
Yüzbaşı seni hemen ofisinde görmek istiyor.
Capitaine Braddock à l'appareil.
Yüzbaşı Braddock konuşuyor.
Oui, capitaine Braddock.
Yüzbaşı Braddock konuşuyor.
Désolé, M. Braddock.
Affedersiniz, Bay Braddock.
- Pardon, M. Braddock.
- Özür dilerim, Bay Braddock.
Parker, M. Braddock.
Parker, Bay Braddock.
Il ment, M. Braddock.
Yalan söylüyor, Bay Braddock.
Quitte la route à la prochaine sortie.
- Yoldan çık, bir sonraki çıkış. - Bay Braddock...
Il n'y aura pas de problèmes M. Braddock.
Bizim sorunumuz yok, Bay Braddock.
- Où? - A gauche.
- Nereye Bay Braddock?
- On peut faire ça M. Braddock?
- Bir bira isterim, Bay Braddock.
Attentez.
- Bekle. - Bay Braddock.
Tout va bien M. Braddock?
Her şey yolunda mı, Bay Braddock?
Vous allez bien, M. Braddock?
İyi misiniz, Bay Braddock?
Tout ira bien, pas vrai, M. Braddock?
İyi olacak değil mi, Bay Braddock?
Qu'est-ce que nous faisons, M. Braddock?
Ne dersiniz, Bay Braddock?
Celà pourrait être une erreur, M. Braddock.
Bu bir hata olmalı Bay Braddock.
Quelques minutes, M. Braddock.
İki dakika Bay Braddock.
J'ai envie d'une bière, M. Braddock.
Biraya hiç hayır demem, Bay Braddock.
- Vous ne mangez pas, M. Braddock?
- Siz yemiyorsunuz Bay Braddock.
M. Braddock, j'ai réfléchi.
Bay Braddock, düşünüyordum da...
Non, M. Braddock, ça ne l'est pas!
Hayır Bay Braddock, değil.
Braddock!
Braddock.
M. Braddock.
Bay Braddock.
- Ah bon? Ça ne vas pas marcher M. Braddock.
Bu yürüyecek mi, Bay Braddock?
- M. Braddock. - Attends!
Bekle.
M. Braddock.
Bay Braddock?