English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Fransızca → Türkçe / Constable

Constable Çeviri Türkçe

173 parallel translation
Voici sir Ronald Ramsgate, le constable de la Tour de Londres.
Sanırım Dr. Watson'u tanımıyorsunuz, öyle değil mi? Watson, bu Sör Ronald Ramsgate, Londra Kulesinin bekçisi.
C'est d'accord, Constable. Vous pouvez venir maintenant.
Sizden daha az çocukça bir şey bekliyordum.
Lci derrière, constable.
Buradayız memur bey.
L'homme du Hay Wain de Constable.
Constable'ın Saman Arabası'ndaki adam.
Papa, c'est l'homme du Hay Wain de Constable qui veut te voir.
Baba, Constable'ın Saman Arabası'ndaki adam seni görecekmiş.
L'homme du Hay Wain de Constable a dit, hier soir, qu'il n'y aurait pas de retour dans les tableaux avant le week-end.
Constable'ın Saman Arabası'ndaki adam dün akşam "Hafta sonundan önce resimlere dönüş olmaz," dedi.
Je les ai perdues, constable.
Onları kaybettim, polis memuru.
Je les ai achetées aux enchères d'un constable.
Onları, bu evde açık arttırmada birkaç polis memurundan aldım.
Mon oncle, le constable, veut ces boucles.
Amca, polis memuru, onları istiyor.
Je vous attends, constable!
Sizi bekliyorum, polis memuru.
Un village anglais nommé Studley Constable.
İngiltere'deki Studley Constable adlı bir köy.
Où se trouve Studley Constable?
Bu Studley Constable tam olarak nerede?
J'en suis ravi, Mademoiselle Constable.
Aynen öyle, Bayan Constable.
J'ai l'impression, Mlle Constable... que si la providence n'avait pas rappelé sa femme... et fait de lui un homme seul... il y aurait moins de maladies chez les filles des environs?
Sanırım eğer Tanrı kardeşimin karısını alıp onu bekar yapmasaydı bayanlar daha az hastalanırdı.
Anne, Mlle Constable.
Anne, Bayan Constable.
Tu n'avais pas à parler de ta dette devant Mlle Constable.
Bayan Constable'ın önünde borcunu tartışmak istemedim.
Mademoiselle Constable, tenez.
Bayan Constable. Buyurun.
Est-ce une de tes patientes?
Bayan Constable bir hastan mı?
Ca va, Constable.
- Tamam, Memur Bey.
A présent, en étudiant les photos du monstre hideux, il se souvenait des mots du peintre Constable :
Şimdi, o iğrenç canavarı fotoğraflarını incelerken ressam Constable'ın sözlerin hatırladı.
- Constable.
- Güvenlik Şefi.
Je pensais qu'une fois localisés par le constable et vous-même, tout serait terminé.
ve bir kez siz ve Güvenlik Şefi bizi tespit edince her şeyin biteceğini farkettim.
Constable, le major Kira sera en charge de l'enquête sur Marritza.
Güvenlik Şefi,... Marritza soruşturmasını Binbaşı Kira yürütecek.
Constable.
Güvenlik Şefi.
- Constable, que voulez-vous?
- Güvenlik görevlisi, ne istiyorsunuz?
- Constable, voyez s'il y a des blessés.
- Güvenlik görevlisi, kayıpları araştır.
Constable Odo, bonjour.
Güvenlik Şefi Odo, günaydın size.
- OK, constable.
- Evet, Güvenlik Şefi.
- Et ne m'appelez pas "Constable".
- Ve bana "Güvenlik Şefi" deme.
Vous avez une tête d'enterrement, constable.
En iyi dostunu kaybetmiş gibisin.
Je veux que tu dises au constable que tu ne recommenceras plus jamais.
- Öyle mi? Güvenlik şefine, bunu bir daha asla yapmayacağını söylemeni istiyorum.
J'ai un service à vous demander, constable.
Bir iyilik isteyeceğim. Kişisel bir mesele.
Constable.
Güvenlik subayı.
Que pensez-vous de notre constable?
Güvenlik Şefiyle iyi geçiniyor musunuz?
Si vous êtes intelligent, vous tirerez profit de l'expérience de notre constable.
Eğer akıllıysan Güvenlik Şefimizden güvenlikle ilgili bir şeyler öğrenebilirsin.
Constable, nul ne connaît cette station mieux que vous.
Güvenik Şefi, hiç kimse bu istasyonu senin kadar bilmiyor.
Je note l'appellation "Constable".
Bunu farkettim. "Güvenlik Şefi." Çok sevimli.
Continuez, constable.
Devam et, Güvenlik Şefi.
Le constable sera occupé.
Güvenlik şefi meşgul olabilir.
Constable, ramenez-moi le Dr Bashir immédiatement.
Güvenlik Şefi, derhal Dr. Bashir'in yanına gidip buraya getir.
Je souhaiterais m'entretenir avec le constable en privé.
Güvenlik şefiyle özel olarak konuşmak istiyorum.
Je vais en donner l'ordre, constable.
Emri veririm, Güvenlik Şefi.
- "Constable"?
- "Güvenlik Şefi mi"?
Je crois que même le constable en arriverait aux mêmes conclusions avec ces indices.
Kanıtların ışığında, Güvenlik şefi bile aynı sonuca vardı.
A présent que je le sais, je demanderai au constable Odo de renforcer la sécurité.
Artık burada olduğunuzu bildiğime göre Güvenlik Şefi Odo'ya, istasyon güvenliğini arttırmasını söyleyeceğim.
Ne vous inquiétez pas, constable. Je ne vous enverrai plus de client aujourd'hui.
Merak etme, Güvenlik Şefi, bu gün başka müşteri öldürmeyeceğim.
Constable.
Güvenlik.
- Constable?
- Güvenlik Şefi.
Merci, constable.
Teşekkür ederim, Güvenlik Şefi.
Constable, je viens d'avoir une idée. Si vous me disiez combien de temps ils mettront à vous attraper, nous pourrions faire de gros bénéfices tous les deux.
Şef düşündüm de, eğer gelecek tatbikatta seni yakalamalarının ne kadar süreceğini önceden bilseydim eh, şey diyelim sen ve ben önemli miktarda karı bölüşebiliriz.
Mais je commençais à être irritant par une constante surveillance. Particulièrement par le constable Barry.
İşte o zaman bu işe bir son vermeğe karar verdim.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]