English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Fransızca → Türkçe / Noro

Noro Çeviri Türkçe

240 parallel translation
QUELQUE PART A LA FRONTIERE ENTRE LA CAROLINE OU NORO ET OU SUO
KUZEY VE GÜNEY CAROLİNA SINIRI YAKINLARINDA
- TAMAGAWA Isao
HIDEAKI ESUMI HIROSHI CHO KEISUKE NORO
Interné à l'hôpital du Val-de-Grâce. Neuropsychiatrie militaire.
Val de Grâce'deki Askeri Nöro-psikiyatri Hastanesine yatırıldı.
On devait se concentrer sur un côté plus pratique des choses.
Nöro-fiziksel çalışmaları durdurup, daha pratik çözümler üzerinde çalışacağımızı sanıyordum.
Je suis l'avocat de la société neuro-psychiatrique de L.A.
Büyük Los Angeles... Nöro-Psikiyatri Topluluğu'nun avukatıyım.
Faisons une analyse neurochimique.
Bir de nöro-kimyasal analiz yapalım.
Effectivement, il y a une surcharge chimique sur les neurorécepteurs.
Nöro-sinirlere alabildiğince yayılıyor.
Je vais sonder son neurosystème pour voir si on repère une défaillance.
Nöro-sisteminin bir haritasını çıkaralım, belki zayıf bağlantıyı izole edebiliriz.
Ils extraient de notre cerveau des éléments neurochimiques.
Beynimizdeki nöro kimyasalları almaya çalıştıklarını sanıyorum.
Le cerveau humain, par exemple, peut être décrit en termes de fonctions cellulaires et d'interactions neurochimiques.
Mesela insan beyni, hücresel fonksiyonlar ve nöro kimyasal etkileşimlerle tanımlanabilir.
- Ensemble de circuits bio-neuraux.
Biyo - nöro çevrim.
- Bio-neuraux?
Biyo-nöro mu?
Certains circuits ont été remplacés par des packs de cellules bio-neurales pour améliorer l'organisation des données et le temps de réponse.
Bazı geleneksel çevrimler, biyo-nöro hücreler içeren jel paketleri ile değiştirildiler. Karşılık verme süresini hızlandırmak üzere fazlasıyla yeterliler.
Neurostimulation du pédoncule cérébral.
Beyin sapına doğrudan nöro-uyarı yap.
L'énergie bioneurale du commandant a été extraite de son cerveau.
Komutan Chakotay ise... beyninin bütün biyo-nöro enerjisi çıkartılmış.
Qui pourrait bien vouloir extraire son énergie bioneurale?
Biyo - nöro enerjisini birileri neden çıkartmak istesin ki?
C'est une signature neuroélectrique qui pourrait être une onde cérébrale superposée à la leur.
Burada belirtmek istediğim nokta, başka bir beyinden gelen nöro-elektrik izlerin, kendi beyinleri üzerine eklenmiş olduğudur.
Son énergie bioneurale est intacte. Je me demande d'oû viennent les contusions à son cou.
Biyo-nöro enerjisi tamamen bozulmamış, omzundaki ve boynunda bulunan yaraların nedenini ciddi bir biçimde merak ediyorum.
Il se peut que son énergie neurale ait été déplacée et qu'il prenne possession de nos corps.
Belki de nöro enerjisi çıktıktan sonra, bir şekilde insandan, insana geçme yeteneğine sahip olmuştur.
Pour extraire notre énergie neurale?
Nöro enerjilerimizi çıkarmak için mi?
Votre énergie neurale maintiendra mon peuple en vie pendant des années.
Gelecek yıllar için ortak nöro enerjiniz, halkıma güç verecek.
Il a fallu trois transcepteurs neuraux, deux stimulateurs corticaux et 50 gigaquads de mémoire.
Üç nöro transiver ile ilgili, iki kortikal simulatör, ve 50 cigakad bilgisayar belleği.
Je peux donner une description détaillée de tout l'équipement médical, du bio-lit au neurostimulateur. Mais je n'ai jamais vu un ciel ou une forêt, encore moins des Vikings et des monstres.
Revirde bulunan bütün ekipman hakkında detaylı bilgiye sahibim, nöro simulatör- - biyo yatak- - fakat daha önce hiç gökyüzü ve ormanın bulunduğu bir yerde Vikingler ve bir canavar ile yalnız kalmamıştım.
Ce tracé synaptique pourrait être une sorte de réseau neural.
Bu sinaptik kalıplar... bir çeşit nöro-ağ olabilir.
Il est doté d'un réseau neural et se comporte de façon intelligente.
Bir nöro-ağ'a sahip gibi görünüyor, ve zeki davranışlar gösteriyor.
Pouvez-vous aller chercher le scanner?
Kes, Tıp laboratuarından, alt-nöro tarayıcısını getirir misin?
L'aiguille contenait une neurotoxine.
O iğnenin ucunda bir çeşit nöro toksin vardı.
Les relais régulateurs sont composés de fibres bioneurales.
Tampon kalıp röleleri, biyo-nöro fiberden oluşturulduğu açıkça görünüyor.
ses chemins neuraux.
Ekipmanlarım olmadan, nöro kanallarını analiz edemem.
- Non, je suis neuropsychologue.
- Hayır, ben nöro-psikoanalistim.
En se divisant, la toxine a créé cet acide aminé qui affecte ses neurotransmetteurs et lui donne des hallucinations.
Bakın. Bu amino-asit, o toksinin kanına karışmasından sonra oluşmaya başladı. Nöro-ileticilerin akışını etkiliyor ve halüsinasyon görmesine neden oluyor.
Appelez la Neuro et les anesthésistes.
Nöro ve Anesteziyoloji'ye bildir.
J'appelle la Neuro.
Gidip Nöro neden geç kaldı öğreneyim.
Le système cardiovasculaire est stable. L'activité neurale baisse.
Kardiyo vasküler sistemi ve iç organlarının kötüye gidişi durdu, ama nöro dalgaları zayıflıyor.
Un réseau très complexe de circuits bio-neuraux. Des nanofibres...
Çok karmaşık bir nano fiberden yapılmış biyo nöro çevrim.
L'appareil mémorise et traite l'activité synaptique et transmet les impulsions électriques neurales.
Bu değerlere göre, bu aygıt, onun sinaptik numunelerini saklayarak, işlem yapmasını sağlıyor, ve vücudun geri kalanına nöro elektrik akımlar göndererek diğer sistemlerin çalışmasını sağlıyor.
Un stimulateur neurocortical chargé d'accroître les fonctions cérébrales.
Daha çok bu şeyin, nöro uyarıcı olarak üst beyin fonksiyonlarının çalışmasına yardım etmek üzere dizayn edildiğini söyleyebilirim.
Votre activité neurale se dégradait rapidement.
Nöro numuneleriniz, hızla dağılıyordu.
La perte de tissu neural est sans conséquence.
Küçük bir parça nöro doku kaybı önemsiz bir şeydir. Benim için değil, öyle değil mi?
J'ai fini la greffe du tissu neural sur votre cortex cérébral.
Klingon nöro dokusunun sizin korteksinize uygun halde aşılanma işini bitirdim.
Si nous ne le faisons pas, tu mourras.
Nöro numunelerini sanal tamponlardan çıkartmazsak, beynin, bir kaç gün içinde ölür.
Il y a un pack de gel bioneural de rompu dans le mess. Pourtant, la plupart des systèmes semblent y fonctionner normalement.
Yemekhanede bulunan biyo-nöro jellerden birisi patlamış, ama geri kalan sistem, iyi çalışıyor gibi görünüyorlar.
Il y a peut-être un problème avec le pack de gel bioneural.
Belki de, sentezleyici panelinde bulunan biyo-nöro jel paketlerinden birisinde sorun vardır.
Marqueurs neurogénétiques normaux, aucun trouble maniaco-dépressif.
Nöro genetik işaretleri normal. Sıra dışı herhangi bir şey yok.
Vous a-t-on déjà suggéré de suivre une thérapie neurosynaptique?
Daha önce hiç kimse, hedeflemeli nöro sinaptik terapiyi önerdi mi?
Il y a un déséquilibre neurochimique dans le cortex mésiofrontal.
Kesinlikle, ön korteksinde nöro kimyasal dengesizlik var. Ne anlama geliyor?
C'est peut-être dû à une incompatibilité avec le centre télépathique bétazoïïde.
Belki de bu şey, Betazoit telepatik nöro merkeziyle uyumsuzluğun sonucu olabilir. Emin değilim.
Si ça marche, son système de contrôle neural reprendra le dessus.
İşe yararsa, kendi nöro kontrolleri, yeniden görevi devir alacaktır.
On m'a fait suivre un traitement neurosynaptique à l'infirmerie.
Revirde, nöro sinaptik tedavisi altındaydım.
M'entendez-vous? - Oui.
Nöro-elektrik silahları kullandılar mı?
- Ils sont morts d'une crise cardiaque. - A la suite d'un traumatisme cérébral.
Her iki kurbanımızda, kalp yetmezliği sonucu nöro travma nedeniyle ölmüş diyebilirim.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]