Translate.vc / Fransızca → Türkçe / Pancreas
Pancreas Çeviri Türkçe
360 parallel translation
M. Davis, cancer du pancreas.
Bay Davis. Pankreas kanseri.
Mon pancréas s'est réveillé et ça m'empêche de dormir.
Biçare bir enkaz parçasıyım. Safrakesemde şişlik var, geceleri uyutmuyor.
C'est bien un cancer, mais il s'est attaqué au pancréas.
Bu bir çeşit kanser.
Le pancréas est un organe immobile.
Karaciğerinde.
Il paraît que ça vient de son pancréas.
Pankreasıyla ilgili bir şey.
- Un ulcère au pancréas?
- Pankreas ülseri mi?
Ruth Lesserman avait un ulcère au pancréas.
- Ruth'ta da pankreas ülseri vardı. - Öyle mi?
C'est celle qui a un ulcère au pancréas?
- Ülseri olan kadın mı bu?
D'autres atteintes à des organes vitaux... pancréas, rein, etc.
Başka organlara da zarar vermiş. Pankreasa, böbreklere.
Les aliments liquides transitent par un système de filtrage, le pancréas, le foie et la vésicule biliaire.
Sıvı gıdalar da, bu yüzden karaciğer, pankreas, meshane... yardımıyla süzüldükleri incelikli bir... sistem ile taşınırlar..
Au musée, on a vu de somptueuses oeuvres d'art. On a... mangé du pancréas.
Müzeye gittik ve paha biçilemez sanat eserleri gördük.
Détendez-vous. On ne refait pas sa nature. Elle est innée comme le sont nos poumons ou notre pancréas.
Biz kendi doğamızı yaratmıyoruz, bize organlarımızla birlikte teslim ediliyor.
Désolé, je me suis fracturé le pancréas...
Özür dilerim arkadaşlar, ama, pankreasım parçalandı.
C'est curieux mais ça soulage la pression sur le pancréas.
- Hayatım, hizmetçi burada. - Bu sabahki toplantın nasıldı?
Le foie est plus important que le pancréas dans la digestion.
- İşte, idare ederdi.
Je vous conseille de ne pas trop taquiner votre pancréas.
Gerald Lowen, senin bankanda mı çalışacak? Hayatımı elinden geldiğince zorlaştırmak istiyor.
Le pancréas est une glande annexe du tube digestif, située derrière l'estomac entre le duodénum et la rate.
... ve işte vücut, yiyecekten gerekli maddeleri bu şekilde alıyor. Sürecin tamamı yaklaşık 24 saat sürüyor.
Une hépatite ou peut-être un cancer du pancréas inopérable et généralisé.
Hepatit olmuşsun. Ya da organlara sıçramış, müdahale kabul etmeyen bir tür pankreas kanseri.
Cancer du pancréas, très avancé. Si j'ai bien compris.
Pankreas kanseri ve doğru duyduysam en azılı olan cinsinden.
Un pancréas?
Prostat mı?
Un homme de 62 ans. Un cancer du pancréas.
Hasta 62 yaşında, pankreas kanseri geçirmiş bir adam.
Rate ou pancréas?
- Dalak mı karaciğer mi?
Pancréas, foie, reins, rate, de la bouillie.
Sanki içine bir bomba düşmüş. Pankreas, karaciğer bütün organları su gibi olmuş.
Son père est mort d'un cancer du pancréas à l'âge où il avait le plus besoin de lui.
Stevie'in babası pankreas kanserinden öldü. Stevie ergenlik çağındaydı ve babasına en çok ihtiyacı olduğu zamandı.
Avec un taux d'hydroxyproline aussi élevé, il faudrait faire un scanner du pancréas.
Eğer hidroksiprolin seviyesi yükselirse pankreatik tarama yapılması gerekir.
On l'y aurait trouvé avec son pancréas.
Ciğer, dalak ve pankreasının posta kutusunda bulunduğunu duydum.
Comment est le pancréas?
Peki ya pankreası?
- Non, blessure du pancréas.
Pankreatik yaralanma.
J'imagine la tête du pancréas.
Pankreasın başını görüyorum.
Le pancréas a... la forme d'un têtard avec une grosse tête.
Pankreas... ... kocaman kafalı bir iribaş gibi.
- Il a un cancer du pancréas.
Çok hasta... pankreas kanseri.
Mais je dois me préparer pour un pseudo kyste au pancréas, donc, je ne pourrai pas...
Ama bir pankreatik yalancı kist ameliyatına hazırlanmalıyım bu yüzden şey yapamam...
Ce taux indique une blessure au pancréas.
Bu seviye pankreas zedelenmesini belirtiyor.
- Le pancréas a l'air bien.
- Penkreas iyi görünüyor.
- Ne clampe pas le pancréas.
- Sakın pankreasa pens takma.
Cancer du pancréas métastasé au foie.
Pankreas kanseri ve karaciğerde tümör.
Le cancer du pancréas?
Pankreas kanseri olan?
Le foie, duodénum et pancréas en bon état.
Karaciğer, onikiparmak bağırsağı ve pankreas iyi.
Du pancréas.
Pankreasında.
Qu'est-ce que c'est, un pancréas?
Pankreas da ne?
Ta mère est morte d'une infection du pancréas.
Annen pankreası enfekte olduğu için öldü.
Le Petit Livre du Calme s'est logé entre l'intestin grêle et le pancréas.
Sakinliğin Küçük Kitabı ince bağırsak ile pankreas arasına sıkışmış.
- Attention au pancréas.
- Pankreasa dikkat.
- Et le pancréas? - Intact.
- Pankreas ne oldu?
- Sauf le pancréas.
- Pankreası hariç.
Dans certains cas, le pancréas humain augmente
Gerekli olduğunda insan vücudu insulin üretimini % 60 a kadar çıkarabilir.
Et cet adorable petit monstre, c'est le cancer du pancréas.
Bu minik ve seker şey de pankreas kanseri.
C'est apparenté à un pancréas.
Bu da bizi başladığımız yere götürüyor.
Oh, je vois. Bien. Ainsi, qu'est qu'un pancréas?
Boşuna çaba. yörüngeden çıkar çıkmaz bizi yine görecekler.
Cancer du pancréas, plusieurs tumeurs avec des complications.
Pankreas kanseri. Karma tümör, komplikasyonlu.
Toi ou le type à la dague Pancréas?
Sen misin yoksa pankreas hançerli adam mı?