English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Fransızca → Türkçe / Querellé

Querellé Çeviri Türkçe

746 parallel translation
Je me suis querellé avec Abu.
Abu ve ben kavga ettik.
Il s'est querellé avec votre père et il a refusé de désigner le juge.
Ne mi olmuş? Babanla kavga edip yargıcı seçmeyi reddetmiş. - Babamla mı kavga etmiş?
Et quand le Carnaval échauffe les esprits il n'est pas difficile de se retrouver au milieu d'une querelle - parfois fatale - "
Karnaval zamanı da insanların kanı kaynayacağından arada kavgalar çıkması doğaldır, bu kavgalar ölümüne olsa bile.
Mais Trina souffrit de sa réaction après leur querelle.
Ama bu tartışmadan sonra Trina bir ıstırap çekiyordu.
Cette querelle avec les Hillcrist t'ennuie?
Bir not aldım.
Je tremble depuis le début de cette querelle.
O tür bir yaşam eğlenceli değil. Buna emin olun.
Une querelle avec mon bonhomme.
Endişeli görünüyorsun. - Yabankazım ile biraz anlaşamıyoruz, sadece.
Tu penses encore à votre querelle d'amoureux? Ça ne te ressemble pas.
Bugün yaptığın tartışma hala canını mı sıkıyor senin?
- Ne cherchez pas querelle.
- Olay çıkarma lütfen.
N'en faisons pas une querelle diplomatique.
Bu konuda tartışmaya girmeyelim şimdi.
Une querelle avec M. Furusawa?
Az önce Bay Furusawa'yla karşılaştım.
Cette querelle est indigne.
- Sana her şeyi anlatacağım.
Vous savez, Mlle Allenbury, le problème dépasse la simple querelle mesquine.
Bildiğiniz gibi Bayan Allenbury, bu durum gereksiz yere büyüdü.
Serait-ce une querelle?
Tartıştığımızın farkında mısın? Herkes tartışır.
Tout le monde se querelle! Cela tue l'ennui.
İnsanı sıkıntıdan uzaklaştırır.
C'est un motif de querelle?
- Buna inanabilirim. - Teşekkür ederim. Ama bunun hakkında tartışmazdım.
Ce serait trop tard pour une querelle.
Tartışmayacağıma eminim. Çok geç kalmışım zaten.
vous avez déjà été condamné à cinq ans de prison. pour avoir tué un homme, dans une querelle.
Kavgaya girdiğiniz bir adamı öldürmekten hapiste 5 yıl yattınız.
Cette querelle est aussi la mienne.
Bu durumda bu senden çok benim kavgam oluyor.
Laissons cette vieille querelle.
Bu bayat eskimiş tartışmayı bir kenara bırakalım.
Ce n'est qu'une simple querelle de ménage.
Evet, önemli değil. Sadece aile içi bir sorun.
Vous cherchez une querelle? Ici, vous serez servi. Je ne veux pas d'histoires.
Eğer bela falan arıyorsan dağın bu bölümünde pek de zorluk çekmezsin.
- Je ne vous cherche pas querelle.
- Bela aramaya gelmedim.
Mais il n'y a pas eu de querelle.
Ama tartışmadık.
Je ne cherche pas la querelle mais regardez pour le bétail.
Biliyorsun sorun ya da kavga çıkarmak istemiyorum, ama...
Nous avons eu une querelle, et je- -
Biraz tartıştık ve ben...
J'ai suivi Taylor et Paul après leur querelle chez moi.
Ben... burada münakaşa ettikten sora Taylor ve Paul'ün peşinden çıktım.
Qu'avez-vous entendu? Votre frère et Mlle Sally étaient en pleine querelle au sujet du capitaine Vickery.
Ne duydun Brunton? Ağabeyiniz ve Bayan Sally, Kaptan Vickery hakkında dedi kodu yaptılar kastettiğim.
Je crois que tu as réglé la petite querelle au quartier J.
- Günaydın Yüzbaşı. Anladığım kadarıyla J bloğundaki ufak anlaşmazlığının çözümünden sen sorumluymuşsun.
Je vois une querelle récente avec un homme désagréable, un éditeur... et les mots, "26 heures par jour, à Noël, le jour de la fête des mères..."
Münasebetsiz biriyle kavga ettiğini görüyorum. Bir yayıncıyla sonra şu kelimeleri : "günde 26 saat, Noeller, 4 Temmuz'lar..."
Votre querelle avec Mme Baines concernait cette jeune femme.
Dün gece Bayan Baines'le olan tartışmanız bu genç bayan hakkındaydı.
Pourquoi prolonger cette querelle vulgaire?
Bu bayağı kavgayı uzatmanın anlamı yoktu bu yüzden daireme döndüm.
Tu veux une querelle ou une réponse?
İddia mı istiyorsun, yanıt mı?
- Là, tu veux une querelle.
- Şimdi iddia istiyorsun.
Après notre départ, Dix a eu une querelle avec quelqu'un.
Sylvia, yanınızdan ayrıldıktan sonra, Dix bir adamla tartışmaya başladı.
J'ai passé cinq ans à me battre pour la querelle d'autrui.
Beş yılımı, başkasının kavgası için savaşarak harcadım.
Je ne me querelle plus avec personne.
Artık kimseyle kavga etmem.
Mais je préfère une conversation à une querelle.
Ama sohbet etmek tartışmaktan çok daha iyidir.
D'où est partie votre querelle?
Kavga neden başlamıştı?
Chaque matin, une querelle!
Yine kavgayla başlayan bir gün, ha?
Querelle d'amoureux.
Kızdırdım onu.
D'après toi, quel était Ie sujet de notre querelle?
Neden tartıştığımızı sanıyorsun?
J'ai réfléchi au sujet de la querelle.
Sorun hakkında düşündüm.
Une querelle terrible.
Korkunç bir dalaşma.
Cette querelle...
Dalaşma mı? ...
Je n'ai pas de querelle avec vous, médecin.
benim bir suçum yok, doktor. Geri çekil.
On réglait une querelle privée.
Aramızdaki bir meseleyi hallediyorduk.
C'est une discussion, pas une querelle.
Bu bir atışma değil, tartışma.
Une querelle d'amoureux.
Sevgili kavgası işte.
Il chante, il siffle... il se querelle pour aller au cinéma.
Şarkı söyler, ıslık çalar... sinema parası için kavga eder durur.
Ne vous abaissez pas à entrer dans cette querelle de bas étage.
Yapma, Shara. Kendini bu sokak savaşına bulaştırma.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]