English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Fransızca → Türkçe / Traditions

Traditions Çeviri Türkçe

896 parallel translation
- Je ne vous comprends pas. - Un homme comme vous se doit... d'observer certaines traditions.
- Senin konumundaki bir adamın belirli geleneklere... bağlı kalmasını beklerdim doğrusu.
Je suis en parfaite santé mais je suis mal à l'aise de briser ainsi les traditions.
Sağlığım mükemmel, efendim. Ama nesillerdir süregelen bir geleneği bozmak insanı şok ediyor.
Un vrai mariage dans les traditions... avec les cloches et le champagne... et une robe blanche, des fleurs d'oranger... et un gâteau.
Gerçek bir düğün ve el ele tutuşmak ve... Kilise çanlarıyla ve şampanyayla ve beyaz bir frak, turuncu çiçekler ve bir düğün pastası.
Les gardiens des saintes traditions.
- Soylulardan. Kutsal geleneklerin muhafızları ha.
Là, ils régnaient sans contrôle. Détruisant les traditions classiques en faisant appel aux instincts les plus bas.
Alman müzik sektörünü kontrol eden Prusya Kültür Bakanı Yahudi Kestenberg.
Par ses convictions sociales et ses continuelles attaques contre nos traditions de propriété, de libéralisme et d'opportunité d'ascension sociale.
Bay Charles Foster Kane, toplumsal konulardaki görüşleriyle ve tehlikeli tavırlarıyla Amerikan özel mülk geleneklerine özel teşebbüs ve serbest rekabete saldırmaya devam etti.
C'est une tradition. Bart et moi ne suivons pas les traditions.
Bart ve ben gelenekçi değiliz.
Je peux... les traditions, vous savez.
Ben yapabilirim... gelenekler.
Toutes ces traditions, ces rites ridicules!
Pirinç, eski pabuçlar. Gelini eşikte kucağa almak.
Ma maison a ses traditions.
Bay Neale, bu geleneksel ve saygın bir iştir.
Il y a toute une science des coups de pied au cul, mais les traditions se perdent.
Kıça tekmenin bir usulü, bir bilimi, bir tarzı var. Yazık ki, gelenekler ortadan kayboluyor. Seyirciler hep yeni şeyler istiyor.
" les traditions de Noël,
Ve hakkında her zaman Noel'i iyi kutlamayı bildiği söylendi.
De leur soutien mutuel, de la clarté de leur but, de leur foi en la victoire et des traditions d'amitié qu'ils ont inculqué à la nouvelle génération.
Birbirlerini nasıl desteklediklerini, açıkça amaçlarını gördüm, zafere ne kadar inandıklarını, ve dostluk geleneğini nasıl geliştirdiklerini gördüm.
Il y a des gens différents, des traditions différentes.
Değişik insanlar, değişik âdetler.
Pour plaire aux gens, i / / es / aissait bafouer / es traditions.
Halkı coşturarak geleneği çiğnetiyordu.
Les traditions en avaient bien besoin.
Geleneğin de çiğnenmesi gerekti.
Les D'Ascoyne avaient obéi aux bonnes vieilles traditions en vouant l'idiot de la famille à la religion.
Görünen o ki D'Ascoyne'ler de toprak sahibi soyluların geleneklerine uymuş ve ailenin aptalını kiliseye göndermişti.
Plein de traditions.
Geleneksel.
Il était une fois, dans un pays lointain, un minuscule royaume. Paisible, prospère, et riche en légendes et traditions.
Bir zamanlar, uzak bir ülkede, aşk ve gelenek açısından huzur dolu, başarılı ve küçük bir krallık varmış.
Le long du fleuve les gens vivaient et travaillaient, heureux... selon des traditions millénaires.
Nehir boyunca dizilmiş köylerde yaşayan insanlar, binlerce yıldır değişmemiş... bir tarzda, geleneksel bir biçimde yaşamlarını ve işlerini sürdürmekteydi.
Être né ou engendré dans un cabas, qu'il ait des poignées ou non, me semble relever d'un total mépris des traditions familiales.
Worthing, Sussex'te bir yer. Bir sahil yerleşkesi. Peki sahil yerleşkesine birinci mevki bileti olan bu hayırsever beyefendi sizi nerede bulmuş?
- Les traditions.
Ortaçağ da kaldı.
Voilà le véritable héritage des traditions de Rome.
Çünkü onlar Roma geleneklerinin gerçek varisleridir.
Les vieilles traditions.
Eski okul kanunu, ha?
Mon mari et moi avons pensé qu'une école comme la vôtre, avec sa discipline et ses traditions, pourrait la rendre plus enfant.
Kocam ve ben, okulunuz gibi disiplin ve geleneksel ahlak kurallarına önem veren bir yerin ona biraz daha çocuk olmayı öğretmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Le monde entier attend de vous... le respect des traditions américaines de loyauté sportive.
Bütün dünya, siz iki başarılı sporcudan büyük Amerikan sportmenlik geleneğini sürdürmenizi bekliyor.
Un jour je finirai par envoyer promener les traditions. Et je lâcherai un nuage de fumée dans cette sacro-sainte salle d'audience.
Günün birinde geleneklerden gına gelecek ve kutsal mahkeme salonunu... sigara dumanıyla kaplayacağım.
Le 4ème Clément perpétua les traditions familiales : ilfit un beau mariage de raison... en gardant pour les sphères un goût... qui lui valut un duel... qu'on minimisa en "tournoi d'égalité".
Dördüncü Clément, ailesinin geleneklerine sadık kaldı, yani, sağgörülü bir evlilik ve balonlara karşı bitmeyen bir meraka.
Je rétablirai les traditions qui ont fait sa grandeur.
Ona şan veren tüm gelenekleri geri getireceğim.
Respectueux des traditions ancestrales, nous avons accepté la requête de Sire Chijiwa qui est mort en vrai samouraï.
Arzusunu yerine getirmek için uygun bir şekilde davranan Iyi Klanı mensupları var. Bir çok utanç verici roninin ve diğer daimyo evlerinin omurgasız çekingenliğine karşın bu meselede iki taraf da gözleri açıp sis bulutlarını dağıtacak şekilde örnek bir davranış sergilediler.
Traditions d'honneur! L'honneur des li n'est qu'une façade!
Bu hane, kırmızı zırhı ve askeri cesareti ile böbürleniyor ama görünüşe göre o haşmetli Iyi evinde bile samuray onuru yanılgıdan başka bir şey değil.
Et selon les meilleures traditions!
Hem evlilik güzel bir gelenektir.
Il est aussi inculpé pour manquement au devoir et pour avoir jeté le discrédit sur les traditions de l'armée de la Confédération.
.. bu yolla görevinizi kötüye kullandınız. ... görevin saygınlığını zedelediniz.Konfederasyon geleneklerine ve silaha ettiğiniz yemine karşı çıktınız.
Ils révèrent en toute innocence les traditions de leurs pères.
Dedelerinin adetlerini sürdüren..... çocuksu bir halk.
Les traditions se perdent.
Gelenekler yok oluyor, Yüzbaşım!
Ce sont les traditions de notre pays.
Ülkemizin geleneklerine bağlıyım.
Votre histoire et vos traditions montrent que vous avez horreur de la captivité.
Irkınızın gelenek ve tarihi tutsaklığa karşı ilginç bir nefret sergiliyor.
- Mais les traditions se perdent.
Kesinlikle.
Je mettrai de l'ordre dans ces traditions hystériques.
Bu çılgınca gelenekleri bir düzene sokacağım.
L'art n'arrête pas d'avancer, mais le monde reste sclérosé dans ses traditions et sa morale.
Dünya, gelenekleri ve ahlaki değerleriyle ilerlemeli.
Ce sont nos traditions.
Bu bizim usulümüz.
Je ne veut pas changer vos traditions.
Adetlerini değiştirmek istemem.
Certaines traditions sont stupides.
Elbette bazı geleneklerimiz gülünç.
Mais il tient aux traditions et à la réputation de l'Ecole.
Okulun da bir çöküş içinde olduğu söylentileri pek hoşuna gitmeyecektir.
Pourtant, nulle part, les traditions ne sont, plus qu'ici, remises en question.
Ama aslında, geleneklerin, bu okuldaki kadar eleştirel bakışla incelendiği pek az yer vardır.
Votre Fédération est sûrement au fait de nos traditions selon lesquelles nous évitons tout contact contaminant avec la nature violente des planètes d'autres systèmes.
Federasyonunuz, diğer yıldız sistemlerinin şiddet eğilimli bağlantılarını izole etme geleneği taşıdığımızı bilmeli.
Cela va à l'encontre de nos traditions, c'est contre notre nature.
Bu, bizim kendi doğamıza ve geleneğimize aykırı.
Il y a des traditions.
Bir gelenek var.
.. qui ont tué notre roi et saigné la France! C'est à nous de défendre les traditions familiales! - Ca a l'air sérieux!
General Kleber'in yanında savaşırken kolu kırılan rütbesiz er Lodi'de Asteğmen Austerlitz'de Şeref Madalyası Eylau mezarlığından kurtulan üç kişiden biri... 12.yarasını aldığı Friedland'da Yüzbaşı Waterloo'da Albay.
Pendant le mariage païen, suivant leurs traditions, ils festoient, boivent, dansent, ils sont déchaînés! Retenez Marc.
Ama öteki düğün... Onların kabile düğününde... İşte o düğünde olur.
et il doit prendre le meilleur de ses traditions pour les faire fructifier Et pour les enriShir aveS les Sonditions de la lutte de libération nationale
Geleneklerindeki en iyi şeyleri çekip çıkarmalı ve bunların ulusal özgürlük hareketinin koşullarında meyve vermesini sağlamaları gerekiyor.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]