Translate.vc / Fransızca → Türkçe / Wolff
Wolff Çeviri Türkçe
171 parallel translation
Conseillers artistiques
Prof Dr. Gustav Wolff, Karlsruhe...
Colonel Wolff.
Albay Wolff.
Theodor Wolff, éditeur du "Berliner Tageblatt".
Berliner Tageblatt'ın editörü, Theodor Wolff.
J'ai beaucoup de messages pour toi, Wolff.
Sana bir sürü mesajım var Wolff.
Wolff!
Wolff!
Lève-toi, Wolff!
Pekâlâ, Wolff, kalk. Hadi, kalk.
Regarde-toi, Wolff, je vois que tout va bien pour toi.
Sana bir bakınca Wolff, kendin için en iyisini yaptığın anlaşılıyor.
Pourquoi on t'appelle Wolff?
Sana neden Wolff diyorlar?
Wolff et son associée.
Wolff ve ortağı.
Ecoute, Wolff...
Bak, Wolff.
Wolff, t'es qu'un voleur.
Wolff, seni kahrolası bir hırsızsın.
Et toi, Wolff?
İkiz olacaklar. Wolff, ya sen?
La plupart d'entre nous aiment être seuls de temps en temps, mais Wolff ne connaît rien d'autre.
Yalnız gezer. Yani hepimizin biraz yalnızlığa ihtiyacı vardır ama Wolff gibi biri başka bir yaşam tarzı bilmez.
Wolff, ces garçons sont sincères.
Wolff, bu adamlar ciddi.
- Je te l'avais dit.
- Demiştim, Wolff.
Je vais chercher Wolff.
Ben Wolff'u bulacağım.
Wolff!
Wolff.
et regarder le public, après avoir fumé mon cigare chez Loese et Wolf, marchands de tabac réputés.
Daha önce de, güzel bir tütün dükkanı olan, Löhse ve Wolff'ta sigaramı içerdim. İşte tam şurada olacaktı.
Attendez le retour de Wolff pour juger ou en parler autour de vous.
Bak, bir yargıya varmadan, kimseye bir şey söylemeden önce Wolf'un dönmesini bekle. Oldu mu?
Ma jolie copine, et son fils T...
Çocuklar, bu benim güzel arkadaşım Caroline Wolff, ve oğlu Tob... Jack.
Caroline Wolff. Vous voulea vous inscrire?
Siz de mi kayıt yaptırmak istiyorsunuz?
Winchester.22 à pompe. Wolff, c'est du vent, ton histoire.
Wollf, tek yaptığın atıp tutmak.
Ecoutea, Mme Wolff. Les profs aiment bien Jack, mais n'aiment pas ses amis.
Bakın bayan Wolff, hocaları jack'ten memnunlar ama kendisinin yanlış bir arkadaş ortamında olduğunu düşünüyorlar.
T'es qui? Mam'aelle Jackie Wolff?
Beni sana bayan Jackie Wolff diye hitab etmeye mi zorluyorsun?
J'ai un surnom pour toi : Mam'aelle Jackie Wolff!
Sana bundan sonra "Küçük Hanım Jackie Wolff" diye hitab edeceğim.
Jackie Wolff?
Jackie Wolff? Haydi.
Elle vit en Floride.
Tobias Wolff Hill Lise'sinden atıldı.
Si c'est un Wolff-Parkinson-White, on risque une fibrillation.
Parkinson-White sendromuysa Adenosine, V-fibrilasyona girmesine neden olabilir.
Le syndrome Wolff-Parkinson-White.
- Wolff-Parkinson White Syndrome.
Donnez-moi les signes de l'ECG du syndrome Wolff-Parkinson-White.
Neden bana Wolff-Parkinson-White Sendromundaki EKG durumunu anlatmıyorsunuz?
Il dirigeait et présidait les chantiers navals Harland Wolfe.
Thomas Andrews "Harland and Wolff" gemi yapım şirketinin genel müdürü ve başkanıydı.
Lindsay Wolff va signer mon album du lycée.
Daha yıllığım için Lindsay Wolfe'dan imza almalıyım.
Il ne me reste que Stu Wolff, le plus grand poète depuis Shakespeare, le chanteur du groupe Sidarthur.
Güvenebileceğim tek kişi Stu Wolf. Sheakspeare'den sonraki en büyük şair. Sidarthur'un baş şarkıcısı.
Non, mais je pense que Stu Wolff est le plus grand poète depuis Shakespeare. Moi aussi.
- Hayır ama bence Stu Wolf Sheakspeare'den sonra gelen en iyi şair.
C'est Stu Wolff qui danse.
Stu Wolf dans ediyor.
Mon père est l'avocat de Stu Wolff.
Sidarthur mu? Babam Stu Wolf'un avukatı.
Quand Stu Wolff chante, quelque chose en moi en veut davantage.
Stu Wolf şarkı söylediğinde içimde bir şey hep daha fazlasını ister.
Stu Wolff a déclaré : "Jamais, jamais je ne retravaillerai avec eux." À la mémoire du groupe, écoutons une chanson tirée de Always Morning.
Grubun anısına Daima Sabahı dinleyelim.
Si je voulais que Stu Wolff me remarque.
Tabii Stu Wolf'un beni görmesini istiyorsam.
Que mettre pour une soirée de Stu Wolff?
Stu Wolf'un partisine ne giysem?
Je suis d'ordinaire très professionnelle, mais comment me concentrer quand Sam risque sa vie pour moi et que dans dix heures je serai devant Stu Wolff?
Beceriksiz olmak bana göre değil ama Sam hayatını benim için riske atarken ve birkaç saat sonra Stu Wolf'un önünde olacakken nasıl konsantre olabilirim?
Quand on va voir Stu Wolff, pas besoin d'à-côtés.
Stu Wolf'u görünce bir ihtiyacın kalmayacak.
Stu Wolff n'est qu'à quelques mètres.
Stu Wolf birkaç metre ötemizde.
Si tu viens, Stu Wolff ne me trouvera jamais cool.
- Gelirsen Stu Wolf beni beğenmez.
Tu y crois? Nous prenons un café avec Stu Wolff.
İnanabiliyor musun, Stu Wolf'la kahve içiyoruz.
Wolff.
Carolina Wolff.
Mignonne!
- Tatlı değil mi? Wolff için yeterince ateşli.
Tu me tues.
Beni öldürüyorsun Wolff.
Tobias Wolff fut renvoyé de Hill.
Vietnam'da görev almak üzere orduya katıldı.
Sandra Wolff.
Sandra Wolfe.
M. Wolff?
Bay Wolf?