English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Portekizce → Türkçe / Canning

Canning Çeviri Türkçe

51 parallel translation
E, agora, o Professor R. J. Canning.
Ve şimdi, Profesör R.J. Canning.
PROFESSOR R. J. CANNING OUTRA VEZ
YENİDEN PROFESÖR R.J. CANNING
Chamarei o meu velho amigo Hugh Canning.
Eski dostum Hugh Canning'e bir telefon ederim.
Hugh Canning?
Hugh Canning?
Esse é Hugh Canning, que descobriu a história de Doyle... cobrindo este sensacional acontecimento.
Ben Doyle hikayesini ve bu sansasyonel gelişmeyi... ortaya çıkartan Hugh Canning.
Boa noite, e sejam bem vindos á primeira edição... de Conversando com Canning... nesse novo e maravilhoso meio que é a televisão.
İyi akşamlar, muhteşem televizyon programı... Canning'le Diyaloglar'ın... ilk bölümüne hoş geldiniz.
É uma frase inspiradora para terminar... esta pequena conversa com Canning.
Caning'le olan konuşmamızı sonlandırırken... ilham verici bir mesajdı.
Hugh Canning informando ao vivo, do Supremo Tribunal... no primeiro dia deste caso histórico.
Hugh Canning bildiriyor, yargıtaydan canlı yayın... Tarihi davanın ilk günü.
Eu devia muito dinheiro ao Davey Canning no póquer.
Davey Canning e pokerde çok borçlanmıştım.
- Canning.
- Canning.
- Miss Canning. - Pondo os salamaleques de lado...
- Nezaket faslını bir kenara bırakalım...
Não sou convidado desde que Mr. Canning foi Primeiro-ministro.
Bay Canning Başbakan olduğundan beri oraya davet edilmemiştim!
foi a cinco imperiais numa cervejaria em Camden Town.
Canning Town'da bir meyhanede, bir sürü biradan sonra, Eddie'ye söyledim.
Chama-se Cyrus Canning.
Adı Cyrus Canning.
- Já ouviu falar de Jeff Canning?
- Hiç Jeff Caning'i duydunuz mu?
O Canning roubou-lhe os direitos de autor num péssimo acordo.
Canning korkunç bir anlaşmayla bütün müzik haklarını çaldı.
E agora o Canning tem tudo.
Canning de şu an her şeyine sahip.
Por isso se procuram um criminoso, falem com o Sr. Canning.
Bu yüzden bir suçlu arıyorsanız, Bay Canning'le görüşün.
- Façamos uma visita ao Sr. Canning, sim?
- Bay Canning'i bir ziyaret edelim mi?
Olá, sou Jeff Canning.
Merhaba, ben Jeff Canning.
Sr. Canning, o seu encontro para o almoço está aqui.
Öğle yemeği randevunuz geldi, Bay Canning.
A assistente do Canning.
Canning'in sekreteri.
- O Canning disse que tinha um comprador.
- Canning bir teklif var demişti.
Documentos postados pelo hacker Channing McClaren indicam que a Agência 23 de Princefield colheu ações sólidas de um programa de operações internas.
Şirket dökümanları siber-hacker Canning McClaren tarafından afişe edildi iddiaya göre Princefield'in 23 nolu Fonu yaygın olarak kullanılan içeriden bilgi ticaretiyle büyük oranda kâr etmiş.
A Agente Canning está com a equipa regional de Rápida Resposta a Raptos de Crianças ( CARD ).
DÖA Canning, güneydoğu yerel AÇKD timi ile birlikte olay yerinde.
Agente Canning, consegue-nos arranjar as filmagens de segurança, num raio de 10 km?
Ajan Canning, 8 kilometrelik çevredeki kamera kayıtlarını bulabilir misiniz?
Com licença. Muito bem. Blake, tu e o Reid ficam com o pessoal da Canning.
Tamam Blake, sen ve Reid, Canning'in adamlarıyla kalın.
O Canning e o David Lee não virão atrás dos outros?
- Kalanların peşinden Canning ve David Lee gelmez mi?
O Canning não conseguiu vir.
Canning bir şey yapamadı. İşte geliyor.
Aconselhamo-lo a ficar com uma empresa de advogados familiar, como... A Lockhart / Gardner / Canning.
Size Lockhart / Gardner / Canning gibi bir aile şirketinde kalmanızı öneririz.
A Diane concordou, graciosamente, em ceder o cargo de sócia-gerente ao Sr. Canning, que, infelizmente, está doente hoje.
Diane iyi niyetli bir şekilde yönetici ortaklık haklarını Bay Canning'e devretme konusunda anlaştı,... ne yazık ki Bay Canning rahatsızlığından ötürü bugün yok.
O Canning tem imóveis.
Canning'in gayrimenkulü var.
Como é que está a sua saúde, Sr. Canning?
Sağlığınız nasıl Bay Canning?
O Canning e o David Lee não o deixarão argumentar em tribunal.
Canning ve David Lee, senin mahkemede savunma yapmana izin vermeyecekler.
Ou era Lockhart / Gardner / Canning?
Yoksa Lockhart / Gardner / Canning mi demeliydim?
E como vês, já não trabalhas aqui, então, pedimos que transfiras o aluguer para mim e o Sr. Canning.
Senin de gördüğün üzere, artık burada çalışmıyorsun, bu nedenle senden bu kira sözleşmesini Bay Canning'e ve bana geçirmeni istiyoruz.
Sou o Louis Canning, advogado da Universidade.
Ben Louis Canning, üniversitenin dışarıdan avukatıyım.
Sr. Canning, sim. Está bem?
- Bay Canning, iyi misiniz?
Sr. Canning, está bem?
Bay Canning iyi misiniz?
Pare, Sr. Canning, não é nenhum incómodo.
Yeter artık Bay Canning, hiç de uygunsuz filan değil.
Tem mais alguma coisa a dizer, Sr. Canning?
Başka söyleyeceğiniz bir şey var mı, Bay Canning?
Sr. Canning?
- Bay Canning?
Sabemos que não estás feliz com o Canning.
Canning ile mutlu olmadığını biliyoruz.
Canning, acabei de enviar as coordenadas de GPS da ultima localização conhecida delas.
Canning, bilinen son yerlerinin GPS koordinatlarını yolladım.
Sir Alistair Canning.
Sir Alistair Canning.
O Sir Alistair Canning quer encontrar-se antes de ir ver o meu tio.
Sir Alistair Canning amcamı görmeden önce görüşmek istiyor.
Sr. Khama, o Sir Alistair Canning quer ser justo quanto a isto.
Bay Khama, Sir Alistair Canning bu konuda adil olmak istiyor.
Tive a minha reunião com o Canning.
Canning'le görüştüm.
Amanhã, o Sir Alistair Canning irá anunciar ao meu povo a nomeação de um dos da sua administração como a nova autoridade nativa para governar o meu povo.
Yarın Sir Alistair Canning halkımı yönetmek için yerel makama yönetimden birinin atanacağını duyuracak.
- Sr. Canning.
- Bay Canning.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]