Translate.vc / Portekizce → Türkçe / Tubby
Tubby Çeviri Türkçe
43 parallel translation
- Não foi minha intenção, Tubby.
- Buna niyetim yoktu, Tubby.
É aí que devo estar, Tubby.
Benim yerim orası.
Mas esse é o meu lugar, Tubby.
Yerim orası, Tubby.
Obrigado, Tubby.
Sağ ol, Tubby.
Encontrei o Tubby Haycroft.
Tubby Haycroft'la çarpıştım.
Coitado, ele está uma fera.
Zavallı yaşlı Tubby, Deliriyor.
Um dia, no centro comercial, prendemos o Tubby ao tecto... Caiu e esborrachou-se no chão.
Bir keresinde bir çarşıdaydık, Tubby'i tavana bağladık ve o da havada uçmaya başladı, lanet olası daha sonra duvara çakıldı.
... "Elmer, o Fud", "Tubby, o Tuba"...
"Schnoz Sammy", "Fudd Elmer", "Tuba Tubby" olarak da tanınırım.
Eu sou o chulo estiloso que adora ratinhas e este gorducho aqui é o meu escravo preto.
Ben yumuşak bir pezevengim ve kutu severim. Tubby de benim zenci yardımcımdır. Ne?
Se fosse a ti puxava as cuequinhas para cima, porque, acho que acabaste.
Tubby gittiğinde sen de gel. - Ta.
Gibbs! Está a brincar de Teletubby?
Gibbs, Tele Tubby'cilik oynayan sen misin?
Em 1997, a Universidade de Kentucky contratou Tubby Smith, o primeiro treinador preto na história da escola.
1997'de, Kentucky Üniversitesi Tubby Smith'i okulun ilk siyah koçu olarak atadı.
E descobriram mais alguma coisa, Crockett e Tubby?
Başka gözlemleriniz var mı Crockett ve Tubby?
Tubby, por que estamos a fazer isto?
Tubby, bunu neden yapıyoruz?
Acalma-te, Tubby.
Sakinleş şimdi, Tubby.
Tubby, ele já percebeu.
Hey Tubby, anlamış.
Tubby estou preocupado contigo.
Tubby senin için endişeleniyorum.
E pára de me chamar Tubby.
Bana devamlı "Tubby" diyip durma.
Tubby, isso é muito rude.
Tubby, çok kabasın.
Tubby, fica com o Georgie por um bocadinho.
Tubby, Georgie'yı tut.
Gordo, porquê?
Tubby, neden neydi?
Tubby, sabes exactamente por que ela se quer ir embora.
Tubby, neden gitmek istediğini kesinlikle biliyorsun.
Tubby, vem cá.
Tubby, buraya gel.
És um idiota, Tubby.
Sen bir salaksın, Tubby.
Certo, Tubby?
Değil mi, Tubby?
- Não me chames Tubby.
- Bana Tubby deme.
- Tubby, diz-lhe uma.
- Tubby, ona bir tane söyle.
- Pára de me chamar Tubby.
- Bana devamlı "Tubby" demeyi bırak.
Tubby, tem cuidado.
Hey, Tubby, dikkat et.
Foste apanhado, gordo.
İşin bitti, Tubby.
Ei, Tubby? O quê?
- Ne var?
Este é Tubby Tuke, homem gordo.
Bu Tubby Tuke, şişko.
Lá está ele, o gordo que estivemos falando o dia todo, Tuke Tubby, realmente ganhando aqui no trecho final.
İşte karşınızda, tüm gün bahsettiğimiz şişman, Tubby Tuke son düzlükte Etiyopyalılara yetişiyor.
Vai, Tubby!
- Hadi Tubby. Hadi Tubby.
Tubby Tuke venceu!
Tubby Tuke kazandı!
Tuke Tubby ganha!
Tubby Tuke kazandı!
Estás a falar comigo, Tubby?
Banamı diyorsun Tubby?
Eu não consigo fazer milagres com os Três Estarolas!
Ben buraya Larry, Moe ve Tubby üçlüsüne yardım etmeye gelmedim.
e o Chef Tubby.
- Göbekli Aşçı.
Anda ter comigo quando o Tubby for embora.
Yunanistan'da harika bir oteldeydim, bekar ve zengin erkek doluydu...
Aqui estamos ao Sol, comendo peixe acabado de sair do mar quando podíamos estar apertados entre Lord Tubby e Cecil, o Faiscante, ouvindo ou um ou outro carpir-se da digestão enquanto a contessa chora por à Alessandra lhe interessar mais
Tam burada, güneşin altında.. botun kenarında, taze balık yiyoruz. Ama tabi squash yapabilirdik
Vai, Tubby!
Koş hadi.