English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Portekizce → Türkçe / Uzi

Uzi Çeviri Türkçe

107 parallel translation
Por que não vais ver aquela Uzi e as outras armas?
Uzi ve diğer silahları kontrol et.
Doze, dezoito, vinte e seis para as Uzi e as XM18.
Uziler ve XM18'ler için 12, 18, 26
É mais eficiente do que a Uzi ou qualquer arma produzida pelo exército dos EUA, neste momento.
Bu yüzden Uzi'den çok daha fazla verimli, ve bugünlerde Birleşik Devletler Ordusunun ürettiği bir silah.
- Aposto que é do tiroteio.
Bire on veririm, silah Uzi çıkacak.
A Uzi de 9 milímetros.
Uzi 9 Milimetre.
E esses monges, eles estão de partida e tem Uzi ´ s sob os hábitos.
Ve o keşişler gidiyorlar ve cüppelerinin altında Uzi'leri var.
Foi antes dos garotos começarem a atirar uns nos outros... Com Uzi's.
Bu çocuklar birbirlerini Uzi'lerle vurmadan çok önceydi.
- Perdão, é uma uzi?
Affedersiniz, bu bir Uzi mi?
"Perdão, é uma uzi?" " Oh sim, a auto-defesa é importante.
"Affedersiniz, bu bir Uzi mi?" " Evet, öyle. Buna inanamıyorum. Savunma hafife alınacak iş değil.
Por isso, levo sempre a minha uzi comigo.
Bu nedenle yanımda bir Uzi taşıyorum.
Perdi o meu carro, o meu dinheiro, e agora um traficante aponta-me uma arma na cabeça.
Arabam da yok, param da, ve şimdi, şakağımda, bu sersem herifin Uzi'si var. Teşekkürler Jack!
Não há Uzis feitas no Harlem.
Harlemde hiç Uzi yapılmadı.
Aquela jovem, com a metrelhadora Uzi, está livre?
Şu uzili genç bayan, bekar mı? Carl.
Devias ver quando todos tinham as metralhadoras.
Senin için kötü olan şeyse daha önce elleri Uzi ile dolu kişileri görmemiş olman.
Pai, por favor, não contes essa história das metralhadoras outra vez.
Baba, lütfen. Yine Uzi hikayesine başlama.
Gosto destas Uzis de água.
Bu Uzi su tabancası hoşuma gitti.
- São três malucos com Uzis.
- Uzi'leri olan üç tuhaf herif.
- O verme está armado com uma Uzi.
- Kurt şu anda bir Uzi paketliyor.
Uma espera de 3 dias, antes de uma criança poder comprar uma arma.
5 yaşındaki çocukların, Uzi satın almaları için 3 günlük zorunlu bir bekleme süreci gibi.
Tinham estado aqui com Uzi's.
Makinalıyla burayı tararlardı.
Uzis topo de gama, um clássico assalto de comandos.
Klasik komando tipi, en iyi Uzi'ler vardi ellerinde.
Uzis e Mac-10... Matando numerosas pessoas inocentes
Uzi'ler ve Mac-10'lerle vurularak... birçok masum insan hayata veda etti. "
Pai, como se soletra a palavra "Uzi"?
Baba, "Uzi" kelimesi nasıl hecelenir?
Ou devo usar esta Uzi com estas sapatilhas baixas?
Yada bu uziyle mi bunları giyeyim?
E entao? O melhor é levares a Uzi.
- Kuzuyu getirmenden iyidir.
Sim, sou. Um palhaço... com uma Uzi!
Evet, ben bir salağım...
Devias ouvir como a conto ao pessoal da terra, é uma Uzi.
Heriflere nasıl evlerine dönmelerini söylediğimi duymalıydın...
Se eu soubesse, mandava levar uma Uzi!
- İşleri böyle yürüttüğünüzü bilsem makineli tüfekle girmesini söylerdim!
A menos que queiras uma Uzi, com um silenciador Wilson. Muito boa.
Tabiki Wilson susturuculu bir..... Uzi istemiyorsanız.
- Aceito uma Uzi. - Calma.
- Bir tane Uzi isterim.
A Uzi. - Uzi?
Onları gafil avlayacağım, birini yakalayıp döveceğim.
- Não vou lá de mãos vazias.
- Uzi'yi ver. - Uzi mi? !
Um membro da tripulação disparou uma Uzi contra nós.
- Bu arada mürettebattan biri üzerimize Uzi'sini boşalttı.,
"Jovem de 9 anos mata irmão com uma Uzi".
"9 yaşındaki çocuk, kardeşini, öldürdü."
Chama-se Uzi, camarada!
Uzi diye bir şey var.
AK-47. Algumas Uzis.
AK-47ler,..... birkaç uzi...
Vão caçar codornizes com uma Uzi?
Uzi ile bıIdırcın avına mı çıkıyorlar?
Outros, puxam de uma Uzi e escalam a torre do relógio da igreja.
Kimisi bir Uzi kaptığı gibi saat kulesine tırmanır.
"Tratem bem a vossa dama." lsso é uma porcaria, ok.
Bunlar aptallık bence. Biz bu şirkette Uzi'lerle milletin kafasını uçurarak rap yaparız.
Tens uma Uzi, arranjas muitas gajas.
Bi Uzi'niz varsa bikaç ciddi orospu bulabilirsiniz.
Apenas mais dois guardas com Uzis... e a porta da casa-forte mais sofisticada jamais concebida.
Uzi'li iki bekçi ve insan üretimi en karmaşık kasa kapısı.
Uzi!
Uzi!
Chas e os filhos, Ari e Uzi também iam no avião, mas sobreviveram,
Chas ve oğulları Ari ile Uzi de uçaktaydı ve kurtuldular.
ele, o Ari e o Uzi vão ficar uns tempos comigo.
Ari ve Uzi'yle birlikte bir süre için benimle kalacak.
Uzi, sou o teu avô.
Uzi ben senin büyükbabanım.
- Não nos importamos.
- Uzi. - Bizce sakıncası yok.
Entre os poucos bens deixados aos seus herdeiros, estava uma Enciclopédia Britannica guardada no Lindbergh Palace sob os nomes de Ari e Uzi Tenenbaum.
Varislerine bıraktığı birkaç parça eşyanın arasında Lindbergh Palas'ta Ari ve Uzi Tenenbaum adına tutulan bir Britannica Ansiklopedi seti vardı.
O mais recente Uzi.
En son çıkan Uzi.
Fiquem abaixados, ou levam bala!
Şimdi ya öyle kal, ya da uzi ile tanış.
É uma pequena Uzi e dois pacotes de crack.
Bir Uzi ve iki tüp te birinci sınıf...
Não se compara a uma boa Uzi.
Şöyle güzel bir Uzi gibisi yoktur.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]