English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Türkçe → İngilizce / [ C ] / Chaise

Chaise Çeviri İngilizce

81 parallel translation
Onu şezlonguna yatırdım.
I laid her down on the chaise longue.
- Soyunma odanızda... Şezlongta bir minderde gizlenmişti.
- Found hidden in cushion... of chaise longue in your dressing room.
Diğer araba Bay Bingley'e aitmiş.
The chaise belongs to Mr. Bingley.
Arabaya gidelim mi?
Come for chaise, Mama?
Matthews, arabayı yıkar mısın?
Matthews, could you help polish the chaise.
Söz konusu dört sandalye, bir şezlong ve iki...
In the matter of four chairs, a chaise longue, and two...
İçeri girdiğinde bu şezlongda kitap okuyormuş.
She was lying on the chaise-longue, reading, when he came in.
Eski usul midilli arabası.
An old-fashioned pony chaise,
Verandada bir şezlong salonu var.
On the veranda! There's a chaise longue.
Sonra onu sudan çıkarır, kurular, şezlonga oturtursun... içeri geri gitmeden önce en az yirmi dakika dinlenmeli.
Then you get him out, wrap him up and put him on a chaise lounge... and he's gotta stay there for at least 20 minutes before he can go back in.
Şezlongun üstüne taşıyın.
All right, all right, get him over to the chaise lounge.
Nerede... kırmızı'da... gezici aba öğle yemeği mi?
Where... is the red... chaise lounge?
Yarım saat şezlonga oturdum.
I just sat on the chaise for half an hour.
- Şu gezinti arabası, Empire mı?
- The chaise, is it Empire?
Sabah sabah iki mahvolmuş bahçe bir parçalanmış mangal... - Sana bir sanık vermiştim! - Sivilleri tehlikeye attın, bana borçlusun.
You gave me two destroyed lawns, a weather grill, a chaise lounge.
Ahıra git ve arabayı hazırla.
Go to the stable and prepare the chaise.
55,000 dolar için son uyarı.
Lot 55 is the Louis chaise canape showing here on my left....
57 nolu parça, Yung Che'ye ait bir tabak ve başlama fiyatı 90,000 dolar.
Fair warning then at $ 55,000. - It's a fabulous chaise. - I don't know.
Daha önce hiç görmediği şezlonguna uzandı.
He ain't once gotten out ofthat chaise longue.
Şezlonga oturup opera gözlüğümü taktım.
Pulled up a chaise longue and took out my opera glasses.
Bir kraliyet kıçını kirli bir sandalyeye oturtamayız değil mi?
We cannot have a royal bottom sitting on a dirty chaise, can we?
Bu oda daha çok dinlenme için olacak.
There's even room for a chaise lounge.
Şezlong stoğumuzdaki yeni ürünlerden.
The Chaise lounges are a new add - on to our products that we " re carrying.
Le chat est sur la chaise, araya sıkıştırması biraz daha kolay.
Le chat est sur la chaise, slightly more easy to fit in.
( "kedi sandalyenin üstünde... )" le chat est sur la chaise... ( "ve maymun da dalda." ) "et le singe est sur la branche."
"le chat est sur la chaise " et le singe est sur la branche. "
( "kedi sandalyenin üstünde... )" le chat est sur la chaise... ( "ve maymun da... )" et le singe est s...
"le chat est sur la chaise " et le singe est s...
Tamam, beyler, Onu koltuktan alın, ve bağlayın.
Okay, chaps, take him over the chaise lounge, and tie him up.
Alıp almadığınızı bilmiyorduk ama sizde varsa faturası hala duruyor.
It's a chaise lounge. We didn't know if maybe you guys already had one. We have the receipt if you do.
Şezlongumun üstünde ıslak havlu ne arıyor?
What is a damp towel doing on my chaise?
Eğer havlu varsa, orası dolu demektir.
When there's a towel on a chaise, that means it's spoken for.
Son geldiğimizde lobide sadece beyaz koltuklar ve çok şık şezlonglar vardı.
When we were here last, the lobby was all... white couches and very elegant chaise lounges.
Koltuğuna yayılırsın.
You lay back on your chaise.
Şezlong.
The chaise lounge.
Şezlong konusunda anlaştık mı?
So you're OK about the chaise Lounge?
Şezlongu kamyona alalım mı Tommy?
Chaise lounge down to the truck Now, Tommy?
Şezlong o mu?
That's the chaise lounge?
Ben onu şezlong sanıyordum.
I- - I thought that was the chaise Lounge.
Tamam, peki arayan olmadı mı? - Üzgünüm. - Oh, hayır, hayır.
Marc, I found this under my chaise.
Marc... bunu şezlongun altında buldum.
Marc... I found this under my chaise.
Hayır, kırık şezlong olandı.
No, it was that one with the broken chaise.
Her zamanki yerinizi mi ayarlayayım Bayan Evans?
Your chaise in its usual spot, Miss Evans?
Sonsuz günler şezlongumda Dünya ayaklarımın altında
Endless days in my chaise The whole world according to moi
Dört altlı bir araba!
A chaise and four!
İmparatorluk çökerken, bembeyaz koltuğun üzerindeki yastık bile yenilgiyle ezilmiş.
As the empire dissolves, even the cushion on the bone-white chaise sags with defeat.
senin icat ettiğin bu özel koltuğu kullanacağım.
I'm gonna use this special chaise you invente
Milo Baughman kahve sehpası ısmarlamak istiyordum. ... bir çift Karl Springer lusit lamba. Ve 1950'lerin şezlongu.
I need to order the Milo Baughman coffee table, the pair of Karl Springer Lucite lamps, and the 1950s wire chaise.
Seni kampüs dışındaki bir daireye çekecek... Perdeli ve bardak altlıkları olan ve siktimin kocaman nakışlı minderleri olan dairesi.
She's gonna suck you into some off-campus apartment with curtains and coasters and a chaise lounger with those giant fucking pillows.
Her zaman şu kocaman yumuşacık nakışlı minderlerden istemişimdir.
I've always wanted one of those chaise loungers with the big, fluffy pillows.
Çok güzel bir sandalye seçtim.
I have a lovely chaise picked out.
125,000 dolar. Bayanın teklifi 125.
- I got a chaise.
İyi akşamlar ve yürekten merhabalar.
Now pull up a chair, a sofa or a chaise for the more louche amongst you. Naughty!

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]