Halka Çeviri İngilizce
5,522 parallel translation
- Halka yalan söylüyorsunuz.
You are lying to them now.
Uzun vadeli hedefimiz salonu ikiye bölmek. Harika olabilmesi için bir kısmı, profesyonel atletler Alvey ve onun koçu ile antrenman yapacaklar. Diğer kısmı ise halka açık olacak, fitness ve üyelik odaklı olarak.
Our long-term goal is to split the gym in two... one for top-flight, professional athletes trained by Alvey and his coaches, the other open to the public, focused on fitness and membership.
O muhabir bu bilgiyi genel halka değil de bize bildirirse hükümetin övgüsünü kazanabilir.
A reporter might gain the favor of the government by reporting such a leak to us instead of the general public.
Muhabirlerin kötü davranışları halka göstermesi ihtimali insanları kötü davranışlarda bulunmaktan uzak tutan şey.
The possibility that reporters are gonna make bad behavior public is what stops people from behaving badly.
- Ah be kardeşim. - "... bu kurum halka basının güçlüler tarafından etkilenmediği fikrini aşılamak konusunda hiçbir şey yapmamaktadır. "
-... "that does little to instill confidence in the public that the press isn't ensorcelled by the powerful."
Bunu halka duyurduğunuz için başınız derde girecek mi?
Are you gonna get in trouble for saying this publically?
- Buraya geldiğinde halka açık bir yere gitmek istedin çünkü tecavüz naraları atacağımdan korktun.
- When you came in here, you wanted to go to a public place because you were scared I'd cry rape.
Açıkçası, halka açık olan ve olmayan alanların tanımının değiştiğini düşünüyorum.
Honestly, I think there's a shifting definition of what's public and private space.
Ben gerçekten halka hizmet veren bir saatlik haber programı yapmak istiyorum.
I want to do an hour of news that's a genuine public service.
Aman Tanrım. Halka açık gösteri mi yapıyormuş?
Oh, my God, he had a public access show?
Biliyor musun, bana hep burnunda.. .. kocaman altın bir halka varmış gibi geliyor.
You know, I always thought that you'd have a great, big, fucking gold ring in your nose.
Öyle bir manyağı öldürmek halka hizmet etmekten başka bir şey değildir.
Killing a maniac like that would be a public service.
Halka arzı gerçekleşmiş mi?
I mean, have they gone public?
Ben bu durumu oldukça şaşırtıcı buluyorum. Halk ya da ziyaretçiler hakkında çok da fazla konuşmuyoruz. Bazı toplantılarımızda halka iletişimi, halka nasıl ulaşacağımızı çokça konuşmamıza rağmen gerçekte bu konu üstüne yoğunlaşmıyoruz.
I still find it quite amazing that we don't really talk much about the public and the visitors, but actually I don't think that when it comes to a lot of what we talk about in some of our meetings
Şahsen, pazarlama ve halka ilişkiler bölümümüzün biraz daha geriye çekilip olaylara izleyicilerin açısından bakmalarını sağlamaya çalışıyorum.
On my side, I'm trying to imbue the marketing and PR side with more of that stepping back and actually looking at things from the audience point of view.
Parça, halka açık bir sergide olmalıydı, bir ödül kasesinde saklı şekilde değil.
The piece should be on permanent public display, not hidden away in some trophy case.
Halka açık bir yerde dostça konuşuyoruz sadece.
Just a friendly conversation in a very public place.
Constance Payton eski bir asker. Bunu oy kullanan halka hatırlatmak istedim. Geçmiş 5 Başkanın aksine o gerçekten bu ülke için savaştı.
Constance Payton's a decorated veteran, and I wanted to remind the voting public that unlike four of the last five presidents, she actually fought for this country.
Yatağımın yanındaki masanın üstünde, elimden bir şey gelmeyen, ıslak halka hakkında mı?
The water ring on my bedside table I can't do a damn thing about?
Sebastian Egan olmasa ben de ölebilirdim. Ben sadece halka açık bir protesto...
I would have died, too, if it weren't for sebastian egan.
İnsanlar beni arıyor olacak ve eğer beni bulamazlarsa kanıtlar halka açıklanacak.
( panting ) People will be looking for me. And if they can't find me,
Alt halka...
Lower ring...
Aşağı halka berbat görünüyor.
Ugh. The lower ring looks terrible.
Merhaba, orta halka!
Hello, middle ring!
Bu altın halka ait, Kraliçe'ye değil.
That gold belongs to the people, not the queen!
Fakat zincirinizde eksik bir halka var Ivan Kravec Nathan Mueller'la hiç tanışmadı.
Except there's a missing link in your chain- - Ivan Kravec never met Nathan Mueller.
Anlaşma, kimse Halka'ya geri gidemez diyor.
Treaty says no one goes back to the Ring.
Albay halka konuşma yapmam için meydanda bir yeri güven altına alın.
Colonel, secure a place for me in the square to address the people.
Sheldon da sahiden halka açık havuzda mı olduğumuzu sanıyor?
And Sheldon really believes we're at a public swimming pool?
- Şimdi düşününce fark ettim de Leonard yüzme tişörtü olmadan halka açık havuzda yüzmeye gitmez.
Although now that I think about it, Leonard would never go swimming in public without his swim shirt.
Halka açık havuz, manzaralar, finansman bile var.
150 houses. Community pool, views, financing's available.
Kendini halka açık bir mekanda rezil etmek istemiyorsun, bu yüzden mi?
You don't want to embarrass yourself in public, is that it?
Hepsi halka açık plaj tutkunu serseriler.
They're a bunch of public-access loving assholes.
Çocukların ilaçları için halka açık bir aile.
A publicly held children's pharmaceutical family.
Her yıl bir halka demektir.
One ring for each year.
Geniş halka.
The wide ring.
Kırmızı halka.
The red ring.
Mutlu Kırmızı Halka Günü.
Happy Red Ring Day.
Nussir'de acılı halka yardım ederken fotoğraf çektirecek.
Nussir gets the photo op, distributing relief among the suffering masses.
Eğer halkı tiyatroya getiremiyorsam, tiyatroyu halka götürmeliyim.
If I can't bring the folks to the theater, I got to bring the theater to the folks.
Büyük haber şu ki halka açılmaktan vazgeçtik çünkü internet güvenliğiyle uğraşan büyük bir firma bizi satın almak istiyor.
Well, my biggest news is that we're not planning on going public anymore because a larger Internet-security firm offered us a buyout.
Burası son derece halka açık.
This is awfully public.
Yönetme hakkım için halka yalvaracak hâlim yok!
I'm not begging the people for my right to lead them.
Meydanın sivil halka açılabilmesi için meydanı en az bir gün temizlik gerekir.
You're going to need at least a day of scrubbing before that plaza is once again presentable to the civilian population.
Üst halka karmaşa içinde.
The upper ring is in chaos.
Halka ne diyeceksin?
What will you tell the people?
Davamı halka anlatırken bana yardım etmen gerek.
I need you to help me make my case to the people.
Halka kimsenin, ailenizin bile yasaların üstünde olmadığını göstermelisiniz.
To show the people that no one... not even your own family, is above the law.
Çünkü bana göre bu bi suç, yada halka açık lavabolardaki kameraların cinsel suç teşkil ettiğini bilmiyorsunuz.
Because to me, it looks like a felony, or don't you know that a camera in a public bathroom is a sex crime?
"Çok Katılımlı, Halka Arz Ediliş"
"Most Anticipated Debut"
- Bu halka açık bir bilgi değil.
This isn't public information.