Janssen Çeviri İngilizce
74 parallel translation
Baş Rolde David Janssen, kaçak.
A QM production. Starring David Janssen as the fugitive.
Starring David Janssen as the fugitive.
A QM production.
With guest stars, Susan Oliver...
Starring David Janssen as the fugitive.
Starring David Janssen as The Fugitive, with guest stars :
Starring David Janssen as The Fugitive, with guest stars :
Baş rolde kaçak David Janssen.
Starring David Janssen as the fugitive.
Baş Rolde David Jansen.
Starring David Janssen as the fugitive.
Kaçak rolünde David Janssen...
Starring David Janssen as the fugitive.
David Janssen kaçak rolünde.
Starring David Janssen as the fugitive.
Kaçak rolünde David Janssen.
Starring David Janssen as the fugitive.
KAÇAK rolünde David Janssen.
A QM production. Starring David Janssen as The Fugitive.
"Ama,'Kaçak'taki David Jannsen gibi..."
that is good. " but, like david janssen in the fugitive,
-'Kaçak've David Jannsen'li kısmı geç... - Diyor ki, Lucky'i yememiş.
ah, mmm... skip the part about david janssen... it says he didn't eat lucky.
Geleneksel bahar kayağı törenindeyiz ve kayak okulu müdürü Reid Janssen kendisinden beklediğimiz bir kayak gösterisiyle açılışı yapıyor.
It's the annual spring ski pageant and ski school director, Reid Janssen, kicks things off with an exhibition of skiing that we've come to expect from him.
Reid Janssen'ın "ciddi olmayanlar katılamaz" dediği kayakçıları beş zorlu gün bekliyor.
Five grueling days for whom Reid Janssen calls "serious skiers only."
Reid Janssen için kazanmak her şey değildir tek şeydir ve burada kızgın bir rekabet var.
For Reid Janssen, winning isn't everything, it's the only thing, and the competition here is fierce.
Antrenörler yakında öğrencileriyle toplanacak ve şüphesiz dağın kralı Reid Janssen'ı yenmenin bir yolunu bulmaya kafa yoracaklar.
The instructors will soon have their ski school recruits before them, so they are no doubt busy trying to figure out a way to defeat king of the mountain Reid Janssen.
Erich ve Derek liderleri Reid Janssen'ın ardından Birinci Şube'ye itici güç oldu.
Erich and Derek give First Section a strong two-three punch behind leader, Reid Janssen.
Sırada Yıldızlar Kayak Okulu müdürü ve diğerlerinin kovalayacağı standardı belirleyen adam bir numara, Reid Janssen.
Next up is director of the All Star Ski School and the man who sets the standard for others to follow, number one, Reid Janssen.
Reid Janssen için daha önce hiç yaşamadığı bir şeydi.
For Reid Janssen, it was like nothing he'd ever experienced.
Reid Janssen için kendisine bağışlanan yeteneklerle ne yapacağı apaçık belirginleşti.
For Reid Janssen, it became crystal clear what to do with the gifts bestowed upon him.
Bayanlar ve baylar dördüncü gün bitti ve Birinci Şube takım kupası yarışında liderliğini sürdürüyor liderleri Reid Janssen de bireysel mücadelede ilk sırada bulunuyor.
Well, ladies and gentlemen, day four is over, and it's First Section continuing to lead the team cup race behind its leader, Reid Janssen, who remains in first place in the individual competition.
Şampiyonluğunu koruyan Reid Janssen her etapta 1 numaralı seri başı.
Defending champion Reid Janssen is top seed in every event.
Pierre Jles César Janssen'e lanet olsun.
Curse Pierre Jules César Janssen.
David Janssen'le iyi arkadaş olduk.
David Janssen was a little buddy of mine.
Yolcular, Curtis Janssen. Pensacola, Florida'dan.
Passenger's Curtis Janssen, Pensacola, Florida.
Arabadakiler Yüzbaşı Dean Westfall ve Yüzbaşı Curtis Janssen'mış.
Passengers were Navy lieutenants Dean Westfall and Curtis Janssen.
Yüzbaşı Curtis Janssen Pensacola'da öğretmen.
Lieutenant Curtis Janssen's an instructor in Pensacola.
Andre Janssen.
Andre Janssen.
Ya karımı öldürmekle suçlanırsam, "Kaçak" daki David Janssen gibi.
What if I was accused of murdering me wife, like David Janssen in "The Fugitive"?
Bir gazeteci olan Bay Janssen'in yardımcı olmasını istedik ancak kendisi İtalyanca bilmiyor.
We request the assistance of an interpreter, Mr. Janssen doesn't speak Italian.
"Goldeneye"'daki Famke Janssen.
Uh, famke janssen in "goldeneye."
2 numaralı seri başı Tara Janssen, bu maç öncesi sıralamada 18. olan Claudia Weber karşısında ecel terleri döküyor.
Second seed Tara Janssen is struggling to stay alive in this match against 18th seed Claudia Weber.
Janssen'dan mükemmel bir forehand.
A huge Janssen forehand.
Bu uzun sayı mücadelesi Janssen'ın basit bir hatasıyla sonuçlanıyor.
Incredible rally ends with the easy unforced error from Janssen.
Sen de biliyorsun ki Lindsay, Weber daha önce Janssen'ı hiç yenemedi.
You know, Lindsay, Weber has never beaten Janssen.
Sonuçlar Tara Janssen'a çıkıyor Weber'ın yarı finalde yenmiş olduğu tenisçi.
It came back to Tara Janssen, the player that Weber just beat in the semifinals.
- Bayan Janssen, bir imza alabilir miyim?
Ms. Janssen, would you mind? Oh, not at all.
Bayan Janssen, sizi hayranlarınızdan ayırdığım için üzgünüm ama konuşmamız gerek.
Ms. Janssen, I hate to drag you away from your adoring fans, but we have to talk.
Bayan Janssen, size bir şey soracağım.
Ms. Janssen, let me ask you something.
Size Tara Janssen hakkında birkaç soru sormam gerek.
I need to ask you some questions about Tara Janssen.
Hayır, şey, diğer tenisçi oradaydı şey, Janssen, Tara Janssen. Oradaydı.
N-No, there was the other, uh, tennis player, though, um, Janssen, Tara Janssen.
Sanırım Tara Janssen bundan sonra artık tarih kitaplarında yerini alır.
So, I guess Tara Janssen will go down in the history books after all.
Janssen ve Burke.
Janssen and Burke.
Famke Janssen tarafından ceset hırsızlığı yapılmasından daha kötü yollar var.
There are worse ways to go than being body-snatched by Famke Janssen.
Lukas Janssen adında bir Belçikalı.
He's a Belgian national named Lukas Janssen.
Janssen Anvers'ten geliyormuş ve tesadüfen Wallace Ailesi'nin yanında oturmuş.
Janssen was coming in from Antwerp and he just happened to be seated next to the entire Wallace family.
Bir saat geçmeden Janssen otel odasında Bryan Wallace'ı vuruyor ve tek bir şey alıyor :
And then, less than an hour later, Janssen shoots Bryan Wallace in his hotel room and takes only one thing :
Tamam, indiklerinde Janssen aranacağından şüphelendi.
All right, Janssen must have suspected they were gonna search him when he landed.
Bu yüzden Janssen her ne kaçırıyorsa Wallace'ın çantasına koydu. Adamı otele kadar takip etti ve onu vurup çantasını geri aldı.
So Janssen slips whatever he's smuggling into Wallace's bag, tracks the guy down at his hotel, shoots him, and then gets his bag back.
Lukas Janssen'la ilgili havaalanı güvenliğini siz aramışsınız.
I understand you called TSA with the tip about Lukas Janssen.
Famke Janssen oynuyordu.
Famke Janssen.