English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Türkçe → İngilizce / [ M ] / Makyaj yapıyorum

Makyaj yapıyorum Çeviri İngilizce

48 parallel translation
- Tabii epeyce makyaj yapıyorum.
- Of course, I wear heavy makeup.
- Biraz makyaj yapıyorum.
- Just doing a little makeup job.
Evet, makyaj yapıyorum.
Yes, I wear makeup.
Sonra onun yüzüne makyaj yapıyorum, çünkü şu anda yüzünün hâli epey makyaj gerektiriyor.
Then I'll start doing their face, because what they have on their face right now needs a dramatic makeup job.
Ama şimdi ölü bir adama makyaj yapıyorum, olsun dert değil çünkü senden hoşlandım.
And now I am doing makeup on a dead guy, but never mind because I like you.
Makyaj yapıyorum.
Puttin'on makeup.
Ben... - makyaj yapıyorum, Hung.
Just get to makeup, Hung.
Makyaj yapıyorum ben.
I'm a makeup artist
Evet, Ling. Hiçbir kusurun yok. Bu "evet makyaj yapıyorum" demek mi oluyor, yoksa "hayır, buna ihtiyacım yok" mu?
Is that "Yes, you do makeup" or "No, because you don't need it"?
Neden makyaj yapıyorum biliyor musun?
You know why I wear makeup?
Neden makyaj yapıyorum?
Why have I got to wear this?
Artık makyaj yapıyorum.
I wear makeup now.
Şişko götlü kadınlara makyaj yapıyorum.
I, like, do makeup on these fat-ass women.
Nihayet sana makyaj yapıyorum ve sen de bunun bütün zevkini kaçırıyorsun. Üzgünüm.
I finally get to make you over, and you're sucking all the joy out of it.
Yaşayabilmek için ölü insanlara makyaj yapıyorum.
I put makeup on dead people for a living.
- Çok hızlanma, makyaj yapıyorum.
Not too fast, I'm putting on make-up.
Hayır, kilo vermedim ama yüzümü daha zayıf göstersin diye makyaj yapıyorum.
No, I didn't lose weight, but I started using my make up to contour my face to look skinnier.
25 yıldır birisinin beni telefonla arayıp Woody Strode kadar iyi olduğumu söyleyeceği günün hayalini kurarak cesetlere makyaj yapıyorum. Öğretmenlerin gözdesi, akıllı ama yanlış anlaşılmış.
For 25 years, I have been putting makeup on corpses, dreaming of the day that I would get the call when somebody would tell me that I was as good as Woody Strode- - teacher's pet, brilliant, but misunderstood.
Makyaj yapıyorum.
I use makeup.
Makyaj yapıyorum.
Putting makeup on.
"50 yıldır makyaj yapıyorum."
'I've been a depicter for 50 years.'
Makyaj yapıyorum.
[dramatic] I wear makeup.
Göz makyajı yapıyorum.
- Please don't.
Süslü kimonolar giyip, makyaj yapıp, en iyi sakeyi içiyorum ve her akşam farklı bir adamla yatıyorum.
In my fancy kimonos and makeup, drinking fine sake, I bed a different man every night.
Bayan Livingston, sizce çok fazla makyaj mı yapıyorum?
Miss Livingston, do you think I wear too much makeup?
- Makyajı seni mutlu etmek için yapıyorum.
- I use them to please you.
Şimdi tek ihtiyacım... Burada ne işim var bilmiyorum. Sadece makyajımı yapıyorum.
I don't know what I'm doing here.
Vogue'un pandomim formu var mesela. Ben şöyle yapıyorum, elimi pudra kutusu veya makyaj seti şekline sokuyorum.
You could take the pantomime form of the vogue... this is what, generally, sometimes I do is I make my hand into a form like a compact or a makeup kit.
Hey kesin şunu. Göz makyajımı yapıyorum.
Stop moving about, I'm doing me eyeliner.
Kraliçelerden çok makyaj yapıyorum.
I'm wearing more makeup than a drag queen.
Makyajımı geceden yapınca sabah 20 dakika kazanıyorum.
See, you do have a soft spot.
Sadece makyajımın rötuşlarını yapıyorum. Sen daha bebeksin.
Just putting the finishing touches on the face.
5 haftadır makyajını ve saçını yapıyorum.
I've been doing your hair and make-up for five weeks!
Reşitliğimden beri kendi makyajımı yapıyorum ve mor göz farı dışında, her şeyi yapabilirim.
I've been doing my makeup since puberty, and-And outside of the purple eye shadow phase, I-I do fine.
Lindsay Lohan'ın makyajını yapıyorum ve kendisi 3 gün yok.
I'm doing Lindsay Lohan's makeup, and she's off for the next three days.
Ben Lindsay Lohan'in makyajını yapıyorum, o da üç gün izinli.
I'm doing Lindsay Lohan's make-up and she's off for the next three days.
Yine de bu süre zarfında makyaj yapıyorsun, anlıyorum.
You're still putting in time with the makeup, though.
Sadece senin yaşındaki kızların makyaj falan yapıp alışveriş merkezlerinde takıldığını söylemeye çalışıyorum.
Easy. What I'm trying to say is this. Most girls your age are into, you know, makeup and stuff, malls.
Kevin'in makyajını yapıyorum....
I've been doing Kevin's makeup...
Yani, Kevin'in makyajını değil çünkü aslında Kevin makyaj yapmaz. ama müşterilerine yapıyorum. Bilirsin.
Well, not Kevin's makeup because Kevin doesn't actually wear any makeup, but makeup for his clients, you know.
Makyajımı fotoğraflara göre yapıyorum.
I do my make-up according to photos.
Hâlâ o uyanmadan önce yataktan çıkıp makyajımı yapma hilesini yapıyorum. Bu sayede o da benim sabahları o şekilde göründüğümü düşünüyor.
I'm still doing that dating trick where you sneak out of bed and put makeup on before he wakes up so he thinks that's what you actually look like in the morning.
Makyaj da yapıyorum!
_ _ _
Tek şerit büyükanne. Göz makyajımı yapıyorum.
( Horn honks ) One lane, Grandma.
Ne yapıyorsun? Makyaj yapmak için görüntülü konuşmadaki küçük resmimi kullanıyorum.
I am using the little box in the facetime to put makeup on.
- Bazen ben de makyajımı trende yapıyorum.
I do my make-up on the train sometimes.
Gençken bir kere bile makyaj yapmadım ama şimdi cenaze fotoğrafım için yapıyorum.
I never powdered my face when I was young But now, I pretty up for a funeral portrait
Bütün ofisi düzenliyorum, çekimlerinde makyajı ben yapıyorum,
I organize the whole office, I do makeup on all her shoots,

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]