English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Türkçe → İspanyolca / [ C ] / Caldwell

Caldwell Çeviri İspanyolca

574 parallel translation
- Bay Caldwell.
- El Sr. Caldwell.
Caldwell'in komutasında en az bin kişi buraya geliyor.
Hay unos mil que vienen hacia aquí con Caldwell.
Caldwell'in yönlendirmesiyle saldırırlar.
Con Caldwell en cabeza, Io harán.
Caldwell nerede?
¿ Dónde está Caldwell?
"TOBACCO ROAD" SAHNE OYUNU JACK KIRKLAND TARAFINDAN ERSKINE CALDWELL'IN ROMANI ESAS ALINARAK YAZILDI.
JACK KIRKLAND ESCRIBIÓ LA OBRA TEATRAL "LA RUTA DEL TABACO" BASADA EN LA NOVELA DE ERSKINE CALDWELL.
Rahibe Anna, Rahibe Felicia, bu, Bay Caldwell.
Hermanas Anna y Felicia, el Sr. Caldwell.
Rahibe Anna, siz, üç çocukla beraber Bay Caldwell ile birlikte gidin.
Hermana Anna, vaya con él y llévese tres niños.
Bay Caldwell, ne var orada?
Sr. Caldwell, ¿ qué trae ahí?
Caldwell, kumandayı al.
Sr. Caldwell.
Bay Caldwell, unutturmayın, bu gemiyi inşa edenlere bir mektup yazacağım.
Sr. Caldwell, escribiré a los constructores del submarino.
- Bay Caldwell'in keyfi yerinde.
- El Sr. Caldwell se defiende.
- Kumandayı alın, Bay Caldwell.
- Sr. Caldwell, tome el mando.
- Evet, Bay Caldwell?
- ¿ Sr. Caldwell?
L-tipi Japon denizaltı, Bay Caldwell. Bakın.
Submarino japonés tipo I. Mírelo, Sr. Caldwell.
Torpil böyle olmalı, Bay Caldwell.
Esto son torpedos. Eche otro vistazo, Sr. Caldwell.
- Bay Caldwell.
- Sr. Caldwell.
Bay Caldwell!
¡ Sr. Caldwell!
Bay Caldwell, gidin!
¡ Sr. Caldwell, adelante!
Sakin olun. Onu tuttum, Bay Caldwell.
Ya está, ya lo tengo Sr. Caldwell.
Gemiye dönün, Bay Caldwell.
Vuelva a bordo, Sr. Caldwell.
Çarkçılar bu Donanmayla eskiden beri çok ilgilenmişlerdir, Bay Caldwell.
Se ha ocupado de los hombres de la Marina desde hace mucho.
- İkimiz de biliyoruz ki Cape Anne her yıl sürekli Aaron Caldwell'i seçer.
- Y sabes como yo que Cape Anne... elige automáticamente a Aaron Caldwell cada año.
Çünkü Aaron Caldwell hala 18. yüzyılda yaşıyor.
Porque Aaron Caldwell vive estancado en el siglo XVIII.
Aaron Caldwell, kasabanın yöneticisi.
Aaron Caldwell, el alcalde.
- Aaron Caldwell.
- Aaron Caldwell.
Başkanlık, Amy Caldwell'e söz veriyor.
Tiene la palabra Amy Caldwell.
Caldwell'in dükkanının önünde bulunan ve hiçbir zaman çalışmamış olan arızalı parkmetrenin, ki birileri park ücreti ödemeden Caldwell'in dükkanında biraz para harcamak isteyebilir ve bunu da gerçekleştirebilir onarılmasını öneriyorum. - Destekliyorum.
Propongo que el parquímetro estropeado frente a la tienda de Caldwell... que nunca ha funcionado, por lo que cualquiera que busque aparcar y quizá gastar algún dinero en la tienda de Caldwell... puede hacerlo sin tarifa de aparcamiento, sea reparado.
Caldwell'in dükkanının önündeki kırık parkmetrenin sert tekmeyle değil parayla çalıştırılmasını öneriyorum. - Evet, destekliyorum.
Propongo que el parquimetro que está frente a la tienda Caldwell... se repare para que funcione con dinero en vez de con una patada.
Cape Anne'de yaşayan herkes, neredeyse her gün Caldwell'in dükkanına gider.
Casi todos los de Cape Anne vamos a la tienda Caldwell a diario.
Bu salonda hiç mi hiç saygı duymadığım tek kişi var o da Aaron Caldwell.
El único de esta sala que me merece algún respeto es Aaron Caldwell.
Aaron'un söylediğini duydun.
Ya oiste lo que dijo Aaron Caldwell.
- Binbaşı Caldwell'i takdim edeyim.
- Le presento al mayor Caldwell.
Gelecek tüm yardım değerlidir, Binbaşı.
Toda ayuda es valiosa, mayor Caldwell.
Binbaşı Caldwell'e hallettiririm.
Se lo diré al mayor Caldwell.
Binbaşı Caldwell. Davut'un Yıldızı'ndaki herkesi götürüyorlar mı?
Mayor Caldwell. ¿ Se llevan a todos los pasajeros del "Estrella de David"?
Ben Binbaşı Caldwell.
Al habla el mayor Caldwell.
- Caldwell, efendim.
- Soy Caldwell, señor.
- Binbaşı Caldwell görüşecek.
- Va a hablarles el mayor Caldwell.
Daphne Caldwell.
Daphne Caldwell.
Daphne Caldwell, Teğmen Bolland.
Daphne Caldwell, Teniente Bolland.
Bakkalı bul ve Russ Caldwell'i sor.
Ve a la cantina y pregunta por Russ Caldwell.
Russ Caldwell.
Russ Caldwell.
- Özür dilerim ama Bay Russ Caldwell'e bakmıştım.
Disculpe, estoy buscando al Sr. Russ Caldwell.
Bay Russ Caldwell?
¿ Sr. Russ Caldwell?
Konuşmuyor, ama kimliğini tespit ettik.
No suelta prenda. Pero sabemos que es Henry Lee Caldwell.
- Henry Lee Caldwell'im var.
- Tengo a Henry Lee Caldwell.
Savaştan hemen sonraydı... Kasabaya eski askerler geldi. Başlarında Caldwell diye bir adam vardı.
Fue... luego de la guerra... cuando todos esos ex soldados llegaron al pueblo... liderados por ese Caldwell.
Caldwell madeni satın aldı. İnsanları topraklarını satmaya zorladı
Él compró la mina y, poco a poco, todo el pueblo.
Su kuyuları zehirli olduğu için, Caldwell kimsenin kasabadan ayrılmasına izin vermedi.
Luego, llegó la peste... y contaminó los pozos.
George, Caldwell kim?
¿ Quién es Caldwell?
Evet, bay Caldwell.
- Así es, Sr. Caldwell.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]