Kalacaksin Çeviri Portekizce
36 parallel translation
Truvalilarin ölüm sebebinin hesabini vermek zorunda kalacaksin.
Poderás ser responsável pela morte de muitos bons troianos.
- Sen bir süre daha burada kalacaksin.
- Nao, por enquanto fica aqui.
Luke, ben gittikten sonra, son Jedi sen kalacaksin.
Quando eu partir, o último dos Jedi serás.
beni oldurmek zorunda kalacaksin.
Vais ter de me matar.
Dikkat etmezsen, sonuna kadar böyle kalacaksin.
Se não tens cuidado, nunca passarás disso.
Cerrahi bölümde kalacaksin.
Ficará internada na ala da cirurgia.
O halde, burda hapis kalacaksin.
Então vais continuar prisioneira aqui.
Gerçek dünyaya girdiginde minnettar kalacaksin.
Quando chegares à vida real irás apreciá-lo.
Bill, her zaman dostum olarak kalacaksin.
Bill, és e sempre serás meu amigo.
Sözlerine dikkat et yoksa evde tutuklu kalacaksin. Iyi, dinle.
Melhor controla tua boca até que sejas adulto.
Bu sekilde Laura ile özgür kalacaksin.
Desta forma és livre para estar com a Laura.
Yan etki belirtisi görüldügü anda duracagiz ve kendine gelene kadar ekipten biraz uzak kalacaksin.
Ao 1º sinal de um efeito secundário, paramos e sai da equipa até estar bom.
Bir gün torun görmek istiyorsan lanet botlarini yakmak zorunda kalacaksin.
Se quiseres ver netos, vais ter de queimar a porra daquelas botas.
artik benimle kalacaksin.
Tu vais ficar comigo apartir de hoje.
Burada ne kadar kalacaksin Sayid Amca?
- Ei, esperem! - Quanto tempo vais ficar, tio Sayid?
Burada kalacaksin.
É aí que vais ficar.
Bir süre May Yengen ve Ben Amcanla kalacaksin.
Vais ficar uns tempos com a Tia May e o Tio Ben.
- Bu konakta kalacaksin.
- Nesta mesma villa.
Ve bu cizgiyi bulmak zorunda kalacaksin cunku kimse kiskanc olan bir kizi sevmez.
E tu terás que encontrar essa linha porque a ninguém gosta de uma menina zelosa.
Sen her zaman bir tanem oldun ve hep öyle kalacaksin.
Sempre foste a minha queridinha e sê-lo-ás sempre.
Caitlin, bu gece evde kalacaksin degil mi? Evet.
Caitlin vais ficar em casa hoje à noite, certo?
- Peki kaybedersen hapiste ne kadar kalacaksin?
Quanto tempo ficas presa se perderes? Cinco anos.
- Nerede kalacaksin mesela?
Tipo, onde é que vais viver?
Ise geç kalacaksin.
Vais atrasar-te para o trabalho.
Tamam o zaman. Ölümsüzlügümü göz önüne alirsak ateS ve kükürt arasinda bayagi beklemek zorunda kalacaksin.
Bem, visto ser imortal... terás muito que esperar, no fogo do inferno.
- Burada ne kadar kalacaksin?
- Quanto tempo vais ficar aqui?
Hadi, geç kalacaksin.
Vamos, vai atrasar-se.
"Bir kez uyandiginda, sonsuza dek uyanik kalacaksin."
"E quando acordares, ficarás acordado eternamente."
Yalniz kalacaksin.
Ficarás entregue à tua sorte.
Yalniz kalacaksin.
Estarás sozinho.
Bir sonraki hatanda hiçbir inceleme olmadan Quantico'daki egitiminin sonlandirilmasiyla karsi karsiya kalacaksin.
Mais um erro... E ficas sujeito à rescisão do treinamento em Quantico - sem revisão.
Ne kadar kalacaksïn?
Quanto tempo fica?
Sen ne kadar kalacaksïn?
Quanto tempo fica?
Ben zayîflayabilirim, ama sen hep çirkin kalacaksîn!
- Quem te perguntou, balofa? Eu faço dieta, mas tu hás-de ser sempre feio.
Evde yalnız kalacaksin.
Não tarda, a Aditi vai-se embora e tu vais ficar muito só em casa.
Biraz sersemletebilir ancak uyanik kalacaksin.
Isto é soro da verdade.