Seed Çeviri Portekizce
46 parallel translation
"The Bad Seed" falan gibi.
Como semente má ou coisa assim.
Mustard Seed Grubu temiz kaldığınız sürelere anahtarlık veriyor.
O nosso grupo dá porta-chaves para assinalar períodos de tempo limpos.
Bendeniz Bob Neal... Şu anda Bronson Seed ve Feed'den Tennessee Farm Hour'u dinlemektesiniz. Bay.
Sou o Bob Neal, e estão a ouvir a Tennessee Farm Hour patrocinada pela Bronson Seed and Feed.
Amerika Tarihindeki En Azılı Seri Katil
MAX SEED É O ASSASSINO DE SUFFERTON
Seed, Elektrikli Sandalyeyle İdam Edilecek.
SEED SERÁ EXECUTADO NA CADEIRA ELÉTRICA
Dedektif Matt Bishop Seed Tutuklamasının Kahramanı.
DETETIVE MATT BISHOP Herói NA PRISÃO DE SEED
Seed'i haftaya kızartmamız lazım efendim.
Temos de fritar o Seed na próxima semana, senhor.
Son bir dileğin var mı, Seed?
Últimos desejos, Seed?
Seed, günün geldi.
Viva! Seed, hoje é seu dia.
Seed?
Seed?
Seed Taklitçisinin 6 Numaralı Kurbanı
VITIMA Nº 6 DO IMITADOR DE SEED
Eğer bu cinayetler sürerse, kamuoyu bunu yapanın Seed olduğunu anlayacak.. ve emniyet ağır bir darbe yiyecek.
Se estes assassinatos continuarem, o público vai saber que é o Seed... e o departamento vai ser culpado.
Seed İdamından 6 Ay Sonra Ceset Sayısı Artmaya Devam Ediyor
O NÚMERO DE MORTES AUMENTA 6 MESES APÓS A EXECUÇÃO DE SEED
Seed!
Seed!
Seed, ben Bishop.
Seed, é o Bishop!
Seed, ne istiyorsan yaparım.
Seed, faço o que tu quiseres, está bem?
Ne yapmamı istiyorsun Seed?
O que queres que eu faça, Seed?
Seed, onların sana olanlarla... sana olanlarla hiçbir ilgileri yok.
Seed. Elas não tiveram nada... Elas não tiveram nada a ver com o que aconteceu contigo.
Seed, buraya gel.
Seed? Vem aqui.
Onları hiçbir şeyle suçlayamayız. En yakın mahkeme, ilçe merkezinde.
Não podemos acusá-los de nada e o juiz mais próximo é em Coundy Seed.
Torterra, Tohum Mermisi!
- Torterra "Bullet Seed" agora!
Anthony'nin sınıfı, ülkede açılan ilk yatılı kent okulu olan Seed Okulunu görmeye gidiyorlar.
A turma de Anthony visita a escola SEED, o primeiro internato público do país.
Seed'de okumak için coğrafya ve şans gerekiyor, o kadar.
Para entrar na SEED é uma questão de geografia e sorte.
Seed'e girebilirsem, yedi tane ders alacağım.
Se eu entrar na SEED, terei sete aulas.
Seed Washington 24 Kişi
SEED 24 VAGAS
Ben, Seed Özel Girişim Okulundan Bayan Inman.
Sou o representante da escola charter SEED.
- Tohum Marshall. - Tohum?
- Seed Marshall.
Kim çocuğuna Tohum diye isim koyar?
- "Seed"? Que nome é esse?
Sevimliymiş.
Seed? É bonito.
Merhaba.
- Sou o Seed. - Olá.
Tohum, terliklerin olmadan seni tanıyamayacaktım.
O Seed, não te reconheceu sem as tuas sandálias.
Liberty Seed'in güneybatısı Iowa'da yedi vilayetteki bir numaralı satıcısıyım. Greene, Union, Union, Ringgold, Decatur'da bile.
Eu sou o melhor vendedor da "Liberty" em 7 municípios sudoeste Iowa, incluindo Greene, União, Ringgold, Decatur...
turntable Seed var dediler geldik!
"PERSON OF INTEREST" - S02E18
turntable Seed var dediler geldik!
Adaptação para Português : zecacurto
Kocam akşam yemeği için nok-seed yahnisi istedi ama elimde nok-seed yoktu.
O meu marido pediu guisado de sementes nok para o jantar, e não tínhamos sementes de nok.
Elementary 3x10 İyi seyirler dilerim.
ELEMENTAR - S03E10 "Seed Money" Original pt-br :
Ya gerçekten de kaynak yönüne taşısak ve ayrıştırıcıyı direkt olarak sıkıştırıcı besleme fonksiyonuyla birleştirsek?
Esta é uma hipótese... E se fossemos contra a corrente e ligássemos o analisador às funções de "seed" do compressor?
Seed'in Terör Estirdiği Yıllar : 1973-1979
O REINO DE TERROR DE SEED 1973-1979
Medyum,'Seed hayatta ve öldürüyor'dedi.
PARANORMAL DIZ QUE SEED ESTÁ VIVO E A MATAR
Seed.
Seed!
- Washington D.C. 24 Boş Yer-61 Başvuru.
SEED 24 VAGAS 61 CANDIDATOS
Seed Washington 21 kişi Damari Shineri.
Damari Shineri.
Tohum.
Seed.
- It's the bill for the seed.
É a conta das sementes.