English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ A ] / And it's getting worse

And it's getting worse translate Turkish

121 parallel translation
It's getting worse and worse...
Daha da beter oluyor...
It's not my imagination, and they're getting worse all the time.
Ben uydurmuyorum. Gittikçe daha da kötüleşiyorlar.
It's getting worse and the only one I care about is Hugh Sloan.
Daha da kötüye gidiyor ve tek önemsediğim kişi Hugh Sloan.
AND IT'S GETTING WORSE AND WORSE.
Ve gittikçe daha da kötüleşiyor.
It started yesterday... and it's getting worse.
Dün başladı giderek daha da kötüleşiyor.
It's been over a year and It's only getting worse.
Bir yıldan fazla oldu ve giderek daha da kötü oluyor.
Uh, it's getting worse and worse out there.
Dışarıda hava gittikçe daha da kötüleşiyor.
It's getting worse and worse, man
Gittikçe kötü oluyor dostum.
And it's getting worse.
Ve daha da kötüleşecek.
And it's getting worse.
Kötüye gidiyor.
And it's getting worse.
Gittikçe kötüleşiyor.
That's one-twentieth of normal, and it's getting worse!
Normalin yirmide biri, daha da kötüye gidiyor!
The oxygen supply to the placenta is insufficient and it's getting worse every day.
Plasentaya oksijen akışı yetersiz ve giderek kötüleşiyor.
He smokes like hell, and it's getting worse as he gets older.
Acayip horluyor. Yanında uyuyabilmek zor.
It's like all of his cells have lost the ability to function properly and it's getting worse.
Hücreleri yeteneklerini kaybediyor. Uygun şekilde iş görmüyor, daha kötüleşiyor.
It came three nights in a row, and it's getting worse every night.
Ard arda üç gece boyunca geldi ve her gece daha kötüye gidiyor.
Three days. It's getting worse and worse.
Üç gün.
Something's affecting him physically and it's getting worse.
Onu fiziksel olarak etkileyen bir şey var ve kötüye gidiyor.
Scorpy... when he put me in his chair. .. he did something, and it's getting worse.
Scorpy... beni sandalyesine oturttuğunda bana bir şey yaptı ve o şey kötüleşiyor.
And it's getting worse every day.
Gün geçtikçe kötüleşiyor.
And it's getting worse all the time.
Ve daha da kötüleşmeye başladı.
It's getting worse and worse.
Giderek daha kötüleşiyor.
Whatever this thing is from beneath us, it's bad, and it's only getting worse.
Aşağımızdan gelecek olan şey gerçekten kötü. Ve gittikçe kötüleşiyor.
- And it's getting worse.
Ve giderek kötüleşiyor.
Third fight this week, and it's just getting worse.
Bu haftaki üçüncü kavga. Her geçen gün kötüye gidiyor.
No, Wyatt has a 102 temperature and I think it's getting worse.
Hayır, Wyatt bir 1 02 sıcaklık ve ben daha kötü oluyor düşünüyorum vardır.
It's getting worse and worse.
Şimdi kötüye gidiyor.
And it's been getting worse He's had severe depressions and my guess is that it has affected his judgment.
Gün geçtikçe de kötüye gidiyor. Ciddi bir depresyon yaşıyor. Benim tahminim bu durum yargısını etkiledi.
And it's getting worse.
Durum gittikçe de kötüleşiyor.
You're father has chronic leukemia, and it's recently started getting worse.
Baban süreğen lösemi hastası, ve son zamanlarda kötüleşmeye başladı.
Nearly a third are symptomatic, and it's getting worse.
Neredeyse üçte biri semptom gösteriyor ve daha kötüye gidiyor.
And lately, it's been getting worse.
Ve son zamanlarda, daha kötüye gidiyor.
It's been six months and it's getting worse.
Altı ay oldu ama giderek kötüleşiyor.
- And it's getting worse.
- Ve kötüye gittiğini.
Lately it's been getting worse and she can't sleep at all.
Ve son günlerde her şey daha da kötüye gidiyor. Artık hiç uyumuyor.
And it's just getting worse.
Ve gittikçe kötüleşiyor.
I watched the world change, and it just kept getting worse. And the skies filled with smoke and all the machines stopped working, and the streets and the rivers were filled with bodies.
Dünyayı izledim... değişimler... ve her şey kötüye gidiyor... gök yüzü dumanla kaplanmış... tüm makineler çalışmayı bırakıyor, sokaklar, nehirler... cesetler ile dolmuş.
And it's getting worse.
Daha kötüleşmeye başladı.
And it's getting worse.
Ve daha da kötüleşiyor.
It's getting worse and worse.
Giderek daha çok vuruyor.
And it's only getting worse. Had to make the choice for the greater good.
Birisi, herkesin iyiliği için zor bir karar vermeli.
This is an impossible situation and it's just getting worse, Claire.
Bu, içinden çıkılması imkânsız bir durum ve giderek de kötüleşiyor.
I sit in my office every day, and I read about how things are getting worse, about how it's just a matter of time before everything blows up.
Her gün ofisimde oturuyorum, ve her şeyin nasıl kötüye gittiğini okuyorum, her şeyin havaya uçmasına ne kadar az kaldığını görüyorum.
Well, it isn't working and based on your increased pain, it's getting worse.
İşe yaramıyor. Ağrının artması da kötüye gittiğini gösteriyor.
Well, whatever she is, she hates me, and it's getting worse every day.
Ne olursa olsun benden nefret ediyor. Ve her geçen gün olay daha da kötüye gidiyor.
Tonight, one of the nation's most serious drug problems and it's only getting worse.
Bu gecenin konusu, ulusumuzun kimyasallarla ilgili en ciddi ve kötüleşen sorunu.
What we did, whatever you think of our motives, the problem facing us right now is Andromeda, and it's getting worse by the minute.
Bizim yaptıklarımız, düşüncelerin değil şu anki problemimiz Andromeda.
I've been with you seven years, and it's been getting progressively worse.
Yedi yıldır seninleyim ve giderek daha da kötüye gidiyor.
He's six, and he's got a heart problem since he was born. And it's getting worse.
6 yaşında ve doğduğundan beri kalbinde bir sorun var, ve giderek daha kötü oluyor.
It's just getting worse and worse.
Üstelik işler daha da kötüye gidip duruyor.
The boy's always been something of a rapscallion. But lately it's been getting worse since she lost her husband. And now the boy's gone missing.
Çocuk hep biraz haylazdı fakat kocasını kaybettiğinden beri daha da kötüleşti ve şu anda çocuk kayıp.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]