English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ B ] / Beachy

Beachy translate Turkish

28 parallel translation
Why not move the guns down here... stick them in a line from Beachy Head to Dover?
Neden avcıları Beachy Head'ten Dover'a bir çizgi halinde tutmuyoruz?
Loch Ness, the Yorkshire Moors, Dartmouth, the Eiffel Tower, Beachy Head...
Loch Ness Gölü, Yorkshire Kırları, Dartmouth. Eyfel Kulesi, Beachy Head Kalker Burnu.
Ah, yes, almost as tragic as Archbishop Bertram being struck by a falling gargoyle off Beachy Head.
Evet, neredeyse Başpiskopos Betram'a Beachy Head'in ilerisinde taş oluğun düşüp çarpması kadar.
I didn't know if you guys were doing, like, relaxed beachy or the west coast wannabe, east coast urban.
Sizin nasıl giyindiğinizi bilmiyordum, yani, sakin kumsaldaymış gibi mi yoksa batı yakası özentisi mi yoksa doğu yakasındakiler gibi mi.
Jakob Beachy is in bann.
Jakob Beachy yasaklı.
You said Jakob Beachy was banned?
Jakob Beachy'nin yasaklandığını mı söyledin?
♪ We sailed past Beachy ♪ ♪ Past Fairlight and Dover ♪ ♪ And then we bore up ♪
d Beachy'den geçtik d d Fairlight ve Dover'ı d d Sonra yol aldık d d South Foreland ışığına doğru... d
He went with another boy, Josef Beachy.
Josef Beachy adında bir çocukla beraber gitmişti.
So we got the address for Josef Beachy.
Josef Beachy'nin adresine ulaştık.
Josef Beachy!
Josef Beachy!
Josef Beachy?
Joseph Beachy?
We invented those and they're pretty good, they're clever.
İnsanların bir 50 yıl sonra Beachy Head'de
Hammond, I'm not sure that, in 50 years'time, people will be having a big birthday party on Beachy Head with people going, "These Dysons are brilliant!"
"Bu dyson harika!" diyerek doğum gününü kutlayacaklarını sanmıyorum. Bunun olmayacağına eminim.
Nice.Beachy.
Güzel sahilleri vardır.
- We catch your friends on beachy.
Arkadaşlarını sahilde yakaladık. Ama...
A beachy theme, I like that.
Kumsal temalı. Sevdim bu fikri.
To keep things light and airy and beachy and neutral?
Canlı, havalı, hafif ve cıvıl cıvıl mı olmalı?
Why don't you go find something beachy to wear?
Neden plaj kıyafetleri giymiyorsun?
Not the beachy part, but the swampy part around Orlando.
Sahil tarafında değil ama Orlando tarafındaki bataklık kısımda...
It's like it's a little messier, it's kind of beachy.
Biraz dağınık gibiydi, kumsal gibiydi.
- Did you say beachy?
- Kumsal gibiydi mi dedin?
Anyway, there was this table in that movie, and they were always laughing around it and eating on plates with candles, and the whole house just seemed so fresh and beachy.
Neyse, bu masa gelince her zaman etrafında gülüp eğleniyorlar, mum ışığında yemek yiyorlar ve evleri çok ferah ve sahil gibi oluyordu.
I am competing against Carrie Carmona, who has the best beachy waves in all of Orson, so I really got to bring it.
En güzel dalgalı saçta Carrie Carmona'yla yarışıyorum. Gerçekten bunu yapmam lazım.
Swinging by to pick up Charles, and then we're headed to sunny, beachy, only recently devastated by a financial crisis Atlantic cit-ay!
İkimiz, güneşli, kumsallı son zamanlarda mali krizlerle yıkılan Atlantik City'e gidiyoruz.
It's beachy.
- Çok güzel.
I was gonna say you were beachy.
Senin plajları seven bir insan olduğunu söyleyecektim.
It's not mildew, it's beachy.
- Buna rutubet değil kumsal kokusu denir.
Beachy?
Plaj insanı gibi?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]