English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ D ] / Dazs

Dazs translate Turkish

58 parallel translation
I disagree with you about Häagen-Dazs Rum Raisin.
İtiraf etmeliyim, Haagen-Dazs Romlu Kuru Üzüm konusunda size katılmıyorum.
Can we go to Häagen-Dazs?
Häagen-Dazs'a gidebilir miyiz?
They were eating tiny, little Haagen-Dazs... ice cream cones being served... by a guy I went to high school with.
Liseye birlikte gittiğim bir çocuk tarafından servis edilen... ince, küçük Haagen-Dazs dondurması yiyiyorlardı.
Rika Van Haagen-Dazs.
Rika Van Häagen-Dazs.
Is that the law offices of Haagen and Dazs?
Haagen and Dazs hukuk bürosu mu?
Cold as Haagen-Dazs!
Dondurma kadar soğuktular!
Häagen-Dazs is made-up.
Häagen-Dazs uydurma.
George, is Häagen-Dazs Danish?
George, Häagen-Dazs Danimarka'dan mı?
Haagen Dazs and brewskies.
Haagen Dazs ve brewskiler aldım.
Do you think you could bring me a pint of Haagen-Dazs ice cream, rum raisin, and a Diet Pepsi?
Bana 100 gr Haagen-Dazs dondurması, kuru üzümlü rom ve diyet Pepsi getirebilirsiniz değil mi?
The only danger you face is getting your head stuck in a Haagen-Dazs carton.
Hayatında yaşayabileceğin en büyük tehlike, kafan karamela kutusuna... girince boğulma tehlikesi geçirmen.
There's five empty buckets of Haagen-Dazs in your trash... your legs are stubbly... and your hair color needs a touch-up.
Çöpünde beş tane boş dondurma kovası var... Bacaklarınız fırça gibi kıllanmış.. Ve saçlarınızın boyanması gerekiyor.
Get some Haagen Dazs ice cream bars.
Haagen Dazs dondurmasından al.
Oh, it looks like somebody's "hoggir Dazs" ice cream.
200. yaşını mı kutlayacaksın, ihtiyar?
I brought you some Häagen-Dazs.
Sana yemek getirdim.
I don't deserve Häagen-Dazs.
Bana yemek getirmeni hak etmiyorum.
Why don't you just combine them and study with "Uta Hagen" Dazs.
Neden dondurmayla oyunculuk yeteneğini birleştirmiyorsun?
Address the hidden desires... Like Haagen Dazs did in England.
Gizli arzularına hitap edeceksin İngiltere'deki Haagen Dazs gibi.
You know he retired in'78 with, uh, verticulitis? He's got a Haagen-Dazs distributorship up in Cocoa Beach,
1978'de emekli olduğumuzda bir dostum Coco Beach'de bir güzellik merkezi açtı.
So she takes out a pint of Häagen-Dazs then starts eating it, standing there, out of the container.
Yarım kilo dondurma çıkardı ve ayaktayken yemeye başladı, dondurma kabından.
What if she were hungry before shoving her face into a trough of Häagen-Dazs?
Dondurma çanağına yumulmadan önce ya gerçekten aç idiyse?
Get out the tarot cards, tell fortunes, play Twister... make a Haagen-Dazs chocolate chocolate chip ice cream milkshake.
Tarot kartlarını çıkarıp fal bakarız. Twister oynarız. Çikolata parçalı milkshake yaparız.
- Haagen-Dazs... butter pecan. - Nice.
- Haagen-Dazs fındıklı dondurma.
Actually, I'm just gonna be sitting on my ass, probably eat a whole pint of Haagen-Dazs while I watch Blind Date.
Aslında, sadece kıçımın üstünde oturacağım, muhtemelen'Blind Date'izlerken... büyükçe bir'Haagen-Dazs'yiyor olacağım.
Or is it Häag and Dazs?
Yoksa Häag ve Dazs mıydı?
Häag and Dazs.
Häag ve Dazs.
- Adiós, Dazs.
- Adiós Dazs.
Haagen-Dazs all the way, baby.
Gün boyunca Haagen-Dazs, bebeğim.
Häagen Dazs ginger and lychee ice cream?
Häagen Dazs'ın zencefilli dondurması?
Have you ever picked up anything heavier than a carton of haagen dazs?
Kutu dondurmanın dışına, daha ağır bir şey kaldırdığın oldu mu hiç?
And a tub of Haagen-Dazs. I'm talking about life and death.
- Ben kırık bir kalpten... bahsetmiyorum, ben ölüm ve yaşamdan bahsediyorum.
Maybe there's some human hearts behind the Häagen-Dazs or something.
Belki dondurmaların arkasında insan kalbi filan vardır.
Eat Haagen-Dazs and watch Love Actually, till your periods sync up.
Bütün zamanını, elinde Magnum dondurmayla, "Aşk Her Yerde" yi izleyerek mi geçirmek?
'I say I love Haagen Dazs, and my broadband provider,'and I like Sophie more than them, in most respects.'
Häagen-Dazs'ı ve internet servisimi de sevdiğimi söylüyorum. Ve birçok açıdan Sophie'yi onlardan daha çok seviyorum.
Does it involve eating Hagen Dazs and watching Pretty Woman?
Hagen Dazs yemek ve Pretty Woman'ı izlemek var mı?
Compared to his / her lasagna, a hill of shit he / she would have taste of Häagen-Dazs.
Onun lazanyasıyla karşılaştırırsak, bir kase dışkılı biftek gibi diyebiliriz.
Check the freezer. Maybe there's some human hearts behind the haagen-Dazs or something.
Belki dondurmaların arkasında insan kalbi filan vardır.
I only eat Haagen-Dazs.
Ben sadece Haagen-Dazs yerim.
I want Haagen-Dazs.
Haagen-Dazs * istiyorum.
All right, um, Lenore was baby-sitting one night, and when Judith and I came home, we found her face down in a bowl of H agen-Dazs with a couple of Percocets in her hair.
Pekâla, Lenora bir gece bebek bakıcılığı yaparken, Ve Judith'le ben eve geldiğimizde, onu kafası Hagen Dazs kâsesinde ve bir çift Percocets saçında olduğu şekilde bulduk.
We have to stop at a Haagen-Dazs. Haagen-Dazs!
- Hagen Dazs da durmamız lazım.
Well, I'm just weepin'in my haagen-dazs.
Sadece havalı oyuncağımın içinde ağlıyorum.
No. Häagen-Dazs is the answer to everything right?
Hayır Haagen-Dazs herşeyin cevabı değil mi?
I pawned generic ice cream off on Mike before, telling him it was Haagen-Dazs.
Mike a dandik bir dondurma Verip pahalı olduğunu söylediğimde işe yaramıştı.
Haagen-Dazs, lots of Haagen-Dazs.
Häagen-Dazs. Bol bol Häagen-Dazs.
You're lucky you're so cute and that I'm so high on Haagen-Dazs,'cause that's the corniest joke I ever heard.
Tatlı olduğun ve şaraptan kafa olduğum için şanslısın yoksa duyduğum en kötü şakaydı bu. Hayır. Cidden.
It's Haagen-Dazs strawberry.
Çilekli Haagen-Dazs.
Hey, hon... wanna stop off and get some ice cream? Haagen-dazs.
Hey, hon...
I'd rather look after rich people's kids, watch DVDs and eat Haagen-Dazs.
- Ve Haegen Dass'tan yemeyi.
- Shit, Haagen-Dazs...
- Haegen Dass! Muhteşem.
Haagen-Dazs!
Haagen-Dazs?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]