English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ D ] / Don't get mad

Don't get mad translate Turkish

791 parallel translation
Danny : Don't get mad at me!
Bana sinirlenme!
Don't get mad... he did say nothing.
Bu kadar delirme... Hiçbir şey söylemedi.
Don't get mad.
Bu kadar dellenme.
- Now don't you get mad too.
. - Şimdi kızmıyor mu?
Get into this uniform to meet a bunch of fatheads I don't want to know... and miss that Greta Garbo picture I've been waiting for, for two months.
Tanımadığım bir sürü beyinsizle bir arada olmak için üniforma giymek... ve Greta Garbo'nun iki aydır beklediğim filmini kaçırmak kötü değil mi?
Don't get mad!
Delirme!
So don't get me mad, Long Jack.
Tepemi attırma Uzun Jack.
Eddie, this is gonna be kind of hard to take and I don't want you to get mad.
Eddie, bunu anlaman zor olacak ve öfkelenmeni istemiyorum.
Don't get mad.
Kızma.
You won't have had to accept a ticket from somebody you don't know... but you'll still get to where you're going.
Tanımadığınız birinin bilet teklifini kabul etmek zorunda kalmadınız üstüne gitmek istediğiniz yere gideceksiniz.
Don't get mad.
Kızmıyor.
Oh, now, don't get mad.
Hayır, kızma hemen.
Don't get mad, please.
Bana kızma, lütfen.
Now, don't get mad.
Kızma.
- Well, don't get mad.
- Kızma.
Because that would be lying and Pop do not want me to lie We are both too easy on you, Tommy Don't get mad at me, Mum
Eğer biri dediğin gibi gerçekten birisini öldürdüyse o hâlde polis bundan haberdar olurdu.
Don't get mad, grandpa.
Hemen sinirlenme, büyükbaba.
Don't get mad, I'm joking
Hemen dellenme, şaka yapıyorum.
- When we get mad, we don't fight, do we?
Barnaby, kızdığımız zaman kavga etmiyoruz, değil mi?
Don't get mad.
Kızma hemen.
Don't get mad, he must have a saint on his side.
Kızmayın lütfen, bir azizden yardım alıyor olmalı.
Now don't get me mad.
Tepemi attırma.
If I don't talk, you get mad.
Konuşmadığımda öfkeleniyorsun.
Don't get mad, it was so beautiful.
Bu kesin! Kızma, Papi!
Don't get mad!
Sinirlenme!
- Pop, don't get mad.
- Kızma, Baba.
I... If I don't get out of this house, I'll go mad!
Ben... eğer ben evden çıkmazsam, çıldıracağım!
- Well, don't get mad, because I was just gonna say that I'm nervous...
Heyecanlı olduğumu söyleyecektim.
Don't get mad.
Öfkelenme.
Honestly, Dave, every time you don't have a couple of drinks, you get mad at me.
Dave, ne zaman içki içmemiş olsan bana karşı sinirli davranıyorsun.
- Well, Dave, don't get mad.
- Sinirlenme Dave.
Don't get mad at me.
Bana kızma.
Hey, don't get mad...
Hey! tek göz... kızmana gerek yok
Don't get mad if I say that I don't believe in hell.
Cehenneme inanmadığımı söylersem bana kızma.
Don't get mad, all right?
Delirme, tamam mı?
I don't know why you get mad when I ask you.
Sormama niye kızıyorsun anlamıyorum.
Don't get mad.
Kızma bu kadar.
- Don't get mad about it.
- Bu kadar kafaya takmasan.
The reason you get mad at Paul is you don't understand him.
Paul'e kızmanın sebebi onu anlamıyor olman. Onu anlamak mı?
Don't get mad, I didn't break it.
İsteyerek kırmadım ki.
Albert, don't get mad.
- Albert, delirme lütfen.
Get shot at by a lot of guys we don't know and don't like their job any better than we do.
Vurulma derdi yok, hem de hiç tanımadığımız muhtemelen işini sevmeyen adamlarca.
Don't get me mad or I'll punch you!
- Beni delirtme yoksa yumruğu yersin!
Don't get mad. Sit down.
Bu kadar gergin olma.
Well, don't get mad, because I only was teasing.
Kızma sakın, ben sadece sataşıyordum.
- Don't you get mad at him?
- Ona kızmıyor musun?
- You don't have to get mad at me.
- Bana kızmana gerek yok.
Don't get mad.
Sinirlenme.
Don't get mad, mister.
Öfkelenmeyin bayım.
Now wait, don't get mad.
Bekle biraz, delirme.
- Now, you don't wanna get mad.
- Çıldırmak istemediğine eminim.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]