English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ D ] / Downton abbey

Downton abbey translate Turkish

106 parallel translation
"Downton Abbey" Episode 4
Downton Malikanesi
Mrs Bird, at Downton Abbey the housekeeper manages the store cupboard, but...
Bayan Bird, Downton Malikanesinde erzak dolabını kahya idare eder, ama...
Hello, this is Downton Abbey.
Alo. Burası Downton Malikanesi.
Hello, this is Mr Carson, the butler of Downton Abbey.
Alo. Ben Bay Carson, Downton Malikanesinin kahyası.
Managing Downton Abbey? But he's not a footman, now, is he?
O gerçek bir savaşta sıhhiye deneyimi olan bir onbaşı.
I have to go where I am useful and that place, I'm afraid, is no longer Downton Abbey.
İşe yaradığım bir yere gitmeliyim ve bu yer, korkarım ki, artık Downton Malikanesi değil.
You mean you wish me to leave Downton Abbey and transfer...
Yani, isteğiniz Downton Malikanesi'ni terk etmem ve sonra- -
That is why Downton Abbey still has such an important role to play.
Bu yüzden, Downton Malikanesi hala böyle önemli bir rol oynuyor.
How can you hope to provide for her? You seem to think she can only be happy in some version of Downton Abbey.
Affedersiniz Lordum ama sadece Downton Malikanesi gibi bir yerde mutlu olabileceğini düşünüyorsunuz.
Actress, Downton Abbey, knows the princess.
Downton Abbey'den bir oyuncu, Prensesi tanıyor.
" Downton Abbey.worry, I have already chosen
Downton Abbey.
There is going to be hell to pay at Downton Abbey tonight.
Bu gece Downton Abbey'de çok fena karışacak ortalık.
Well, you see, to us, in marrying you it seemed like Sybil had left Downton Abbey forever.
Görüyorsun ya, seninle evlenince Sybil Downton Abbey'i sonsuza dek terk etmiş gibi oldu.
God forbid you give away the ending to Downton abbey.
Allah korusun,... kazara Downton Abbey'nin sonunu söyleyebilirsiniz.
But this year, I am so angry that I don't even want that slender dragon to get the satisfaction of seeing me rage-spend, so let's just rage-chill instead and rage-get-caught-up on "Downton Abbey."
Ama bu sene o kadar sinirliyim ki, o körpecik ejderhanın beni sinirle para harcarken görerek tatmin olmasını bile istemiyorum.
All right, I'm gonna cancel the babysitter, call Tim, say that we're sick.
Tim'i ara, hasta olduğumuzu söyle. Neden oturup Downton Abbey izlemiyorsun?
Why don't you cue up Downton Abbey or something?
Pekâlâ, müziği kapa.
This isn't Downton Abbey, Jane.
Burası Downtown Abbey değil Jane.
Like, it's like a dirty Downton Abbey.
Sanki, Downton Abbey dizisinin ateşli bir bölümü gibi.
Well, I mean, actually we're probably a similar age.
- Kapa çeneni, Downton Abbey. - Senin ayakların bunları mahveder.
- "Downton Abbey."
- "Downton Abbey".
What is this, "Downton Abbey"?
Ne dikiliyorsunuz? Herkes işine dönsün!
I shall be Countess of Grantham one day and the Countess of Grantham lives at Downton Abbey.
Bir gün Grantham Kontesi ben olacağım ve bana göre, Grantham Kontesi Downton Abbey'de yaşar.
Do you think these great houses like Downton Abbey are going to go on just as they are for 40 years?
Sence Downton Abbey gibi büyük evler 40 yıl sonra da aynı kalacak mı?
Do you wanna watch Downton Abbey tonight?
Bu akşam Downton Abbey izlemek ister misin?
The same reason you're only three episodes into Downton Abbey.
Downton Abbey'nin sadece ilk üç bölümünü izlemenin sebebi de bu.
I'm loving that whole Downton Abbey thing you've got going on there.
Downton Abbey'den çıkmış gibi giyinmene bayıldım.
And don't forget to tune in to the Starving Games after the season finale of "Downton Abbey."
"Downton Abbey" in sezon finalinden sonra Açlık Oyunları'nı izlemeyi unutmayın.
Welcome... to Downton Abbey.
Downton Abbey'e.
I was up late eating cupcakes and trying to figure out the perfect way to give Natalie attention when "Downton Abbey" came on.
Kek yiyerek gecenin bir yarısına kadar Natalie'ye ilgi göstermenin en güzel yolunu bulmaya çalışıyordum ki aklıma "Downton Abbey" geldi.
You wrote to Charlie Carson at Downton Abbey.
Downton Malikânesi'ndeki Charlie Carson'a yazmışsınız.
You see, I worked at Downton Abbey, but only for a short time.
Aslında Downton Mâlikanesi'nde çalıştım, lakin çok kısa bir süre.
Have you ever seen Downton Abbey? What?
- Downton Abbey'i hiç seyrettin mi?
I say we honor it. Oh, by the by, Downton Abbey- - got it in my briefcase.
Bu arada Downtown Abbey çantamda.
I've got some leftover coq au vin in the fridge and six episodes of "Downton Abbey" on the DVR.
Buzdolabında biraz "Coq au Vin" var. DVR'ımda Downtown Abbey'nin altı bolümü var.
"Downton Abbey," here I come.
"Downton Abbey" işte geliyorum.
You will address me as Lady Grantham of Downton Abbey, or better yet, not at all.
Bana Downton Malikânesi'nden Leydi Grantham diyeceksiniz ya da hiçbir şey demeyeceksiniz.
I'm at... I'm at Downton Abbey.
Ben Downton Malikânesi'ndeyim.
It is a bit wild... jazz at Downton Abbey.
Downton Abbey'de caz çalması çok vahşi.
All right, my audition is for my favourite television programme..... Downton Abbey.
Seçmem en sevdiğim TV programı. Downton Abbey için.
I'm going to be playing Thomas on Downton Abbey.
- Downton Abbey'de Thomas'ı oynayacağım.
Isn't today the day you film Downton Abbey?
Bugün Downton Abbey'in çekim günü değil mi?
I just filmed Downton Abbey for Christ sake!
Allah aşkına ben az önce Downton Abbey'de rol aldım!
Oh, they say my Downton Abbey where I dropped the potatoes, did they?
Downton Abbey'de patatesleri düşürüşümü görmüşler öyle mi?
One cannot help but be confused by the Downton Abbey complexity of government bureaucracy.
Devlet bürokrasisindeki Downton Abbey karmaşasından dolayı aklının karışmasına yardımcı olamam maalesef.
Just watching Downton Abbey.
Downton Abbey'i izliyorum.
- Downton Abbey.
- Downton Malikanesi.
- Life isn't Downton Abbey.
- Hayat Downton Abbey gibi değil. *
- Life is Downton Abbey.
- Hayat aynen Downton Abbey gibidir.
PBS.
Downton Abbey.
Or the hours of him going Downton on my abbey.
Ya da onunla "Abby'min Downton" kısmında geçen zamandandır.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]