English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ D ] / Dragged

Dragged translate Turkish

4,281 parallel translation
So what was dragged across the cellar...
Yani mahzende sürüklenilen şey...
The victim was dragged down the stairs.
Kurban merdivenlerden sürüklenmiş.
Those occurred when the body was dragged onto the landings in between flights.
Bunlar, ceset eğer yer ile mesafesi olan bir yerde sürüklenirse oluşur.
Okay, so we know that the victim was killed and then dragged down five flights of stairs.
Kurbanın öldürüldüğünü ve sonrasında beş kat merdiven boyunca sürüklendiğini biliyoruz.
Victim was killed and dragged down five flights of stairs.
Kurban, beş katlı bir binanın merdivenlerinden sürüklenerek öldürüldü.
It looks more like she was dragged.
Sürüklenmişe benziyor.
Marie dragged my nappy head in here.
Marie, sarılı saçlarımı düzeltmek için beni buraya sürükledi.
Dragged out.
Dışarı sürüklenen
He was dead, and you knew it, so you dragged him into the club floor, you dumped him on the floor, and then you torched the whole scene.
O, ölmüştü ve bunu biliyordu, Eğer kulüp zemin onu sürükledi kadar, size ateşe sonra yere, onu terk ve Bütün sahneyi.
It's okay, I'm already dragged in.
Önemli değil, ben zaten işin içindeyim.
You were dragged from a river last week.
Geçen hafta bir nehre sürüklendin.
I dragged my ass all the way here from Detroit to be with my, quote, "sister witches."
Detroit'ten buraya o kadar yol geldim, cadı kız kardeşlerimle birlikte olabilmek için.
There were trace amounts of sucrose and a spec of dirt the killer dragged in here on his boot.
Katilin buraya getirdiği toprakta bir miktar sükroz bulduk.
Any one of them could have dragged the poor guy around in the golf cart, even limpy.
Bunlardan herhangi biri, zavallı adamı golf arabasına sürükleyebilirdi, hatta Limpy bile.
From somebody being dragged?
Birinin sürüklenme izi mi?
Dragged me out into a field.
Bir otlağa götürdüler.
Audrey said that 6 guys dragged you into the woods.
Audrey 6 kişinin seni ormana sürüklediğini anlattı.
So you're saying you dragged me through a portal into another world to tell me that I'm "The Chosen One" but you've no idea what I've actually been chosen to do?
Yani bir kapıdan beni başka bir dünyaya çekip Seçilmiş Kişi olduğumu söylüyorsunuz ama ne yapmak için seçildiğimi bilmediğinizi mi söylüyorsunuz?
I'm being dragged to hell for what I did.
Yaptığım şey yüzünden cehenneme atıldım.
Well, look what the cat dragged in.
Bak şu kaderin cilvesine.
Looks like she was dragged away from here.
Görünüşe göre buradan sürüklenerek götürülmüş.
They dragged me.
Beni sürüklediler.
Dragged her away like a toy.
Bir oyuncak gibi sürükleyerek götürdü.
I'm sorry I dragged you up here.
Seni buraya sürüklediğim için üzgünüm.
When your name gets removed from the family tree, don't be dragged out. Instead, walk out on your own feet -
Ayrıca beni buna mecbur etmek yerine kaydınızı kendi ellerinizle sildirin- -
Some of'em got caught and dragged away.
Bazıları yakalandı ve uzağa sürüldü.
They're in trouble, dragged down by a 48 % drop in the market share of their largest division.
Büyük sorun yaşıyorlar, en iyi oldukları alandaki hisseleri % 48 oranında düşüş yaşamış.
Fought us for three hours and nearly dragged us both into Lake Winnibigoshish.
Üç saat direndi ve bizi neredeyse Winnibigoshish Gölü'ne sokuyordu.
Well, I'm sure she'll be excluding Aiden, seeing as he dragged your fiancée out of lunch today.
Eminim Aiden'ı bunun dışında tutmuştur, onu bugün nişanlını öğle yemeğinden dışarı götürdüğünü gördükten sonra.
The F.B.I. dragged me here, and they're not gonna let me go home until you help them with a case.
SORUŞTURARAK beni buraya sürükledi, ve onlar etmeyeceğim let me go home yardım edene kadar onları bir dava ile.
No, even if Hitler himself was on board, the lawsuits would have dragged out for centuries.
Asla, Hitler'in kendisi o kabinde olsa bile, dava yüzyıllarca sürüp giderdi.
Instead, we dragged you from the safety and security of the bed you're now sharing with new friends.
Bunun yerine, şu anki arkadaşlarınla paylaştığın güvenli yere gitmeni istedik.
"He grabbed a fistful of her chestnut hair " and dragged her to the bay window
"Erkek kızın kestane rengi saçından avuç dolusu tuttu ve kızı pencereye kadar sürükledi."
Chan Young dragged you by the wrist, and Rachel hates you, the moment she saw you.
Chan Young seni kolundan tutup götürdü. Rachel zaten senden nefret ediyor.
- You dragged us out of bed for this?
- Bizi bunun için mi yataktan kaldırdın?
Petersen, surprised you dragged your ass out of bed.
Petersen, yatağından kalkıp gelmene şaşırdım.
Being dragged from their homes to labor under the yoke of the white man.
Evlerinden zorla alınıp beyaz adamın boyunduruğu altında çalışmaya götürülüyorlar.
How long will you let yourself be dragged around?
- Ne zamana kadar birlikte olmayı düşünüyordun?
You want to get dragged in like a dog?
Köpek gibi sürüklenerek mi eve dönmek istiyorsun?
Anyway, I'm only really here cos my crew basically dragged me along. I forgot.
Unutmuşum.
I lied when college dragged on for2 years.
İki yıl okulu uzatınca yalanı yapıştırdım.
Looks like someone was dragged.
Sürüklenmiş.
Got dragged to a few football games here back in the day.
Zamanında burada birkaç futbol maçı yapmıştık.
Did he just get dragged home?
Demin zorla mı götürdüler?
You always dragged me around.
Hep sen beni bir yerlere sürükledin.
Even I get dragged, I'm not going to Kwon Yul, that person. So just keep that in mind.
Yerlerde sürünsem de Kwon Yul denen adama gitmeyeceğim, bunu aklında tut.
You came here to get dragged out again?
Yine sürüklenmek için mi geldin buraya?
I dragged them all here to show you off.
Onlara göstermek için buraya kadar getirdim.
You're always being dragged by her.
Yalnızca kızın etrafında dört dönüyorsun.
- Why am I being dragged into this?
- Ben neden konuya dahil oldum şimdi?
We were, uh, doing a crossword puzzle together, and... the doorbell rang and when Malcolm answered it, that man, he... he grabbed him by the neck and he dragged him into the living room
Malcolm kapıyı açınca adam onu boynundan yakaladı.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]