English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ E ] / Eat slowly

Eat slowly translate Turkish

87 parallel translation
Eat slowly, Song Min-Che, I'll buy you another.
- Evet. - Yavaş ol.
Eat slowly, as much as you want.
Yavaş yavaş ye, istediğin kadar ye.
You should eat slowly.
Yavaşça yemelisin.
Eat slowly
Yavaş ye.
Eat slowly so that you don't throw up.
Yavaş ye, böylece kusmazsın.
Mountain guides eat slowly, in silence
Dağ rehberleri yavaş ve sessizce yer.
Eat slowly, there is still rice left
Acele etmeyin, daha pirincimiz var.
Eat slowly.
Yavaş ye.
- Eat slowly.
- Yavaş ye.
Eat slowly!
Saito-san...
Eat slowly.
Yavaş yavaş ye.
Mommy, eat slowly.
Anneciğim, yavaşça ye.
Just calm down and eat slowly.
Sakinleş ve yavaş yavaş ye.
Eat slowly, okay?
Yavaş ye, tamam mı?
Eat slowly, I'll get you some beans
Yavaş ye, birazda fasulye vereceğim.
Since my surgery, I have to eat slowly or my insides might explode.
Ameliyatımdan beri yavaş yemem lazım yoksa iç organlarım patlayabilir.
Come on, eat slowly.
Hadi bakalım, yavaş yavaş ye.
- Eat slowly.
- Yavaş ye!
Eat slowly, kid.
Yavaş ye, oğlum.
Eat slowly!
Hayvan yavaş ye geberip gideceksin.
Eat slowly, you animal, you'll die!
Koyma onu oraya.
Eat slowly...
Yavaş ye...
Grandpa eat slowly
Büyükbaba, afiyet olsun.
Now, lads, for your own good, eat and drink slowly.
Şimdi, kendi iyiliğiniz için, yavaş yavaş yiyin ve için.
I'll have to tell them to eat it slowly because if they eat it too fast on an empty stomach, they'll...
Onlara yavaş yemelerini söylemeliyim. Çünkü aç karna çok hızlı yerlerse...
Here. Eat them slowly. You don't have to inhale them.
Şimdi yavaşça ye bakalım.
- They'll eat them real slowly.
- Onalrı yavaş yavaş yer bitirirler.
But don't eat too slowly.
Ama çok da yavaş yemeyin.
You must eat it very slowly, particularly the males.
Çok yavaş yemelisiniz. Özellikle erkekler.
Savour it, eat it slowly... and then, then, then, you come back for more.
Onu tat, yavaşça ye ve sonra, sonra daha fazlası için geri dönersin.
You're going to lose if you eat it slowly.
Eğer yavaş yersen kaybedersin.
Eat like a human, slowly.
İnsan gibi yesene. Yavaş yavaş.
O. K give him something to eat, but slowly o.
Tamam ona yiyecek bir şeyler getireceğim.
It means I can eat you slowly.
Böylece sizi yavaş yavaş yiyebiliyorum.
OK give him something to eat, but slowly
Tamam ona yiyecek bir Şeyler getireceğim
You should eat slowly.
Yavaş yemeliydin.
Eat it slowly.
Yavaş ye.
Did my parents eat exceptionally slowly tonight?
Bu akşam annemler aşırı yavaş mı yedi? - Evet.
It's what Americans eat when they want to commit suicide slowly.
Amerikalılar yavaşça kendilerini öldürmek için bunu yerler.
Made To Eat Her Own Liver, Fed Slowly Through A Tree Chipper,
Kendi karaciğerini yemeye zorlandı, yavaş yavaş kıyma makinesine sokuldu,
You eat so slowly... like an aristocrat.
Çok yavaş yiyorsun tıpkı bir soylu gibi.
You kids just eat your soup, really slowly.
Çocuklar çorbalarınızı için, yavaşça.
- Then I'll eat you slowly.
- O zaman yavaş yavaş yerim. Otur.
You eat the heart and the mind, slowly.
Yavaşça kalbini ve mantığını yiyecek.
He started to eat my body, slowly and sweetly.
Vücudumu yavaş yavaş ve nazikçe yemeye başlamıştı.
After one has bitten you, it will track you for hours, days just waiting for the toxins to slowly eat away at your nervous system till you're good and helpless, then it will devour you alive.
İnsanı ısırdıktan sonra saatler, hatta günler boyunca zehirin sinir sistemini yavaş yavaş tüketip bünyenin iyice güçsüz kalmasını bekleyebilir. Sonra da insanı canlı canlı yer.
I'm gonna find you, and I'm gonna corral you together and one-by-one, I'm going to slowly eat your hearts throughout eternity.
Sizi bulacağım sizi birlikte yakalayacağım ve teker teker çok yavaşça sonsuza kadar kalbinizi yiyeceğim.
Take it easy, eat them slowly.
Ama, yavas olun. Yavas yavas yiyin.
Soon enough, it will begin to eat away at her flesh, dissolving it ever so slowly in the most painful way imaginable.
Kısa süre sonra yüzündeki deri çok yavaş bir şekilde ve dayanılmaz bir acı eşliğinde kendi kendini yiyip bitirecek.
Slowly we'll eat your heart.
Yiyeceğiz kalbini yavaş yavaş.
Drink slowly and eat more food at the same time.
Yavaş iç, hem daha çok yemek ye.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]