English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ E ] / Eisenhower

Eisenhower translate Turkish

505 parallel translation
With my luck, it's Eisenhower.
Bende bu şans varken, Eisenhower gelmiştir!
The end came in Tunis when the Axis forces were caught... between the British, the Free French... and the Americans under Eisenhower... and surrendered unconditionally.
Geri çekilme Tunus'ta son buldu. Eisenhower komutasındaki Amerikalılar, İngilizler ve Özgür Fransa
I don't imagine the mighty Eisenhower will be on us for another day or so.
GüçIü Eisenhower'ın yakın zamanda saldırıya geçeceğini sanmıyorum.
Eisenhower won't try it until spring, of course.
Eisenhower bahara kadar bir harekat yapmayacak.
They propose to arrest him, take over the government... and move immediately to make peace with Eisenhower.
Onu tutuklayıp hükümeti ele geçirmeyi... ve Eisenhower ile derhal barış görüşmelerine başlamayı planlıyorlar.
Eisenhower's not going to make a separate peace.
Eisenhower müttefiklerinden ayrı bir barış anlaşması yapmayacaktır. Ve bunu neden yapsın?
You are lending him to General Eisenhower... to whom he also carries a letter.
Onu General Eisenhower'ın emrine verdiniz ve ona da mektup götürmekte.
Letter to General Eisenhower from Admiral Mountbatten.
- Amiral Mountbatten'dan General Eisenhower'a bir mektup.
I'll come with you. Eisenhower, with Gen. de Gaulle, will lay a wreath on the Tomb of the Unknown Soldier.
Seni bırakayım.
President Eisenhower is waving his arms...
Başkan Eisenhower ordularına el sallıyor...
Here come General Eisenhower, Field Marshall Montgomery, General de Gaulle, and Sir Lawrence MacKenzie-Smith himself wearing the familiar eye patch.
İşte General Eisenhower, Mareşal Montgomery, General de Gaulle, ve kendini tanıtan göz bandını takan Sir Lawrence MacKenzie-Smith.
General Eisenhower is waiting.
General Eisenhower bekliyor.
General Eisenhower forthwith...
General Eisenhower...
I am not Eisenhower.
Ben Eisenhower değilim.
But general, this time you play the role of Eisenhower.
Ama general, bu sefer Eisenhower rolündesiniz.
Eisenhower would never take the gamble.
Eisenhower bu riski asla almaz.
I come from Paris with a message for General Eisenhower.
Paris'ten geldim General Eisenhower'dan mesaj getirdim. Kollara ait yeni haberler.
As a matter of fact, what you told us is exactly what General de Gaulle's been telling Eisenhower.
İşin gerçeği bize söyledikleriniz General de Gaulle'in Eisenhower'a... söylediklerinin aynısıydı.
To General Dwight D. Eisenhower!
General Dwight D. Eisenhower'a.
If we were to destroy him, then I think Gen. Eisenhower... might launch his second front against us rather than against the Germans.
Onu yok edersek, sanırım General Eisenhower... ikinci cepheyi Almanlara karşı değil, bize karşı açar.
Better send an ambulance out to the Eisenhower... in front of the MacKenzie turnoff.
MacKenzie yol sapağının önüne, Eisenhower'a ambulans gönderin.
Eisenower!
Eisenhower!
- Eisenower.
- Eisenhower.
Get me General Eisenhower's headquarters.
General Eisenhower'ın karargâhını bağlayın.
Now you're not spying for Eisenhower anymore, you're working for me.
Eisenhower'ı unutabilirsin, bana çalışacaksın.
General Eisenhower ordered me here.
General Eisenhower'ın emriyle geldim.
Off the record, Eisenhower's ordered me to Malta.
Eisenhower, Malta'ya gitmemi emretti ; ama resmen değil.
- Still no word from Gen. Eisenhower?
- Eisenhower'dan hâlâ cevap yok mu? - Hayır, efendim.
He gave up the ideologies of his youth. eventually voting for Eisenhower.
Gençlik ideolojilerini terk ederek nihayetinde Eisenhower'ı savundu.
" I elected Eisenhower today.
Eisenhower'ı seçtim. Eisenhower'ı destekliyorum.
I'm for Eisenhower. Everybody here did.
Buradaki herkes onu seçti.
" Now that does not help Eisenhower.
Ama bunun Eisenhower'a bir faydası yok.
What was it like at the beach?
Dwight D. Eisenhower
I'm taking Julie and David Eisenhower... to dinner at Maxim's.
Julie ve David Eisenhower'ı Maxim'de akşam yemeğine götürüyorum.
Or can you tell me who Eisenhower was?
Peki Eisenhower'ın kim olduğunu söyleyebilir misin?
( narrator ) On a difterent stage, another American, General Dwight David Eisenhower, named by Roosevelt Overlord's supreme commander.
Tüm bunlar yaşanırken bir diğer Amerikalı General Dwight David Eisenhower Roosevelt tarafından Overlord harekâtının başına getirildi [6].
Eisenhower had commanded the Allied North African expedition in 1942.
Eisenhower 1942'de, Müttefiklerin, Kuzey Afrika harekâtını yönetmişti.
You always have problems, but General Eisenhower, being the supreme Allied commander, he had this wonderful knack of getting along with people of all difterent nationalities.
Her zaman sorunlarla karşılaşırsınız ancak General Eisenhower müttefiklerin başkomutanı olarak, farklı milletlerden askerlerle iyi geçinmek konusunda oldukça hünerliydi.
( narrator ) Eisenhower met constantly with his commanders to coordinate strategy.
Eisenhower, stratejik koordinasyonu sağlamak için sürekli komutanlarla buluştu.
( man ) General Eisenhower made it clear quite early that he wanted to build up confidence, not only in what we could do as forecasters, and I in particular for him personally, but he wanted to know what reliance he could put on the very words I used and the tone of voice I used.
General Eisenhower çok önceden ona kişisel olarak bildirdiğimiz tahminlere meteoroloji uzmanları olarak bizim ve benim kullandığımız kelimelerden ve ses tonumuzdan yola çıkarak bu tahminlerin doğruluğuna ne derece güvenebileceğinden emin olmak istiyordu.
( Stagg ) On the evening of that Wednesday, 31 May, even then I advised General Eisenhower that conditions for the oncoming weekend, especially over Sunday night and Monday morning, the crucial times for Overlord, were going to be stormy, but we went on with the meetings.
31 Mayıs çarşamba akşamı General Eisenhower'a havanın gelecek haftasonu özellikle pazar gecesi ve pazartesi sabahı yani harekâtın en kritik zamanlarında fırtınalı olacağını söylememe rağmen, toplantı yapmaya devam ettik.
I had to go before General Eisenhower and his commanders, who met for nothing else twice a day during those fateful days - 1, 2 and 3 June.
1, 2, ve 3 Haziranda, savaşın en kritik günlerinde hiç olmasa günde iki kez toplanan General Eisenhower ve kurmaylarından önde olmam gerekiyordu.
By the evening, my own confidence in the forecast for this quieter period had so increased from further reports that had come in, that I convinced General Eisenhower and his commanders that it would indeed arrive later on Monday,
Akşam vakti, hava durumu hakkındaki bu öngörüm gelen diğer raporlar da hesaba katılınca bir hayli kuvvetlendi. Bu fasılanın, pazar gecesi fırtınadan ve pazartesi sabahından sonra, aynı gün geç saatlerde geleceğine General Eisenhower ve diğer komutanları ikna ettim.
I wasn't at the meeting, but I drove him there, and he came out and he really looked so serious as he got in the car.
Toplantıda değildim ancak Eisenhower'ı oraya götürdüm. Dışarı çıktı ve arabaya binerken çok ciddi bir ifade takınmıştı.
( man # 2 ) The troop commander read a message from General Eisenhower.
Birlik komutanı, General Eisenhower'dan gelen mesajı okudu.
Their losses were expected to be as high as seven out of every ten men, as Eisenhower well knew.
Muhtemel zayiatlarının çok ağır olması bekleniyordu, yüzde yetmiş nisbetinde. Eisenhower da bunu iyi biliyordu.
Later, General Eisenhower said, "You know, Kay, it is very hard to look a soldier in the face, knowing you might be sending him to his death."
Sonraları General Eisenhower "Kay, bile bile ölüme gönderdiğin bir askerin yüzüne bakmak çok ama çok zordur, bilirsin." dedi.
Only the insistence of Eisenhower and the king himself had stopped Churchill from coming over on D-day.
Yalnızca Eisenhower'ın ve İngiliz Kralı'nın ayak diremesi Churchill D-Day'e iştirak etmesine engel oldu.
Eisenhower visited the battlefield and wrote :
Eisenhower savaş alanına dair gözlemlerini şöyle kaydetti :
We're on the edge of world war.
Amerika'da Eisenhower Başkan seçildi.
[Pierpoint] President Eisenhower is expected to ask for... an emergency relief fund of $ 200 million to rebuild the war-torn Korean economy.
Sen de dene.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]