English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ E ] / Energizing

Energizing translate Turkish

71 parallel translation
- Energizing.
Enerji veriliyor.
- Energizing.
- Enerji ver.
- Energizing, sir.
- Güç veriyorum, efendim.
Energizing.
- Enerji verin.
Energizing.
Enerji verin.
But, yeah, I think the place is energizing!
Burası insanın içini açıyor!
It would seem that Domingo's Operation Flashlight is still intact. Self-energizing from the entire balanced grid.
... "Flashlight Projesi" nin hala aktif olduğu ve tüm manyetik alanı etkilediği görülüyor.
Energizing, sir.
Işınlıyorum efendim.
At the Christmas party, when Lucille and I slipped off into the energizing chamber...
Noel partisinde, Lucille'le ben enerji sağlayıcısının içinden...
Energizing.
Işınlıyorum.
Energizing.
Işınlanıyor.
- Energizing.
- Işınlanıyor.
Energizing.
Enerjileniyor.
Dissipation can be wonderfully energizing in the early stages...
Sefahat insanı çok güzel canlandırır...
- Energizing the matrix.
- Metrikse enerji veriliyor.
Put some ardor in your larder with our energizing, moisturizing tantalizing, romanticizing, surprising, "her-prising," revitalizing tonic!
Bizim enerji verici, rahatlatıcı, hareketlendirici, şaşırtıcı kuvvet iksirimizle çubuğunuzu hareketlendirin.
Energizing.
Işınlıyoruz.
And... energizing.
Ve... ışınlanıyor.
Energizing.
Güç veriliyor.
We're energizing now.
Şimdi ışınlıyoruz.
Boost the gain on the energizing coils.
Enerji bobinlerinin gücünü artır.
The problem is in the primary energizing coils.
Problem bobinlere enrji veren iletkenlerde.
Energizing.
Gücü verin.
Energizing.
Yapıyorum.
Energizing.
Işınlayın.
Energizing.
Işınla.
It's kind of a re-energizing kind of refilling our fuel tank with faith again for the rest of the week.
Bir çeşit canlanmadır o. Haftanın geri kalanı için depomuzu iman ile doldurmak gibi bir şey.
Memory re-energizing.
Hafızaya tekrar enerji veriliyor.
For example, balsamic, relaxing, energizing, winding-down.
Örneğin dinlendirici, rahatlatıcı enerji verici, gevşetici.
I am giving you the energizing acupuncture,
Sana, güç verici bir akupunktur uygulayacağım.
Re-energizing tower unit.
Kule ünitesini enerjilendirme.
That was a very energizing speech, yes, very, very inspiring.
Dolu dolu bir konuşmaydı. Oldukça ilham vericiydi.
Transmat energizing.
Taşıyıcıya enerji veriliyor.
Energizing, I expect.
Enerji verici olur umarım.
Energizing face lotion.
Canlandırıcı yüz kremi.
Shining Light saw its revenues plummet by over $ 10 million last year, so our job is to turn that end-state vision around by energizing revenues and leaning hard on a massive brand repo.
Shining Light gelirlerinin geçen yıl 10 milyon $ a yakın düştüğü görüldü, bu durumda bizim işimiz gelirleri tekrardan canlandırmak, ve marka değerini nasıl artıracağımızı öğrenmek.
This inane war is energizing these kids.
Bu anlamsız savaş, çocukları harekete geçirecek.
I imagine it to be tremendously energizing.
Muazzam güç verecek bir şeydir diye düşünmüştüm.
Anger is an energizing emotion ; prompts action against threat.
Öfke, harekete geçiren bir duygudur tehdide karşı eyleme geçmeyi teşvik eder.
DC insider turns DC outlaw, energizing democracy, taking from the powerful and giving to the pitiful.
Esi DC çalışanı, DC kanun kaçağı oluyor. Demokrasiyi canlandıracağım. Güçlülerden alıp, zavallılara vereceğim.
It was pretty incredible, but it was, urn... You really felt like you were doing something cool. It was really energizing.
Gerçekten akıl almazdı ama gerçekten çok havalı bir şey yaptığımı hissediyordum.
I already signed myself up for an energizing, 40-minute body buff.
Ben şimdiden 40 dakikalık canlandırıcı masaj için randevu aldım.
She was kind enough to show me how energizing a little bit of bass can be.
Biraz basın insana nasıl enerji verdiğini gösterecek kadar nazik biri.
And while I appreciate what might be the rich-white-mannest of rich-white-man problems, this tape is only energizing these little girls.
Bu, zengin beyaz adamların en büyük problemi olabilir fakat bu kaset bu küçük kızlara enerjiden başka bir şey vermiyor! Sıkıldım.
What is more energizing than springtime in Paris?
Paris'te baharı yaşamak kadar enerji verici bir şey olabilir mi?
= Lee Jeong Su, to help your strength today, = = we will play an energizing song for you. =
Lee Jeong Su, bugün gücünü toplaman için sana enerjik bir parça çalacağız.
All weapons energizing to full.
Silahlara tam güç enerji veriliyor.
Energizing.
Enerji veriyoruz.
Energizing the matrix.
Matrise, enerji veriliyor.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]