English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ E ] / Event's

Event's translate Turkish

2,761 parallel translation
Or an event so overwhelming it's consuming everything in their life.
Ya da hayatlarındaki her şeyi tüketecek kadar büyük bir olay.
I understand that Ryan participated in an event last night.
Ryan dün akşam bir etkinliğe katılmış.
Excuse me, gentleman, we have come from Caracas especially for this event.
Affedersiniz, beyefendi, Caracas'tan sırf bu gösteri için geldik.
Wow! My foundation is hosting a charity auction event for Zachary later this week.
Benim vakıf da bu haftanın sonuna doğru Zachary için bir bağış gecesi düzenleyecek.
But we are hosting a series of events to raise money for the public schools, and Zachary is the next event.
Ama bizler devlet okulları için bir dizi bağış gecesi düzenliyoruz ve bir sonraki gecemiz de Zachary Lisesi için olacak.
I got a pre-opening event tonight.
Bu akşam açılış gecemiz.
Except when they are all mixed together, they do, which is a completely unpredictable event.
Fakat birbirlerine karışırlarsa geçişirler. Ki bu da önceden kestirilemez bir durumdur.
I'll have Ashley dig up the event photographer's number.
Ashley'e söylerim o fotoğrafçının numarasını araştırır.
They even invited us to their family's annual charity event...
Hatta bizi geleneksel yardım gecesine davet ettiler.
Imagining things, uh, reliving trauma- - that's all expected if you haven't dealt with the event.
Olayları hayal etmek, travmayı tekrar yaşamak bütün bunlar olayın üstesinden gelemeyince, beklenen şeyler.
- There's an event going on in there.
- Bir hadise gerçekleşiyor.
When she left last night's event around midnight, she discovered that it was missing.
Dün geceki etkinlikten, gece yarısına yaklaşırken ayrılmış ve arabanın çalındığını da o zaman farketmiş.
His aide said that he left the event at 9 : 00 PM.
Yardımcısı da, toplantıdan saat 21 : 00'da çıktığını söyledi.
This is a charity event.
Bu bir bağış yarışmasıdır.
Well, that's what normal people do on the big social event of the year.
Normal insanlar yılın bu büyük sosyal etkinliğinde böyle yapar.
Ladies and gentlemen, welcome to a very special event, hosted by the untman automotive museum, where seattle comes together to raise awareness for the Keckinger's kids.
Bayanlar ve baylar. Keckinger çocukları için tüm Seattle'ın biraraya geldiği ve Untman otomativ müzesinin ev sahipliği yaptığı bu çok özel geceye hoş geldiniz.
LV tear is within a zone of fresh tissue necrosis, implicating a recent myocardial infarction as the instigating event.
Sol ventrikül, ölümü tetikleyen yeni geçirilmiş kalp krizini gösteren taze nekroz dokusuyla yırtılmış.
This's why you need me to plan your event.
Bu yüzden davet için bana ihtiyacın var.
Besides, you're her mother- - she has event planning in her DNA- - and I could really use the help.
Ayrıca sen onun annesisin- - Bu iş DNA'sında var- - ve ben de gerçekten yardımı kullanabilirim.
But guys who party like that throw very big parties, and he was very impressed with the event and the event planner. Next time Mitchell Nash throws a party, my mom's gonna be pretty pissed someone else got the job.
Fakat partiden ve partinin düzenlemesinden büyük mutluluk duymuş Gelecek sefere Mitchell Nash bir psrti veriyor,
Well, it's an event.
Neticede bir etkinlik ama.
And while we're at it, let's toast to seven-year-old Amy kalb... who liked running and playing softball and drawing pictures of horses... Sir, this is a private event.
Ve hazır buradayken, hadi yedi yaşındaki Amy için de kadeh kaldıralım.
And they all travel and work in groups, so they all have alibis for at least two hours before the event.
Ve beraber seyehat edip, çalışıyorlar yani etkinlikten iki saat öncesine kadar mazeretleri var.
Let me guess. There's a big town event.
Dur tahmin edeyim, büyük bir kasaba etkinliği var?
Tomorrow's a big gala event at the old Cotton Exchange building.
Yarın ise eski Pamuk Borsası binasında büyük bir gala etkinliği yapılacak.
It's not like them to-to blow off an important talent event and to miss my song.
Böyle bir yetenek gösterisini ve de benim şarkımı kaçırmak onların yapacağı iş değil.
This is a multi-step event, and you better get cracking,'cause you're in eighth place!
Bu çok aşamalı bir müsabaka, siz de hızlansanız iyi olur. Çünkü şu an sekizinci sıradasınız.
Every time she had a function or an event, or something, I had to fly back for it to keep up the front that our marriage was still fine.
Ne zaman benim fuarı, toplantısı ya da bir şey olsa, ben oraya geri giderdim ki başkalarına evliliğimiz hâlâ güzel gidiyor diye göstermek için.
We're having a Rocktober sales event that's goin'into Rockvember.
Süper Ekim'den Yıkıcı Kasım kampanyamıza geçiyoruz.
Listen, I hear you have a movie opening, and it's so coincidental because I actually decided to start my own event planning company.
Duydum ki bir film galan varmış, Ve tesadüfe bak... Bende kendi organizasyon şirketimi açıyorum.
Um, well, Naomi's, uh, hosting a party, and, uh, Annie, Liam and Ivy are at a charity event.
Naomi partide görevli. Ve Annie, Liam ve Ivy yardım gecesindeler.
And the stage itself will be sealed off by a ray shield for the duration of the event.
Alanın kendisi ise etkinlik süresince ışın kalkanı ile kapatılacak. Endişelenecek bir şey görmüyorum.
Uh, the weekend before Valentine's Day is our biggest sales event of the year.
Sevgililer günü öncesi yılın en çok satış yapılan zamanı.
You know, often in history - the event which may appear as a catastrophe - saves persons or an idea, elevating it into a myth.
Tarihte sık sık felaket olarak görülen olaylar,... insanları ya da bir fikri, mit mertebesine yükselterek kurtarır.
This country's most important wine connoisseurs and sommeliers have paid $ 5,000 each for tonight's event.
- Bu ülkenin... - en önemli şarap uzmanları burada... - bu akşam için her biri 5000 Dolar ödedi.
That's in the event of there being no further orders.
Oraya intikal ettiğinizde, başka emir olmayacak.
Make sure that, um, I'll be Mason's legal guardian in the event of, uh...
Her ihtimale karşı...
The big event! Maria's pregnant!
Bir haftalığına gelirsin, ben de birkaç kuruş yardımda bulunurum.
Excuse me, sir, would you mind telling me how you heard about the event tonight?
Özür dilerim bakar mısınız, bu akşamki etkinliği nereden öğrendiğinizi sormamda sakınca var mı?
Could it be possible that the ancient inhabitants of Indonesia actually witnessed an extraterrestrial event?
304 00 : 20 : 56,003 - - 00 : 21 : 02,258... dünya dışı bir olaya tanıklık etmiş olması mümkün mü? Eski astronot teorisyenleri kanıtın eski piramitlerin arkeolojik kalıntılarında olduğuna inanıyor. 307 00 : 21 : 11,485 - - 00 : 21 : 14,404 Düzlük alanda saklanmış bir kanıt.
We're stuck at a Parks and Rec community couples event.
Parklar ve Bahçeler Müdürlüğü topluluğunun çiftleri arasında sıkıştık kaldık.
Upon this event, Lady's Jang's younger brother, Jang Hui Jae and Official Hong Nae Gwan are to be interrogated.
Bu olay bağlamında, Leydi Jang'ın kardeşi Jang Hui Jae ve başkatip Hong Nae Gwan sorgulanacaklardır.
But on that same day of your grandfather's execution, a sinister event took place in this pagoda.
Ama büyükbabanın idam edildiği gün, Pagoda'ya bir uğursuzluk çöktü.
It's kind of cool that we can see it right here in an event on the screen.
Bizim, tam burada, ekranda bu olayı canlı görebilmemiz bir bakıma harika.
I can't reconcile with an event from when I was 19. During a bohemian experience in Paris.
19 yaşındayken Paris'teki bohem deneyimim sırasında yaşadığım olayı atlatamadım.
This is information about a donation event from a welfare center.
Bu sosyal yardımlaşma merkezine bağış organizasyonu için bir duyuru.
Donation event?
Bağış organizasyonu mu?
I mean, people who meet me have the life-changing event'cause of my awesomeness, but I can't very well meet myself, now, can I?
Yani, benimle tanışan insanlar benim muhteşemliğim sayesinde hayat değiştiren bir olay yaşamış oluyor, ama ben kendimle tanışamam, değil mi?
What big, life-changing event could we have even had?
Yani, biz daha genciz. Ne gibi büyük hayat değiştiren bir olay yaşamış olabiliriz ki?
This has been such a life-changing event for me, his brother, Axl Heck, Mrs. Johnson's sixth-period English.
Bu benim için, yani abisi " için, tamamen hayat değiştiren bir olay oldu, Axl Heck
The rise in water temperature also sets the conditions for the most remarkable event on the reef.
Su sıcaklığının yükselmesi resifteki en hayret verici olayın gerçekleşmesi için de uygun şartlan hazırlar.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]