English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ E ] / Expanded

Expanded translate Turkish

494 parallel translation
And it is indeed remarkable how, as radioactive dating techniques developed, how quickly scientists'estimate of geological time and the age of the Earth expanded.
Ve radyoaktif tarihleme teknikleri geliştikçe, bilim insanlarının jeolojik zamanlar ve Dünya'nın yaşıyla ilgili tahminlerinin ne kadar çabuk büyüdüğünü görmek gerçekten takdire şayandır.
They've expanded the salon again.
Salonu yine genişletmişler.
Whereas Morbius, with his artificially expanded intellect... ... is now ideally suited to administer this power for the whole human race.
Öte yandan Morbius, yapay olarak artan zekasıyla bütün insanlık adına bu gücü tek başına yönetmek için ideal.
Its intelligence had expanded.
Zekası gelişmişti.
Now the Soviet District has expanded.
Şimdi bölge genişledi.
And suddenly it expanded to 59, 69, 109 when the news reached the tiny hamlets of the Western Plains.
Ve haber küçük batıdaki kasabalara ulaştığında sayı birden 59, 69 hatta 109'a yükseldi.
This, in turn, was inherited by your great-grandfather, Desmond Moon... who expanded, diversified... and built up a personal fortune of well over a million pounds.
Bu para da dedenizin babası Desmond Moon'a miras kaldı. O da serveti genişletti ve bir milyon sterline çıkardı.
Between 1945 and 1950 the Reds expanded at a rate of 60 square miles per hour.
1945 ve 1950 arasında, kızıllar, saatte 96 kilometre kare hızla yayıldılar.
However Colossus is a paragon of knowledge and his knowledge can be expanded indefinitely.
Ancak Colossus bir bilgi abidesi ve bilgisi sınırsızca genişleyebilir.
A modern, expanded airport.
Daha modern, genişletilmiş bir havaalanı.
This is one of our smaller rooms, but it can be expanded to accommodate any number of mourners.
Bu küçük odalarımızdan biri, ama daha fazla misafiri ağırlamak için genişletebiliriz.
Well, my God, you've expanded.
Vay, Tanrım, işi büyütmüşsün.
This energy can be expanded beyond the body where it can create mechanical, chemical, physical effects.
Bu enerji vücuttan çıktıktan sonra da büyümeye devam eder.
We expanded fast... we were young... and in four years we were out of dept.
Çok çabuk büyüdük... gençtik... üç yıl içinde borçlarımızı temizledik.
My mind has been expanded
Aklım genişledi
Sloan expanded his denial to include his statements to the FBI and to all federal authorities.
Sloan FBI ve tüm federal yetkililere verdiği ifadeleri de inkar etti.
If you want more money, you must get an expanded idea of yourself.
Daha çok para istiyorsan, kendini daha büyük görmelisin.
The universe expanded, cooled and darkened.
Evren genişledi, soğudu ve karardı...
That's why our ancestors were forced to go under the ground, and later they expanded our station-city to the present scale.
Bu yüzden atalarımız yer altına indi ve daha sonra istasyon-şehrimizi bugünkü haline getirdi.
Well, maybe it's about time I expanded the realm of possibilities around here.
Belki de bu konuda ki olasılıkları biraz olsun geliştirmemin zamanı gelmiştir.
With the discovery of warp navigation, the inhabitants of Terra — Earth have expanded into space for several centuries.
Warp navigasyonunun keşfiyle Dünya'da yaşayan Terralılar birkaç yüzyıl içerisinde uzaya yayıldı.
The police have expanded their search to Mutton Durham and the outlying areas.
Polisler, çalışmalarını Mutton'a, Durham'a... ve çevre bölgelere kadar genişletti.
With expanded exposure, we're confident we can increase our net-net by 30 %.
Yeni açılımla eminiz ki net kârımızı net % 30 arttıracağız.
And the bubble never expanded beyond Engineering?
- Hayır efendim. Peki baloncuk, mühendisliği aşmadı?
I've just expanded and expanded upon it, you know.
Bu konuda baya açıldım da açıldım, bilirsin. Ve devam ettim.
- They're going to be expanded.
Daha da genişleyecek.
They have expanded so much, it would be impossible to return to the confines of my human brain.
O kadar yayıldılar ki, insan beynimin sınırlarına dönmem imkansız olabilir.
They expanded it to New Orleans this year.
Bu yıl bedava geziler New Orleans'a kadar genişledi.
The rupture has expanded another 4.2 %.
Yırtık % 4.2 oranında daha büyüdü.
Well, basically, there was this little dot, right, and the dot went bang... and the bang expanded - energy formed into matter.
Şey, ilk başta bir noktacık vardı, evet ve bu noktacık gümledi... ve gümleme büyüdü, enerji maddeye dönüştü.
When the rupture expanded, the system was destroyed.
Bozulma genişlediğinde, tüm sistem yok olmuş.
Five minutes later, the rupture expanded radically.
Beş dakika sonra, bozulma büyük oranda genişledi.
In the last hour, the rupture's expanded 27 %.
Son 1 saatte bozulma % 27 oranında genişledi.
His business has expanded to include financial concerns in Chicago... and Washington.
Chicago ve Washington'da da bazı mali bağlantılar kurdu.
The blood expanded. Putting the brain under enormous pressure.
Kanı genleşti ve böylece beyni aşırı basınca maruz kaldı.
The light at the end of the tunnel has expanded into a golden sunrise.
Tünelin sonundaki ışık altın bir güneşe dönüştü.
We've journeyed to countless new worlds. We've contacted new species. We have expanded our understanding of the universe.
Sayısız yeni dünyaya gittik, yeni türlerle tanıştık evren anlayışımızı geliştirdik.
She expanded her family's power.
Ailesinin gücünü genişletmişti.
Lisa, the mob is working on getting your saxophone back... but we've also expanded into other important areas.
Lisa, saksofonunu geri almak için mafya iş üstünde. Ama diğer önemli alanlara da açıldık :
Our palette has expanded tremendously... through a century of constant experimentations.
Durmadan devam eden çalışmalarımız sonucu seçeneklerimiz olağanüstü derecede çoğalmış durumda.
In Hollywood, the iconoclasts comprise the visionaries, the groundbreakers, the renegades who openly defied the system and expanded the art form.
Hollywood içindeki başkaldıran yönetmenler ; vizyonerlerden, yenilikçilerden ve sisteme apaçık meydan okuyup sanat formunu genişletenlerden oluşuyordu.
Well, I believe it's time we expanded.
Artik genisleme zamaninin geldigine inaniyorum.
As the war expanded, it became our last, best hope for victory.
Cepheler genişlerken, zafer için en son ve en büyük umudumuz oldu.
All that jumping must've expanded my foot.
Bütün o zıplamalar ayağımı genişletmiş olmalı.
It expanded. How embarrassing!
ne utanç verici...
Lewis Scott has expanded his game, and his team-mates are responding.
Lewis Scott oyununu geliştirdi, ve takım arkadaşları da buna karşılık veriyorlar.
Expanded upon From father and son
Bu eğlence, babadan oğla geçer.
I expanded my horizons, you know.
O söylemişti ve yaptı.
All that jumping must have expanded my foot.
O kadar zıplayınca ayağım büyüdü herhalde.
Expanded.
Genişledi. Üzücü, değil mi?
Remember, these movements of the'60s expanded in the'70s and expanded further in the'80s.
Yani takımda tanıdığım kimse yoktu.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]