English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ F ] / Fun stuff

Fun stuff translate Turkish

420 parallel translation
Any fun stuff lately?
Son günlerde eğlenceli bir şeyler oldu mu?
You get all the fun stuff to do, Dad, like kiteflyers and ride motorcycles.
Herkes bu kadar meşgulken ben ne yapacağım? Yarın Cumartesi. Buz pateni var, değil mi?
So what kind of fun stuff did you do today?
Eğlenmek için bugün neler yaptın, bakalım?
You get all the fun stuff. Tsk.
Bütün eğlenceli işleri sen yapıyorsun.
I bought a lot of fun stuff at the flea market for you.
Bit pazarından size bir sürü eğlenceli şey aldım.
Fun stuff, you know?
Eğlenceli bir şey.
And not just at the fun stuff, but, like, talking too.
Sadece eğlence kısmı da değil, konuşmalarımız da.
Fun stuff.
Eğlenceli.
But underneath that fun stuff in common- - - What?
Ama bütün bu ortak noktalara rağmen bir şey var...
We'll find some fun stuff to do.
Ama burada eğlenceli bir şeyler buluruz.
Fun stuff around here sucks.
Buradaki eğlenceli şeyler sıkıcı.
Fun stuff, huh?
Çok eğlenceli, değil mi?
You made constant fun stuff.
Çünkü sen hep başarılıydın. Sürekli öyleydi.
When you do drugs, you don't do any fun stuff like you used to.
Uyuşturucu kullanırsan, eskiden olduğu gibi eğlenceli şeyler yapamazsın.
I get the fun stuff.
En eğlenceli işler hep bana.
- There was some real fun stuff.
- Gerçekten komik şeyler vardı.
Fun, fun stuff.
Komik, komik şeyler vardı.
- Fun stuff!
- Komik şey!
Save your fun stuff for your own time.
Eğlenceli işlerini kendi vaktinde yap.
Eric and I do lots of fun stuff together.
Eric ve ben birlikte bir sürü eğlenceli şey yapıyoruz.
I've got arrangements to make, avoiding the press and that kind of fun stuff.
Yapılacak anlaşmalarım var, basının uzaklaştırılması ve bu tür eğlenceli işler.
I just wanna know when the fun stuff starts.
Sadece eğlenceli şeylerin ne zaman başlayacağını merak ediyorum.
There's gotta be a ton of fun stuff we could do.
Yapabileceğimiz tonlarca şey olmalı.
Don't make fun of stuff like that.
Böyle şeylerle alay etmeyin.
Fun times, hurt, moments of searching, risk, affirmation, and a whole bunch of other stuff.
"Eğlenceli günleri, acıyı, hüznü, arayış ve tehlike dolu anları..." "... ve daha bir sürü şeyi. " Hadi Celtics. bastırın!
I've worked out the whole trip on the computer so that we get the maximum amount of fun time at Walley World without missing any of the good stuff along the way.
Yolculuk planını bilgisayarda yaptım. Böylece yoldaki güzel şeylerin hiçbirini atlamadan... Walley Dünyasında azami derecede eğlenebileceğiz.
The old green stuff, fun ticket.
Kağıt yeşillik, biletde denir.
Let me tell you a story... about a little fat boy that nobody loved... and all the other kids, they used to make fun of him... and they would pick on him... and they used to say that he talked funny and stuff... and he had a twin brother... and everybody said... that he didn't look anything like his twin brother... but he wanted to.
Sana kimsenin sevmediği küçük şişman çocuğun hikayesini anlatayım. Bütün çocuklar onunla dalga geçip onun komik konuştuğunu söylüyormuş. Çocuğun bir de ikizi varmış.
You probably just wanna go right to sleep and skip the fun stuff, huh?
- Evet.
We do stuff, and it's fun, because he makes me feel smart.
Birlikte takılıyoruz. Eğlenceli çünkü kendimi zeki hissettiriyor.
Listen, this kind of stuff will make you sick. If you promise not to tell, I'll take you somewhere else... that's much more fun than the movies.
Eğer kimseye söylemeyeceğine söz verirsen, seni başka bir yere götürürüm sinemadan çok daha eğlenceli bir yere.
This camp fire stuff is fun it really is but it doesn't matter how painstakingly we go over these sewer plans.
Şu kamp ateşi filan eğlenceliydi.
Yeah. That stuff's fun.
Evet, ve bunlar çok eğlenceli.
This accepting responsibility stuff is really fun.
Bu sorumluluk kabul etme olayı gerçekten eğlenceli.
I always make fun of it and stuff... but isn't everything we do in life... a way to be loved a little more?
Hep dalgasını filan geçerim ama.. .. hayatta yaptığımız herşeyi.. .. biraz daha sevilmek için yapmaz mıyız?
This sailor stuff is kind of fun once you know about this, huh?
Bununla ilgili şeyi bildiğin zaman bu denizcilik şeyi eğlenceli sayılır, huh?
We've got the fun job of figuring out who all this stuff belongs to. Somebody's head is very cold right now.
Şu eşyalara bakın, şu an birinin keli fena halde üşüyor olmalı.
And he was pretty nice to anyone who'd sleep with him and not make fun of it. - Go! - You had to ignore the Christian stuff.
Onunla yatan ve alay etmeyen herkese çok iyi davranırdı.
This fictiona stuff can be really fun.
Bu hayal etme şeyi gerçekten eğlenceli olabilir.
You know, they think it's fun and stuff.
Eğlenceli bir şey olduğunu düşünüyorlar.
We'll stuff her pretty face with pancakes tie her to the flagpole in her undies and watch the fun begin.
Şirin yüzüne krep yapıştırıp donundan bayrak direğine asıp eğlenceyi seyredeceğiz.
- Should have been fun but with all the good stuff, bad stuff came too.
- Selam. - Eğlenceliydi ama bütün o iyi şeylerle birlikte kötü şeyler de geldi.
Cordelia, I wanted to, you know, thank you so much for going through those coroner reports because I can imagine how not fun it is to read about you know, coroner stuff.
Cordelia, sana çok teşekkür etmek istiyorum şu savcı raporlarıyla uğraştığın için çünkü onu okumanın ne kadar sıkıcı olduğunu hayal edebiliyorum bilirsin, savcılık şeylerini.
More. - Oh, this honesty stuff is fun!
Dürüstlük çok eğlenceli bir şey.
But the phony stuff is fun.
Ama o düzmece şey eğlence işte.
I miss all that fun stuff.
Bütün eğlenceyi kaçırdın.
Hey, but what if those frat guys make fun of my hair... and beat me up like... like fascists and stuff?
Ya kardeşlik birliklerindeki çocuklar saçımla dalga geçerler ve beni faşistler gibi döverlerse?
We do stuff, and it's fun, because he makes me feel smart.
Birlikte takıIıyoruz. Eğlenceli çünkü kendimi zeki hissettiriyor.
Hit you and stuff, and make fun of you.
Sana vurması falan... Dalga geçmesi...
Buy yourself some new stuff for fun.
Kendine seni eğlendirecek birşeyler al.
Once I taught him that stuff, he called me "fun Aunt rachel."
Bu şeylerden bir tanesini öğrettiğimde.. bana "komik Rachel teyze" demişti.

© 2017 - 2021 Translate.vc | translate.vc.com@gmail.com