English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ G ] / Garish

Garish translate Turkish

70 parallel translation
Noisy, garish and uninhabitable!
Gürültülü, cafcaflı ve oturulmaz!
So garish.
Ne rüküş.
"All the world will be in love with night and pay no worship to the garish sun."
"Bütün dünya geceye aşık olacak... ve güneşe karşı hiçbir tapınma yaşamayacaklar."
She told me he'd like something a little less garish...
Bana onun daha az gösterişli şeyler görmeği tercih edeceğini söyledi...
Some of what I saw in the magazines, some of it was beautiful, but most of it I didn't like. lt was garish.
Dergide gördüğüm bazı şeylerin, güzel olanları vardı,... fakat çoğunu beğenmedim. Gösterişliydi.
And pay no worship to the garish sun.
Parlak güneşe tapınmayı bırakacak.
take him and cut him out in little stars and he will make the face of heaven so fine that all the world will be in love with night and pay no worship to the garish sun.
Öldüğümde, al da küçük yıldızlara böl onu Onlar göğü öyle bir süsleyecektir ki Bütün dünya gönül verip geceye,
Swaggering about in a garish new hat, he seemed to say :
Cafcaflı şapkasıyla caka satarken bir şeyler söylemek istiyor gibiydi :...
"that all the world will be in love with night... and worship not the garish sun."
Öylesine parlayacak ki, bütün dünya geceye aşık olacak. Pırıltılarına...
Gee, Homer, this all looks so garish.
Tanrım, Homer, burası çok cafcaflı.
The colors sharp and garish ;
Çok net hatırlıyorum.
- Something really garish... with big embroidered peacocks.
- Şöyle gösterişli bir şey. Üstünde tavus kuşu işlemeleri olsun.
I just figured, you know it's better than some garish flashy gift with a lotta bells and whistles that she's just gonna get tired of in five minutes- -
Sadece dedim ki, biliyor musun, gösterişli, göz alıcı bir sürü zili olan bir hediyeden çok daha iyi. ve beş dakikada sıkılacağı düdüklerden...
Effective, though just a bit garish...
Biraz cafcaflı olsa da işe yarıyorlar.
Oh, that garish, hollow charade.
Şatafatlı, içi boş maskaralık.
Yes, the thing in the park was a bit garish and obnoxious but that's you.
Evet parktaki şey biraz cafcaflı ve iğrençti, .. ama, yani o sendin.
Not that you're garish and obnoxious it's just that you do things in a big way.
Yani cafcaflı ve iğrenç olan sen değilsin,... sadece herşeyi abartılı yapıyorsun.
Turn your face away from the garish light of day,
Titreyerek ve şefkatle yüzünü çevir. Fazla gösterişli gün ışığına bakma.
These were bright, garish 4-coloured things, that rather than taking place against some anonymous Northern British backdrop, took place in Cities like New York, which to me were as exotic as Mars.
İngiltere'nin kuzeyinde, adı sanı duyulmamış bir yerde değil New York gibi şehirlerde geçiyorlardı. Bu yerler benim için Mars kadar egzotikti.
Well, they all look garish and unsafe, so why don't you choose? MOBILE BEEPS
Hepsi de süslü ve tehlikeli, neden sen seçmiyorsun?
They can be traditional, or you can write your own, which seems to be the style nowadays, although if you ask me it's rather garish.
Geleneksel de olabilir, kendiniz de yazabilirsiniz. Bu aralar hangisi modaysa.
It's so garish and over the top and- - So much more magical than I ever imagined.
Aşırı gösterişli, sınırı aşmış ve tahmin ettiğimden çok daha sihirli olmuş.
We put on silly hats and drape trees with sparkly lights and wrap gifts in garish paper, and that's good for us.
Salak şapkalar takarız ve ağaçları, parlayan ışıklarla kaplarız ve hediyeleri, süslü kağıtlarla paketleriz ve bu, bizim için iyidir.
A little garish, but not altogether unattractive.
Fazla gösterisi ama tümüyle degil.
Even the squirrels are afraid of such a garish colour.
Kusura bakma, Hilla, ama böyle bir renk sincapları bile ürkütür.
Why on earth do you travel in such a garish litter?
Neden böyle cafcaflı bir tahtırevanda geziyorsun?
But definitely we were thinking of not stepping in the garish footsteps of what became commercial death metal.
Ama kesinlikle onların ayak izlerine basmamaya çalışıyorduk. Bu populer Death Metalin
Later, when he saw the garish tomb that had been built for her he protested and said, " just bring a large rock from the mountains to be her tombstone and carve on it the following :
Sonradan, onun için yaptırılan gösterişli mezarı beğenmeyecek " Dağdan büyük bir taş getirip başucuna dikin üzerine de :
Bright, garish colors.
- Parlak, gösterişli renkler.
Well, what about the garish socks and the gaudy tie?
Cafcaflı çoraplara ve gösterişli kravatlara ne oldu?
Heh. A little garish but family, you know.
Biraz fazla süslü olsa da, aile işte.
Garish.
Sırf gösteriş.
Frankly, Mrs. Troy, they were garish.
Açıkçası Bayan Troy, çok cafcaflılardı.
I mean, she should have known showing up in that new garish makeup would disorient him.
O abartılı makyajla görünmenin zihnini bulandıracağını bilmesi gerekiyordu.
That's a small price to pay for your SUVs and your flat-screen TVs your blood diamonds, your designer jeans, your absurd, garish McMansions!
Cipleriniz, LCD'leriniz, elmaslarınız, marka kotlarınız garip, gösterişli ufak şatolarınız için bunlar oldukça ufak bedeller.
A bit garish.
- Biraz fazla parlak.
It's not too garish?
Cırtlak değil, değil mi?
But he was a garish and loud man.
Gösterişi seven biriydi ama.
Garish, I know.
Biliyorum havalı.
Comes into town once a year, throws a garish party so we all know he still exists.
Yılda bir kere şehre geliyor, gösterişli bir parti düzenliyor... Yani tüm bildiğimiz hâlâ yaşıyor olduğu.
"that all the world will be in love with night, and pay no worship to the garish sun."
"... bütün dünya gönül verip geceye... "... tapmayacaktır artık o muhteşem güneşe. "
Not the kind that's appropriate for work, but your garish style would be perfect on stage.
İş yeri için hiç münasip olmasa da parlak, cafcaflı stilin sahnede güzel durabilir.
Look at her peacocking around in that garish dress.
Şu cafcaflı züppe elbisesine bakın hele.
♪ Turn your face away ♪ From the garish light of day
Yüzünü çevir, gösterişli gündüzlerden
♪ Turn your face away ♪ From the garish light of day
Yüzünü çevir, gösterişli gündüzlerden.
Give me my Romeo, and when he shall die, take him and cut him out in little stars. He will make the face of Heaven so fine that all the world will be in love with night and pay no worship to the garish sun.
Bana Romeo'mu getir ve o öleceği zaman onu al ve küçük yıldızlardan onu kes, göğün yüzünü gülümsetip tüm dünyayı geceye aşık etsin ve gösterişli güneşe daha fazla tapınmasın
Although, he always did wear a rather garish ring.
Fakat, devamlı olarak cafcaflı bir yüzük takarmış.
I got to hear about his garish monstrosity of a house with bowling allies, a gymnasium. Come on.
Sürekli evinin ihtişamlı büyüklüğünü, spor salonlarını falan duyacağım.
Oh, that one's too garish.
Bu çok süslü.
He's so garish.
- Çok gösterişli.
But what confirmed it was this garish black castle.
Fakat doğrulayan

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]