English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ G ] / Golem

Golem translate Turkish

245 parallel translation
Come to me, Golem!
Bana gelin, Golem!
Inspired by a legend and themes from DER GOLEM by Gustav Meyrink.
Gustav Meyrink'in DER GOLEM adlı eserinden ve aynı isimli efsaneden esinlenilmiştir.
The Golem has arrived.
- Gittiğim her yere geliyor.
- The Golem is in love. Don't be ridiculous.
Dutch için beni izliyor.
I want to know about the myth of thegolem.
- Golem mitini *.
These pages are filled with golemsanddybbuksand demons of every size and shape.
Bu sayfalar her tür golem, dybbuk * ve şeytanla doldurulmuştur.
It's thegolem that i'm interested in.
Benim ilgilendiğim golem.
Because the danger of the truth is contained in the word "golem" itself, which means "matter without form, body without soul."
Çünkü golem sözcüğü kendisinde gerçeğin tehdidini barındırır, anlamı "bedensiz cisim, ruhsuz beden" dir.
So thegolemis an imperfect creation.
Yani golem kusurlu bir varlıktır.
Something called agolem.
- Golem adında bir varlık.
Agolem?
- Golem mi?
Today I told the ending of the Golem story.
Bugün Golem hikayesinin sonunu anlattım.
He started hopping around like the Golet, his arms spread
Golet gibi etrafa zıplamaya başladı, kollarını ayırdı ama golem gnetto'ya saldırıp her şeyi yok etmeye başladığında,
But when the Golem started to destroy everything in the gnetto, he got scared and wanted to hide to sleep.
Korktu ve uyumak için saklanmak istedi.
He always tells stories about a Golet or Golem.
Her zaman Golet veya Golem hakkında hikayeler anlatır.
Mistake my boot, you fat-lipped golem!
Iskalamak benim seçeneğim seni koca dudaklı heykel!
Fat-lipped golem?
Koca dudaklı mı?
Keep that Golem steady!
Şu Golem'i sabit tut!
The Golem was right there, before I took my break. I'm tellin'ya.
- Size diyorum.
Golem.
Golem.
If this Golem thing, is as big as you say, they couldn't have take it to fare.
Eğer şu Golem söylediğiniz kadar büyükse, fazla uzağa götürmüş olamazlar.
The Golem's control helo was found on the roof top.
Golem'in kontrol gözlüğü çatıda bulunmuş.
The Golem went straight for that car.
- Golem doğruca arabaya yönelmiş.
The Golem is now in Police impound awaiting a full investigation.
Polis tam bir inceleme için Golem'e el koydu.
And while it sits there, I can't finish the building.
Golem orada dururken, inşaatı asla bitiremem.
When I get my hands on the jerk, who stole that Golem,
Ellerim o ahmağın üstündeyken o Golem'i kim çalabilir?
The Golem is heading your way.
Golem sana doğru geliyor.
And the Golem has been completely dismantled.
Ve Golem tamamen parçalandı.
A gift from my friend the golem.
Arkadaşım Golem'den bir hediye.
I created a living golem!
Ben bir "golem" yarattım!
What the fuck is a golem?
"Golem" ne be?
He must be a golem.
O bir golem olmalı.
However I can't help being somewhat disheartened - that my father has become a ( moronic golem? ).
Ancak bu, babamın aç bir hortlak olduğu gerçeğinden dolayı kırılan kalbimi düzeltmiyor.
The golem was imbued with life from the word "aemaeth" written on its forehead ;
Goleme yaşam alnına kazınmış "aemaeth" kelimesiyle verilmişti.
Specifically, it had "death" written on it, and the golem returned to lifeless clay.
Üstüne "ölüm" yazılınca golem cansız kil yığınına dönüştü.
Jack, I am terrified of that Golem.
Jack, bu Gollum kılıklı ödümü patlatıyor.
I'm the golem.
Ben gülyabaniyim.
You're the golem.
Sen gulyabanisin.
Odd as it may seem, I've just ruled out half of Greek literature seven fairy tales, 10 Chinese fables and determined conclusively that you are not King Hamlet Scout Finch, Miss Marple Frankenstein's monster, or a golem.
Olabildiğince tuhaf, Yunan Edebiyatı'na ait yedi peri masalını 10 Çin fablını eledim ve senin bir Kral Hamlet, Scout Finch, Miss Harple Frankenstein'ın canavarı ya da çamurdan bir dev olmadığına kesinkes kanâat getirdim.
Aren't you relieved to know you're not a golem?
Çamurdan bir dev olmadığını bilmek, yüreğine biraz olsun su serpmedi mi?
Yes, I am relieved to know that I am not a golem.
Evet, çamurdan bir dev olmadığımı bilmek, yüreğime biraz su serpti.
I thought Bernie's golem broke into her place looking for Emil, but it was Lena they were looking for.
Bernie'nin adamının Emil'i aramak için izinsiz girdiğini sanıyordum ama aradıkları Lena imiş.
You gotta know when to golem
NE ZAMAN GOLEM'LEYECEĞİNİZİ BİLMELİSİNİZ
It's the Golem of Prague.
Prag Golemi!
The golem would perform any task that was written on a scroll and placed in its mouth.
Golem, parşömen tomarına yazılıp, ağzına atılan her görevi yerine getirirdi.
That golem?
Şu Golem mi?
No, my go -
Hayır, benim Golem'im...
Well I think your golem doesn't like hurting people and I'll prove it.
Bence Golem'in insanları incitmekten hoşlanmıyor. Bunu sana kanıtlayacağım.
One night, I read him a folktale called The Golem of Prague.
Bir gece ona Praglı Golem adlı bir masal okumuştum.
I failed to remember that at the end of the story the Golem turns on its maker and kills him as well as the rest of the town.
Seçim senin. Ama hikâyenin sonunda Golem'in hem yaratıcısına hem de kasabaya saldırdığını söylemeyi unuttum.
- Golem?
Ben mola vermeden önce Golem tam oradaydı. - Golem mi?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]